TR EN

Dil Seçin

Ara

Ruhsal Şifa

Ruhsal Şifa

“İnsanlar Neden Her Yaptığını, Her Yediğini Sosyal Medyada Paylaşma İhtiyacı Hisseder?”

 

Soru: Hocam yaz tatilindeyiz insanlar kendi imkânları ölçüsünde tatile ya da günübirlik gezmelere gidiyorlar. Ancak bazıları var ki, tatilde attıkları adımı bile paylaşır hale geldiler. Aklı başında dediğimiz insanlar bile gitgide bu çılgınlığa kapılmış durumdalar. Mahremiyet, ayıp, nazar gibi kavramlarımız maalesef unutulmuş gibi. Hocam bir insan neden içtiği kahveyi bile paylaşmadan duramaz?

 

Cevap: Kıymetli okurumuz, malumdur ki, her cemal ve kemal sahibi, cemal ve kemalini görmek ve göstermek ister. Bu durum her insanın fıtratına derc edilmiş bir hakikattir. Sağlıklı insanlar, cemali ve kemali sıfatlarına yönelik her yeni gelişmede bunları kendilerinde görmek ve göstermek isterler. Bu “görmek ve göstermek” bazen bir şiirdir, bazen bir kitap, bazen de bir fotoğraf karesidir; yani çeşit çeşit “görme ve gösterme” şekilleri vardır.

Cemalimize ya da kemalimize yönelik gelen tebrik ve övgüler bizi o yolda teşvik eder ve tatmin eder. Bu durum prensipte insan olmanın doğal bir özelliğidir. Ancak hayatın en önemli unsuru olan “denge” kavramı her yerde olduğu gibi burada da karşımıza çıkmaktadır. Sağlıklı insan “görmek ve göstermek” konusunda dengeyi tutturabilen insan demektir. Dengenin nasıl sağlanacağı da kişinin dünya görüşüyle yakından alakalıdır. Bizim Müslümanlar olarak her konuda olduğu gibi denge konusunda da mihengimiz dinimizdir. Dinimizin çizdiği ölçüler içerisinde iktifa etmek, keyfe kâfi olacaktır. Ancak bu ölçülere samimi olarak iman etmiyorsak zamanla o ölçüleri kendimizce gevşetmeye başlayabiliriz. Gayrimeşru bir davranış sonucunda ilgi, alaka, şan, şöhret ve hatta para kazanmaya başlarsak da dinimizin ölçülerini dar bulmaya ve hatta Allah korusun gereksiz/yanlış bulmaya başlayabiliriz. Bu süreç bir anda olmaz yavaş yavaş ve alıştıra alıştıra olur. Alışma sürecinde nefsimiz her defasında kendince fetva verip vicdani muhasebemizi de engelleyebilir. Aklı başında bildiğimiz insanların bozulması büyük oranda bu şekilde olmaktadır.

Peki, bu insanları zamanla dengeden uzaklaştıran ve sağlıksız hale getiren ve hatta psikolojik hastalıklara kadar götüren nedenler nelerdir? İnsan biyolojik, sosyolojik ve psikolojik açılardan ortaya koyduğu tüm davranışlarda homeostaziyi arar. Homeostazi, kısaca beden ve ruhun iç dengesini koruma çabasıdır. İnsan, organlar ve ruhuyla iç dengeyi sağlamaya çalışırken elinde bulunan malzemelerle bunu yapmaya çalışır. Bu malzemeler yeterli gelmezse başka malzemelerle bunu telafi etmeye çalışır. Biz ruh sağlığı uzmanlarının “çocukluk dönemine” sürekli vurgu yapmamızın sebebi de tam olarak bundandır. Zira çocukluk döneminde bütün bir hayat boyunca homeostaziyi sağlayacak bedeni ve ruhi malzemelerin temelleri atılmaktadır. Bu temeller eksik kaldığı takdirde, yetişkinlik döneminde insan iç dengesini telafi etmek adına dengesiz davranışlarda bulunabilir.

Bu genel prensip, tam olarak sorduğunuz “paylaşım çılgınlığına” büyük oranda cevaptır. Attığı adımı dahi paylaşan insanların büyük çoğunluğu aslında iç dengelerini telafi etmeye çalışmaktalar. Ancak bu yöntem insanı gitgide diğer insanlara bağımlı hale getirdiği için, içsel motivasyona yol açmamaktadır. Bu da yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi “daha fazla, daha fazla” paylaşmaya sevk ederek başkaları için yaşamayı sonuç verir. Sağlıklı tatmin, içsel motivasyonu sağlar. Eğer yaptığınız herhangi bir davranış sizi başkalarına daha fazla bağımlı kılıyorsa, orada sağlıklı bir süreçten bahsetmek mümkün değildir.

Yukarıda bahsini ettiğimiz iç denge malzemeleri gerek çocukluk gerekse de yetişkinlik döneminde sağlıklı şekilde elde edilememişse insan, iç dengesini genel olarak “üstünlük duygusu, aşırı beğenilme arzusu, hayranlık beklentisi ve empatiden uzaklaşma” gibi tehlikeli silahlarla tatmin etmeye yönelecektir. Bu noktada eğer bunu fark edip önlem alırsa kurtulma şansı oldukça yüksektir. Ancak bu büyük oranda farkında olunmadan yapıldığı için tek başına fark edilmesi çok zordur. Burada profesyonel destekle fark edilmesi ve yerine sağlıklı tatmin malzemelerinin kazanılması çok önemlidir.