ARAMA SAYFASI

Kuşların Gizemli Yolculuğu Göçler

Kuşların Gizemli Yolculuğu Göçler

Göç, canlıların bir yerden başka bir yere düzenli olarak yaptıkları nüfus hareketidir.

 

Göç, canlıların bir yerden başka bir yere düzenli olarak yaptıkları nüfus hareketidir. Bu mevsimsel yani dönemsel bir harekettir ve yeni yaşam alanları veya besin bulmak için yapılan toplu hareketler bu tanımın dışında kalır.

Göçmen kuşların her bahar-sonbahar göç hareketliliği, binlerce kilometrelik yolu aşarak kışlama veya üreme alanlarına ulaşabilmek içindir. Bazı türlerin hareketi dağ yamaçlarında bir aşağı bir yukarı yalnızca birkaç kilometreyle sınırlıyken, bazıları yüzlerce hatta binlerce kilometreye yolculuk ederler. Sık sık uçsuz bucaksız suları ya da çıplak arazileri arşınlarlar.

 

 

KUŞ ESASLARI

 

Kuşlar, omurgalı gruplarının içerisinde, yüksek vücut sıcaklığına (38-40°C) sahip olmaları, vücut sıcaklığının zorunlu izolasyonunu sağlayan tüylerinin kendilerine özgü olması, keratin gaga yapıları, görme duyularının çok gelişmiş olması, ön üyelerinin kanat şeklinde olması gibi belirgin farklarının yanı sıra anatomik ve fizyolojik olarak uçmaya has yaratılmış canlılar olduklarını gösteren daha birçok özelliğe sahiplerdir.

Kemiklerinin içinde memelilerden farklı olarak kemik iliği yerine hava boşlukları bulunması, kaynaşmış bel-kalça-kuyruk omurga yapısı, güçlü uçma kaslarının bağlandığı furculanın (lades kemiği) bulunması ve idrar keselerinin olmaması ve bu sayede havada taşıyabilecekleri ağırlığın en aza indirilmesi gibi özellikleriyle kuşlar, uçmak için gerekli enerjinin miktarını düşürür ve havanın direncine karşı mukavemetlerini artırırlar.

Dolaşım ve boşaltım sistemleri üstün performans göstererek uçuşun şiddetine karşı güçlü bir dayanıklılık gösterir. Dört odalı büyük bir kalp, hızlı atışıyla (kalbin dinlenme esnasında atış oranı, küçük ötücü kuşlarda dakikada yaklaşık 500 atış, arıkuşlarında yaklaşık 1000 atış) uçuş için gerekli yüksek metabolik ihtiyacı karşılar. Yüksek oksijen ihtiyacına karşılık solunum sistemleri de farklı olan kuşlarda, memeli ve sürüngenlerin aksine, şişkin halde bulunan akciğerleri, hava keseleri sayesinde iletilen temiz havanın sürekli depolanmasını sağlar.

 

GÖÇ ADAPTASYONLARI

 

Hızlı metabolizmaya sahip olan bu canlılar yıl boyu aktif kalabilmek üzere bir de göçe uyum sağlamak için fizyolojik değişimler geçirirler. Uzun mesafe veya kısa mesafe göçmen türler göçe hazırlık aşamasında vücutlarında yağ depolar, omuz kasları genişler ve tüylerini değiştirirler. Bunların yanı sıra, davranış bakımından da mesela normalde sürü olmayan kuşlar göç esnasında sürüler oluştururlar. Veyahut, normalde gündüz aktif bir hayat süren ötücü ve kıyı kuşları, gece göçü yaparlar. Bütün bunlar, göçün şartlarının ne kadar ağır olduğunu ve ciddi bir hazırlık evresi geçirilmesi gerektiğini haber veriyor.

Baharda tercih edilen böcek diyeti sonbahara doğru yerini meyve diyetine bırakır. Çünkü protein yerine yağ depolanması gereklidir. Pektoral kasların geliştirilmesiyle de uzun göç yolculuğunda kanatların performansı artırılır.

