TR EN

Dil Seçin

Ara

Sahabe Ağaç

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sav) hayat hikayesini okuyan her Müslüman, papaz Bahira’yı ve onun meşhur hatırasının bilir. Resulullah Efendimiz henüz 12 yaşlarında iken bu inançlı insanın saygısına muhatap olmuştur.

Bahira ile Peygamber Efendimizin karşılaşmasının, bu yazımızda bahsedeceğimiz bu sahabe ağacın gölgesinde vuku bulduğu rivayet edilir. Fıkıh ve hadis alimi, aynı zamanda da bir hukukçu olan meşhur alim Kadı Iyâz’ın Şifa-i Şerif’inde ve birçok sahih kaynaklarda da bildirildiği gibi: “Resul-i Ekrem (sav), peygamberlikten önce bir ağacın altında oturdu; o yer kuru idi, birden yeşillendi. Ağacın dalları, onun başı üzerine eğilip kıvrılarak gölge yapmıştır.” 

Muhtemeldir ki bu hadisenin geçtiği ağaç bu ağaçtır. Neden olmasın?

İşte bu olayların yaşandığı Busra’ya kervan geldiğinde Peygamberimiz bu kuru ağacının altına oturduğunda o ağaçta meydana gelen değişimi yukarıdaki hadisede adı geçen Hıristiyan rahip de görür. O ana kadar İncil’de adı ve alâmetleri geçen son peygamber için işaret bekleyen papaz, müjdelenen kişinin o ağacın altında oturan Hz. Muhammed (sav) olduğuna kanaat getirir.

İşte yaklaşık 1500 yıl önce Resulullah’ı gölgeleyen bu ağaç, Allah’ın izni ile bu kadar uzun süre mucizevi bir şekilde korunmuş ve günümüze kadar hayatta kalabilmiştir. Bu nedenle Peygamber hayranları ve araştırmacılar bu ağaca “Eşşeceretül Bukayâviyye”, “Sahabe Ağaç” ya da “Peygamberin Yaşayan Sahabesi” demektedirler.

Yaklaşık 1500 yaşında olduğu tahmin edilen bu ulu ağaç, Ürdün’ün kuzeyindeki çölün yaklaşık yüz kilometre kare alanı içindeki tek ağaç olması ile meşhur olmuştur. Koca çölün ortasında ondan başka ağaç yok. 

Bu ağaçla ilgili birçok efsane günümüze kadar gelmiş olmakla birlikte ağacın türü ile ilgili farklı görüşler de vardır. Örneğin, bazı kaynaklarda, Kral Saul’un gömüldüğü “büyük ağaç” olarak bilinmektedir. Bazı kaynaklarda da bu ağaç “meşe”, “dut”, “zeytin”, “balsam” ve “terebinth” gibi isimlerle anılmaktadır. Birçok kaynakta bu ağacın zeytin ağacı olduğu iddia edilse de yaptığım gözlemlere göre bu doğru değildir. Çünkü zeytin ağacı yaprak dökmeyen herdem yeşil bir ağaçtır. Oysa bu ağacın yapraklarının döktüğü, kış dönemine ait fotoğraflardan anlaşılmaktadır. Bu ağaç, gövde ve tipik taç şekli ile Atlantik sakızı (Pistacia atlantica) ağacı olması kuvvetle muhtemeldir. Uzun ömürlü olan Atlantik sakızı, oldukça geniş bir taç oluşturmaktadır. Yarım küre şeklindeki taç yapısı ağacın en belirgin özelliklerindendir. Dik gövdesi ile 7 m’ye kadar büyüyebilen ve kışın yaprak döken bir ağaçtır. 

Anadolu’da da yayılış gösteren bu ağaç Dünya’da; Kuzey Afrika, Yunanistan, Kıbrıs, Filistin, Suriye Çölü, Kırım ve Kafkasya’ya kadar geniş bir yayılışa sahiptir.

Bugün Ürdün sınırları içine düşen Al Mafraq bölgesinde bulunan bu sahabe ağaç, uçsuz bucaksız sahranın ortasında, çevresinde başka hiçbir ağacın olmadığı çölde bütün ihtişamıyla dimdik ayakta durmakta ve insanlar onu ziyaret etmektedir.

 

Kaynaklar:

1. Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:368; el-Hafâcî, Şerhu’ş-Şifâ, 3:318; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:753

2. http://www.lovemeditation-naqshbandi.com/last-living-sahabi-holy-prophet-sws/

3. https://ww2.odu.edu/~lmusselm/plant/bible/pistacia.php

4. Mohannad G. AL-Saghir, Duncan MP. Taxonomic Revision of the Genus Pistacia L. (Anacardiaceae), American Journal of Plant Sciences, 3:12-32, (2012)

5. Kozhoridze G. Geographic distribution and migration pathways of Pistacia – present, past and future. Ecography 38: 001–014, 2015