ARAMA SAYFASI

Evrim Fantezileri Sınır Tanımıyor!

Evrim Fantezileri Sınır Tanımıyor!

Şu evrimcilerin hayal güçlerine yetişebilene aşk olsun. Gün geçmiyor ki yeni bir fantezi, yeni bir uçuk fikir serdedilmemiş olsun.

 

ŞU EVRİMCİLERİN hayal güçlerine yetişebilene aşk olsun. Gün geçmiyor ki yeni bir fantezi, yeni bir uçuk fikir serdedilmemiş olsun.

Bu kez, araştırmanın konusu güvercinler. Bir grup evrimci bilim adamı, kent meydanlarını mesken tutan güvercinleri seyrederken, güvercinlerin insanlardan kaçmak için uçmak yerine çoğu zaman kanat çırparak koşmayı tercih ettiklerini farketmiş.

Tam o anda, bilim adamlarının aklına dahice bir bağlantı gelmiş. Öyle ya, madem güvercinler kanat çırparak koşabiliyorlar, neden bu kuşların uçuş evrimlerinin başlangıcı olmasın?

Yani kanatlarını sallarken sallarken, birden uçmaya başlamış olmasınlar!..

Bilim adamları, durumu sorgulamaya başlamışlar. Avrasya bölgesinde yaygın olan kınalı keklikler üzerinden yaptıkları incelemede, tombul gövdeli kuşların bayır ya da eğimli bir yüzeyle karşılaşınca uçmak yerine, kanatlarını çırpıp hız alarak koştuklarını farketmişler.

E, bunlar bilim adamı, bir de çevredeki çiftlik sahiplerine durumu soralım demişler. Çiftlik sahipleri ve avcılarla konuştuklarında da, onlar da kekliklerin çoğu kez uçmaktansa koştuklarını söylemişler.

Journal of Experimental Biology’de yayınlanan çalışmaya göre, evrimci bilim adamları, kuşların kanat çırparak koşmalarının nedeni olarak, acaba bu davranış enerji tasarrufu gibi bir amaca mı yönelik diye şüphelenmişler. Bu şüphelerinin gerçek olup olmadığını anlamak için de, güvercinlerden bir kaçının kanatlarına elektrotlar yerleştirilmişler.

Bu elektrotlarla farklı düzeyde eğimli yüzeylerle karşı karşıya bırakılan güvercinlerin uçarken ve koşarken kas faaliyetlerini ölçmüşler.

Sonuç: Dr. Jacskon ve ekibi, kanat çırparak koşmanın gerektirdiği enerjinin uçmaya göre yüzde 10 olduğunu bulmuşlar.

Doğrusu, güvercinin birisinden kaçarken uçmak yerine birkaç adım öteye gitmesinden çıkarılan bu ‘büyük’ sonuca insanlık olarak ne kadar sevinsek az!

Fakat evrimci bilim adamlarının asıl bombası, kuşların kanatlarıyla hızlı hızlı yürümesinden zaman içinde uçmaya geçmiş olabileceklerini varsaymaları. “Kuşlar bu şekilde uçmaya geçebiliyorlarsa” demiş ve eklemişler: “O zaman dinozorlar da bu davranışları gösterip, bundan fayda sağlayıp zaman içinde uçmaya geçmiş olabilirler!”

Görüldüğü üzere, evrimcilere her şey mümkün! Hayal güçlerine sınır yok. Bir de akıllarını kullansalar...

Dinozorların elleri nasıl kanada dönüştü? Kim dönüştürdü? Madem evrim milyon yıllar içinde gerçekleşiyor, bu evrimin el-kanat arası uzuvları olan hayvan fosilleri nerede?

Geçiş dönemlerinde hiçbir işe yaramayacak olan söz konusu uzuvlarla bu hayvanlar nasıl hayatta kalmış olabilir?

Yoksa evrim sürecinde bu hayvanlar, ayının kış uykusuna yatması gibi bir köşeye geçip milyon sene evrimin tamamlanmasını mı beklemişler? O sırada onlara başka hayvanlar iyilik olsun diye arada bir yiyecek mi tedarik etmiş?

Hem bütün bu işlerin olması için gerekli olan akıl, irade, kuvvet, plan yapmak bu hayvanların neresinde? Beyninde mi, yoksa DNA’larında mı? Bizimkisi gibi aklî bir bilinçle mi evriliyorlar? O zaman sürekli kanadı elden üstün resmeden evrim fantezilerine göre, biz insanlar hâlâ kanatlı sisteme geçmemekte ısrar ederek, evrim çizgisinde çok gerilerde mi kalmış oluyoruz?

Anlayan varsa, bir zahmet bize de anlatsın...