Kâinattan Haberler
“Gerçek, sessizliğin ve devamlı düşünmenin ürünüdür.” — Isaac Newton, sükûnete ve daimî…
Ara
Özgüven ve özeleştiri ortasında
Güvensizlik ve aşırı güven, birbirine zıt olmakla birlikte, aynı sonucu üretir, ikisi de, kişileri ve kurumları yıpratıcı sonuçlar doğurur. Güvensizlik, bunu, yapılabilecek şeylerin yapılması için gerekli gayret ve enerjiyi söndürerek gerçekleştirir. Aşırı güven ise, ‘bundan iyisi can sağlığı’ rehavetine sürükleyerek...
Bu yüzden, gelişmek ve ilerlemek, daha iyiyi bulmak, mükemmele doğru yürümek isteyen herkesin ve her kurumun, güvensizlik ve aşırı güven adlı ‘zıt kardeşler’den şeytandan kaçar gibi kaçması; özgüvenle özeleştiriyi buluşturan bir denge noktasını bulması gerekiyor.
Zafer’e bu açıdan baktığımızda, şükür ki, güvensiz de olmadığımızı, aşırı güven de taşımadığımızı görüyoruz. Ne ‘iyi olmadığımız’ı düşünür bir durumdayız; ne de ‘daha iyisi’nin imkânsız olduğunu düşünür halde. Biliyoruz ki, iyi bir dergiyiz; dahası, yarıştığımız kulvarda ‘en iyi’lerden biri, belki de birincisiyiz. Ama ‘daha da iyi’ olabiliriz—bunu da biliyoruz.
Ne var ki, ‘daha da iyisi’ söz konusu olduğunda, tasarladığımız şeyleri bilfiil gerçekleştirmemizi engelleyen birtakım şartlarla yüz yüze geliyoruz. Meselâ, geçtiğimiz iki yıl içinde 16 sayfa artırmış olduğumuz dergimizde yeni bir sayfa artışı, gerek muhteva, gerek görsel tasarım itibarıyla daha da iyi olmamızı mümkün kılacağı halde, bunu ‘şimdilik’ yapamıyoruz. Çünkü, bunun getireceği ilave baskı, kâğıt ve posta yükünün maliyette yol açtığı artışı fiyatlara yansıttığımızda, okuyucularımızı şu ekonomik ortamda hoşlanmayacakları bir rakamla yüz yüze bırakma durumunda kalacağımızı biliyoruz. Öte yandan, dergimizin iki önemli ilkesinden; (1) reklam almama, (2) herhangi bir kişi veya kurumun maddî desteğine dayanmama ilkesinden taviz vermeyi düşünmüyoruz. Dolayısıyla, yeni bir sayfa artırımı için, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartların iyileşmesini, bu arada yükseliş trendindeki abone sayımızın böylesi artışları mümkün kılacak bir seviyeye ulaşmasını beklememiz gerekiyor. Dileriz, o günler de fazla uzak değildir.
Bununla birlikte, ilave bir maliyet gerektirmeden yapabileceğimiz yenilikler var. Ocak ayında, 2003 yılının ilk sayısında göreceğiniz bu yenilikleri ilgi ve beğeniyle karşılayacağınızı umuyoruz.
Bilvesile, on bir aylık bir ayrılıktan sonra yeniden bizi ziyaret eden mübarek Ramazan’ınızı tebrik ediyor, bütün okuyucularımıza selam ve sevgilerimizi iletiyoruz.
— Editör
“Gerçek, sessizliğin ve devamlı düşünmenin ürünüdür.” — Isaac Newton, sükûnete ve daimî…
Elmanın Newton’un başına düşmesini engelleyebilecek miyiz? Bilim adamları şu sıralar bu soruya…
Değerli bir okuyucumuz, dua ederken, açgözlü ve hırslı olmaktan korktuğunu dile getirmiş…
İNCE SORULAR Bir gün Hz. Peygamber, Hz. Ali’ye şöyle sordu: — Gökten…
İsviçre’nin Zürih şehri, kimi değerlendirmelere göre, gündelik hayat kalitesi açısından dünya şehirleri…
Kur’ân okurken en ziyade dikkat edilmesi gereken hususlardan biri, âyetleri yalnız iniş…
‘’Yüreğimde sakladığım, bir damla gözyaşısın! Sana kıyamam... Ağlayamam...” … Bir hırka... Ve…
Evin beyi, akşam vakti işinden dönünce, evi perişan halde bulmuştu: Kirli tabaklar,…
Yeis ve ucub... Ruh dünyamızın iki büyük düşmanı. En kısa ifadesiyle, yeis…
Yıl 2053. Yer Amerika’nın başkenti Washington D.C. Uzun araştırmalar sonucunda geliştirilen yeni…
Âmine Es-Silmî, İslâm’ın yanlışlığını ispat uğruna giriştiği bir araştırmayı İslâm’ın güzelliğini tanıyarak…
Hiç kimsenin hayatında ‘’önemsiz bir gün’’ diye bir şey yoktur. — Alexander…
Bahardan edindiği dirilikle Eylül’e kadar yürüyebilmiş dalların üşütmesine sonbahar diyoruz. Çünkü kış…
İman; emanet, eman, emniyet ile aynı kökten gelen bir kelimedir. İnanmak ile…
Soğuk bir Mart günü, gece yarısı vadinin ötesindeki bir çiftlikten göğe doğru…
Evren kitaplığının binbir temel eserinden birisidir insan yüzü. Her satırında, her dizesinde…
Psikiyatri son zamanların yıldızı yükselen bilim dalı. Birçok insan, insanı ve hayatı…
Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine…
TANRI SEVGİSİ İnsanlar sık sık, “Tanrı sevgisini anlamıyorum, nedir Tanrı sevgisi?” diye…
Ben öyle edebiyat oyunları bilmem. Öğrenemedim. Bu yaştan sonra öğrenebileceğimi de sanmıyorum.…
Ms. Henriette Bugher kendisini işe aldığında, John Morcischek mükemmel bir uşak sayılırdı.…
Ağlatmayan bilgelikten, güldürmeyen felsefeden, çocuklara karşı diklenen büyüklükten Allah’a sığınırım. — Halil…