ARAMA SAYFASI

Ocak 2021

post-title

Ocak 2021, 529

Abone Olun


Merhaba sevgili okuyucularımız,
Beklenmedik olaylarıyla birlikte bir yılı daha geride bıraktık, yeni bir yıla bismillah dedik. Duamız o ki, ömrümüzün bundan sonraki kısmı geçmiş yıllarımızdan daha hayırlı olsun.
İnsan mutlu olmak ve mutsuz eden şeylerden uzak olmak istiyor.
Bir gencin “İleride ne olmak istiyorsun?” sorusuna verdiği cevap hepimizin ortak duygusunu dillendiriyordu, “Cennetlik” demişti.
Evet sonunda inşaallah Rabbimizin lütfuyla cennete gitmek istiyoruz. Ama aslında bu dünyada da cennet mutluluğunu yaşatan pek çok nimetlerle yaşıyoruz. Bunları görmek, bunları düşünmek gerek. Tâ ki kalplerimiz de ümitle dolsun.
Düşünelim mesela; aksi de mümkün iken insan olmuşuz, Rahmetli Selim Gündüzalp'in sık sık hatırlattığı gibi, “Kediler âleminde fare olmamışız” “Bir bitki, bir ot olmamışız” evet “İnsan” olmuşuz. Bizi tüm varlık basamaklarından atlatarak insan yapmış Rabbimiz. Dünyada insan olarak dolaşıyor, insan olarak nefes alıyor, insan olarak düşünüp, hissediyoruz. Daha değerli bir hayat mertebesi yok. Üstelik yolun sonunda değil henüz başındayız: ruhlar âleminden anne karnına, oradan dünyaya uğrayan yolumuz, çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık duraklarından geçip kabir âlemine, oradan mahşer ve inşaallah ebedî cennete ulaşacak bir yolda yürüyoruz.
Bu yol güzel bir yol. Yolumuz ilerledikçe gördüğümüz ve mazhar olduğumuz güzellikler de çoğalıyor.
Ruhlar âleminde, kendimizden bile haberimiz yokken, anne karnında bilinir olduk; dünyaya geldik varlığı tattık, sevmeyi sevilmeyi bildik, kendisini güzel isimleriyle ve sonsuz nimetleriyle tanıtan Yaratanımızı tanıdık, tanıdıkça sevdik. Elbette yükselen bir eğriyle her adımda daha çok nimetlere ve rahmete mazhar olduğumuzu gösteren yolumuzun üstünde daha nice sürpriz güzellikler bizleri bekliyor. Peygamberimiz ehli iman için kabir âleminin dünyadan daha güzel bir âlem olduğunu boşuna müjdelemiyor... Daha öteleri ise “Ne göz görmüş, ne kulak işitmiş güzellikler...”
Evet iman da ruhumuzun dünyadaki cenneti.
İmansızlık, geçmişi geleceği, hayatı, dünyayı, her şeyi karanlık, karamsar, umutsuz, korumasız gösterirken; Allah'a iman edip güvenmek geçmişten geleceğe insana huzuru, emniyeti ve mutlulukları yaşatıyor, iman dalga dalga hayatımızı aydınlatıyor.
Ümitsizlik ve iman, karanlık ve aydınlık gibi zıt. İman ne kadar şuurlu ise ümitsizlik o kadar zayıflayıp yok oluyor.
Allah adına bakınca her şey yerine oturuyor, anlamını buluyor.
Evet imanlı bir bakış, her şeyin üstünde panaromik bir manzara gösteriyor. İnsan, Rabbini bildiğinde, nereden geldiğini, nereye gideceğini biliyor, dünyada yaşadıkları anlam kazanıyor.
İman nazarıyla bakınca musibetler, belalar ardı ardına da gelse, onların gerçek bela olmadığı, dünya imtihanının soruları olduğunu anlıyor insan. Peygamberimizin buyurduğu gibi “Müminin hali ne güzeldir; başına musibet gelir, sabreder sevap kazanır; bir nimete mazhar olur, şükreder sevap kazanır.”
Başarılı bir hayatın da formülü bu: Sabretmek ve şükretmek.
Allah'ın rızasına ve dünya-ahiret kazancına uçuracak iki kanat.
...
Zafer Dergisi olarak 44. yıla adım atarken, geriye baktığımızda, okuyucularımızın kalplerinde ve dimağlarında bıraktığımız olumlu izlerle mutlu oluyoruz. Sizlerden gelen teşekkürler, bizlere nice hayatlarda olumlu değişimlere sebep olduğumuzu gösteriyor ve şükrediyoruz.
Rabbimiz hepimizi yolunda daim eylesin. Geçmişten bugüne gerek yazılarıyla, gerekse abone olarak ve her türlü destekleriyle Zafer'in yaptığı güzel hizmetlere vesile olan herkese Rabbimiz en güzel karşılığını versin. Hem dünyada hem de ahirette...
...
Gayret, çalışmak, sefer bizim; zafer Allah'ın...
Allah'a emanet olun...

Not: Aralık ayı başında, fahri yönetim kurulu üyemiz, Ali İhsan Arığ abimizi rahmet-i Rahman'a uğurladık. Bu vesileyle Rabbimiz, tüm okuyucularımızın da hastalarına acil şifalar versin; vefat eden yakınlarına af ve rahmetiyle muamele etsin. Mekanları cennet olsun inşaallah.
 

Suat Ünsal 

 

 

Dergideki Yazılar