Hz. İbni Mesud (ra) naklediyor:
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Doğruluk insanı iyiliğe, iyilik ise Cennete sevkeder. İnsan doğru söyleye söyleye Allah’ın indinde ‘sıddık’ yazılır. Yalancılık insanı fücura, fücur da Cehenneme düşürür. İnsan yalan söyleye söyleye Allah’ın indinde ‘yalancı’ yazılır.”
(İbni Mace, Mukaddime, 7)
***
Hz. Ebu Derda (ra) naklediyor:
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
Aziz ve Celil olan Allah buyurur:
“Ey Âdemoğlu! Ancak Bana kul olup, Bana ibadet ettiğin, her şeyi Benden umduğun ve Bana, hiçbir şeyi ortak koşmadığın müddetçe, sende olan şeyi affederim. Eğer sen, yer ve gök dolusu hata ve günahla Beni karşılaşan da, Ben seni onların dolusu mağfiretle karşılarım ve seni affederim. Günahının çok oluşuna ehemmiyet vermem.”
(Tirmizî, İman, 18)
***
Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu:
“Kış, müminin baharıdır. Gündüzü kısa olur, oruç tutar; gecesi uzun olur, ibadet eder.”
(Ahmed bin Hanbel, Müsned, II / 519)
***
Hz. İbni Ömer’den (ra):
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki:
“Kıyamet günü mü’min, Rabbinin lütuf ve inayetine öyle yaklaşır ki, Allah ona, insanlardan gizli olarak işlediği bütün günahlarını teker teker saydırır.
“Filan günahını biliyor musun, falan günahını biliyor musun?” diye sorar.
Mü’min de:
“Yâ Rab, biliyorum.” diye itiraf eder.
Cenâb-ı Hak, sonunda ona:
“Ben, senin bu günahlarını dünyada iken gizlemiş, kimseyi haberdar etmemiştim. Bugün de yine kimseye bildirmeden bağışlayıp, mağfiret ediyorum.” buyurur.
(Tirmizi, Daavat, 98)
***
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Yediklerine karşılık şükreden kimse, sabrederek oruç tutan kimse gibidir.”
(Tirmizi, Sıfatu’l-Kıyame, 43)
***
Hz. Enes’ten (ra):
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Kulun ömrü, kırk yaşına ulaşınca, Allah onu, cinnet, cüzzam ve baras gibi üç belâdan emin kılar.
Kul elli yaşına gelince, Allah ondan hesabı hafifletir.
Kul altmış yaşına ulaşınca, Allah onu inabe ile rızıklandırır.
Yetmiş yaşına erişince, gök ehline onu sevdirir.
Kul seksen yaşına gelince, Allah, hasenatını sabit kılar, günahlarını siler.
Kul doksan yaşına ulaştığında ise Allah onun geçmiş ve gelecek günahlarını affeder ve bağışlar. Kendisini aile halkına şefaatçi kılar ve ona gökten bir münadi şöyle seslenir:
“Bu kul, dünyada Allah’ın emanetidir.”
(Acluni, Keşfu’l Hafa , II / 191)
İnabe: Günahları terk ile Hakk’a dönüş. Hakk’a tâbi olmak.
Münadi: Nida eden, seslenen, çağıran.
Baras: Tıpta çaresi bulunmayan hastalıktır.