Göç ederken sürü oluşturmak düşmanlardan sakınma, yön bulma, besin bulma, aerodinamik yapı stratejisi oluşturma (bireysel olarak alan sürtünmesini minimuma indirip zıt yönlü hava akımına karşı sürüklenmeyi ve enerji giderini azaltma) gibi avantajlar kazandırır. Gece uçuşunda ise, avcılar tarafından daha az farkedilme, ısı ve su kaybı tehdidinin azalmasına, sabit hava kütlesi (gündüz hava sıcaklığının artması ve rüzgar yönünün değişken olması) ve uygun rüzgarla karşılaşma olasılığına, gün ışığı boyunca besin aramaya imkan sağlamaktadır.

...

Göçmen türlerin tamamı bu gizemli yolculukları uğruna birçok değişikliği göze alıyor. Özellikle uzak mesafe göçler, muazzam miktarda yağ gerektiriyor. Göç etmeyen ötücü kuşların, yağ yükü, vücut ağırlığının yaklaşık %3-5’ini muhafaza eder. Göç hazırlığında, kısa ve orta mesafeli ötücü göçmenler %10-25 arasında yağ yükü elde ederlerken, uzak mesafe göçmenleri %40-100’e varan oranda yağ yükü elde ederler. Maksimum yağ yükü büyük hacimli sular, yüksek dağlar, çöller gibi topoğrafik engelleri aşarken gereklidir.

Üreme sezonunun sonunda, uzak mesafe göçmenlerinden (Dendroica striata) Ak yanaklı ötleğenin ağırlığı yaklaşık 11 gram’dır, yani demir paranın ağırlığına eşdeğer. Atlantik aşırı göç için hazırlıkta, yeterli yağ rezervlerinin yığılmasıyla, vücut ağırlığı 21 gram olabilir. Uçuşta, saat başına vücut ağırlığının %0.6’sı oranında yağ tüketimi olur; kuş, normal şartların üstünde yaklaşık 90 saat yolculuk uçuşu için yeterli yakıt birikimi bulundurur. Normalde bir insanın yediği çikolatadaki 10 gramlık yağ, Ak Yanaklı Ötleğenin İngiltere’den Kuzey Amerika’ya olan uçuşunda zorunlu enerji miktarını temin edebilir.

Uzun mesafe göçmenlerine, Kuzey-Güney kutupları arasında 30 bin km yol alan Sterna paradisaea/Kuzey Sumrusu, Kuzey Sibirya ve Alaska’dan Pasifik okyanusunda yer alan adalar ve Hawaii’ye 5 bin ila 7 bin km’lik yolculuk için durmadan 100 saatten fazla uçan Pluvialis fulva/Küçük Altın Yağmurcun da örnek verilebilir. Ya da su kenarı rotası izleyen Pluvialis dominica/Amerika Altın Yağmurcunu, Calidris canutus/Büyük Kumkuşu örnek verilebilir.

...

Bu genel kuş özelliklerine ek olarak, göçmen kuşlar, yerli türlere nazaran veya uzun mesafe göçmenleri kısa mesafe göçmenlerine nazaran uzun ve oldukça sivri kanatlara sahiptir ve böylece hava direnci minimum dereceye düşürülür. (Çıvgın/Söğüt Bülbülü) Genellikle aynı tür içinde göç mesafesi arttıkça kanat uzunluğu ve sivriliği de artar.

Bununla birlikte, göçmenlerin pektoral kaslarına bakıldığında büyük, besin ve oksijen depolayan kan damarları ve enerji üreten mitokondri organeli bakımından çok zengin olduğu görülür. Göçmenlerin özellikle verimli enerji üretimi ve kullanımı sağlayan pektoral kaslarıdır.

Çoğu göçmen kuş, göçün üstesinden gelebilmek için yüksek irtifada uçmak zorundadır. Ötücü göçmenlerin çoğu, 500 ila 2000 fitte ve aynı zamanda aşağı yukarı en az 3 saat boyunca bu yükseklikte uçar. Akbabalar 37 bin fitte ve Anser indicus/Hint Kazı 29 bin fitte Himalayalar üzerinde uçarken kaydedilmiştir.

