TR EN

Dil Seçin

Ara

Zarara Ortak Olur muydunuz? / Gıybet Neden Günahtır Bilir misin?

Yahya bin Vezir anlatıyor:

Bir gün Mısır’ın ‘Kandiller Çarşısı’nda İmam-ı Şafiî ile geziyorduk.

Bir adamın, birinin aleyhinde konuştuğunu duyduk.

İmam-ı Şafiî Hazretleri bana dönerek:

“Buradan hemen uzaklaşmalıyız” dedi.

“Niçin?” diye sorunca da şu cevabı verdi:

“Bu gibi gıybet sözlerden, dilinizi koruduğunuz gibi, kulağınızı da koruyunuz. Zira dinleyen, söyleyenle ORTAK’tır. Aleyhtar gıybetçiler, kendi herzelerine dinleyeni de ORTAK etmek isterler.”

…

 

Gıybet, en geniş manada arkadan konuşmaktır; bahsi geçenin, duyduğunda üzüleceği veya utanacağı bir kusurundan bahsedilmesidir.

Gıybet konusu genellikle doğrulara dayanır. Zaten yalan yanlış olsa adı değişir, iftira olur.

Gıybet dinimizce haram kılınmış bir eylemdir. Haram kılınması diğer tüm haramlarda olduğu gibi insanı ve genel manada toplumu korumaya yöneliktir.

Yaratıcı, insana verdiği önem ve değere atfen haram etmiştir gıybeti. Bu keyfiyet, Yaratıcı’nın “Settar” (kusurları örten, gizleyen) ismine ters düşer. Yaratıcı bu ismi ile eşref-i mahlûkat olan insanı korumak ister ve ağır bir suç olarak ilan eder gıybeti. (Kuran-ı Kerîm, 12/49)

…

Gıybet konusunda insanların kaçırdıkları en önemli nokta “doğru zannedilenler”dir.

İnsan, mesajları alan ve mesajlardan (kendince) anlamlar çıkartan bir varlıktır. Çıkarttığımız anlamlardan hareket ettiğimiz için de, genelde “hata çukuru”na düşeriz.

…

Gıybet, çıkarımımız doğru da olsa, karşıdakini rencide edip onurunu zedelediği için günahtır.

Toplumsal huzuru baltaladığı için günahtır.

Gıybet, gıybeti dinleyenin zihnine gıybet edileni, anlatılan haliyle kodladığı için günahtır.

Küslüklere, kavgalara sebep olduğu için günahtır.

Dostlukları zedelediği, bitirdiği için günahtır.

Dinleyenin zihnine ön yargı pompaladığı için günahtır.

Misilleme duygusunu kamçılayıp çirkinliği çoğalttığı için günahtır.

En önemlisi de “Yaratıcı” yasakladığı için günahtır.

…

“.... Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi?..” (Hucurat, 49/12)

Ne çok “LEŞ YİYİCİ”miz var. Bu denli çirkin bir şeyi ne kadar da normalmişçesine yapıyoruz. İki lafın belini kırarken ne çok şeyi paramparça ediyoruz.

…

“Sizin için daha hayırlı olduğu halde, bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde, bir şeyi sevmeniz de mümkündür. ALLAH BİLİR, SİZ BİLMEZSİNİZ..” (Bakara, 216)

Belki de gıybetin zararlarından bil(e)mediğimiz daha nice zararlar vardır.

Gıybetsiz bir ömür ne de güzel olurdu!