Göçmen kuşların yüksek irtifada düşük oksijen yoğunluğuna dayanabilme yeteneği, kendilerine bahşedilen iki özellikleri sayesindedir. Kanlarında yüksek oranda kırmızı kan hücresi bulunur ve diğer gruplardan farklı olarak bu hücrelerde oksijen taşıma ve serbest bırakma kapasitesi farklı hemoglobinin iki şekline sahiptirler. Böylece geniş aralıkta irtifa değişikliğine karşılık yeterli oksijen tedariği garanti altına alınır; ve kuşların, değişik seviyelerde oksijen yoğunluğuna hızlı adapte olabilmelerine olanak sağlanmış olur.

 

 

GÖÇ ROTALARI

 

Göç rotası, göçmen türlerin tarihçesine (atalarının göç rotasına) ve kışlama-üreme bölgelerinin konumlarına bakılarak topoğrafik engeller, iklimler, meteorolojik olaylar, hatta ilk defa göç edecek genç bireylerin stratejilerine göre çok sayıda değişkenle şekillenebilir.

Topoğrafik engeller (yüksek dağ sıraları, iç deniz veya göller) sebebiyle göçmen kuşların yoğunlaştıkları boğaz ve koridorlar Avrupa kıtasında; Batı Avrupa, İber yarımadası ve Kuzeybatı Afrika üzerinden seyreden Batı Avrupa-Atlantik koridoru (Cebeli Tarık Boğazı), Orta Avrupa ve Balkanlar, Doğu Avrupa, Anadolu ve Ortadoğu üzerinden Doğu Afrika kıyılarına ulaşan Doğu Akdeniz koridoru olarak gösterilebilir.

Türkiye ise kuş göçü bakımından önemli olarak 3 ana göç yolunu barındırır. İstanbul-Çanakkale boğazları, Artvin-Borçka ve Hatay-Belen geçidi darboğazları ile iki büyük su engeli arasında uzanan Anadolu sayesinde hem aktif uçucular hem de süzülen göçmen türler, Doğu Avrupa, Batı Sibirya, Batı Avrupa ve Afrika arasında göçlerini tamamlar. Türkiye’deki iç ve kıyı sulak alanları, zengin karasal alanlar göçmen türler için zengin bir yakıt depolama bölgesi oluşturur.

Türkiye’de literatürde birbirinden farklı sayılarda kuş türünden bahsedilmektedir. Bugüne kadar belgelenmiş 418 kuş türü ile birlikte gözlem kaydı bulunan 467 kuş türü bulunmaktadır. Bu türlerden bir kısmı ülkemizde kışlamakta, bir kısmı üremekte, bir kısmı hem kışlayıp hem üremekte, bir kısmı ise geçit gibi kullanarak ülkemiz topraklarından geçmektedir.

 

 

KUŞLARIN YAKIT TANKI: YAĞLAR!

 

GÖÇMEN KUŞLARIN çoğu (özellikle küçük ötücü kuşlar) göç için gerekli enerjiyi uzun yolculuğa çıkmadan önce ne bulurlarsa yiyerek vücutlarında depoladıkları yağdan sağlarlar.

Yağ onların adeta yakıt tankıdır. Bazıları göçten hemen önce ağırlıklarını iki katına çıkartırlar.

Nijerya’da kışlayan ötleğenlerin ağırlığı, Ekim-Şubat ayları arasında 10-13 gr gelir. Avrupa’ya dönüşten önce Mart-Nisan aylarında ve bilhassa Mayıs başında 20 gr’a ulaşır.

Yapılan hesaplamalarda, 8 gr yağa sahip olan bir bülbülün, 3000 km uçabilecek kadar yakıta sahip olduğu anlaşılmıştır. Bu yakıtla Büyük Sahra’yı kolayca aşabilmektedir. Kırlangıçlar ise önceden yağ depolamazlar. Yol boyunca rastladıkları böcekleri avlayarak gerekli enerji ikmalini yaparlar.

 

KAYNAKLAR:

1. Videler, J.J. Avian Flight. Marine Zoology, Groningen Uni. Evolutionary Mechanics, Leiden Uni. The Netherlands.

2. Newton, I. The Migration Ecology of Birds. Monks Wood Research Station, Cambridgeshire, UK.

3. Deinlein, M. Have Wings, Will Travel: Avian Adaptations for Migration. Smithsonian Migratory Bird Center, National Zoo, Washington, DC 2008.