TR EN

Dil Seçin

Ara

İslam’a Dönüş Yapan, 17 Yaşındaki Hristiyan Kız Zairah’ın Hikâyesi

İslam’a Dönüş Yapan, 17 Yaşındaki Hristiyan Kız Zairah’ın Hikâyesi

Hristiyan bir kız neden İslam’ı seçer?

Ailesinin yıllardır takip ettiği yolu terk edip İslam’a yönelmesini sağlayan şey nedir?

Sevgi dolu bir Protestan Hristiyan ailede büyüdüm, hayatımı Protestan bir Hristiyan olarak yaşamaktan başka bir yol bilmiyordum. Her pazar kiliseye giderdim ve çocukken uyumadan önce dua ederdim. Kilisede pazar derslerine katılırdım. Hz. İsa’nın (ona selam olsun) tanrı olduğuna ve diğer tüm dinlerin sahte olduğuna inanırdım. Böyle büyüyordum, Hz. İsa’ya ibadet ediyordum, ta ki 16 yaşıma kadar.

17 yaşında üniversiteye başladım ve yavaş yavaş dua etmekten, kiliseye gitmekten, İncil okumaktan vb. şeylerden uzaklaştım. Birkaç yıl sonra eğitim hayatımı tamamladım. Mezuniyet törenini beklerken bir arkadaşımın paylaştığı video dikkatimi çekti. İslam ve karşılaştırmalı dinler konusunda çalışmalar yapan Hindistanlı Müslüman hatip ve bilim adamı olan Dr. Zakir Naik’in konuşmasının yer aldığı video “Bir Hristiyan Kadın İslam’ı Kabul Ediyor” başlığını taşıyordu. Bu otuz dakikalık videoyu öfke ve nefretle izlemeye başladım. Videoda Dr. Zakir Naik, Hz. İsa’nın Tanrı olmadığını, Tanrı’nın bir elçisi olduğunu söyledi ve birçok İncil referansı verdi. Hemen kitaplığıma koştum, İncil’imi aldım ve bu referansları aramaya başladım. Söyledikleri doğruydu. Şaşkına dönmüştüm ve hayatımın bu noktasında İslam hakkında daha fazla bilgi edinmeye büyük bir ilgi duydum.

 

TEK VE BİR ALLAH İNANCI

Bir arkadaşımdan bir Kur’an aldım. Arapça’nın sağdan başladığını bilmiyordum, bu yüzden Kur’an’ın son sayfasını ilk sayfa sanıyordum. Kur’an’ımın son kısmını açtım ve İhlas Suresi’ni okudum. Allah (Subhanehu ve Teâlâ) burada kendisinden şöyle bahsediyor:

“Kul hüvallahu Ehad” (De ki: O Allah birdir.)

“Allahu’s-Samed” (Allah, her şeyin ona muhtaç olduğu, fakat kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan tek varlıktır.)

“Lem yelid, ve lem yûled” (O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.)

“Ve lem yekün lehü küfüven ehad” (O’na denk hiçbir şey yoktur.)

Bu sure hayatımı tamamen değiştirdi. Daha ilk ayet bana, “Evet, Tanrı birdir.” diye düşündürttü. Tanrı nasıl üç olabilir? Birden fazla tanrı olmaz… “O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.” Bu ayet beni derinden etkiledi. Tanrı nasıl yeryüzünde doğabilir? Bir Yaratıcı nasıl bir yaratılmış olabilir? Subhanallah. Yaratıcımı ihmal edip O’nun elçi olarak gönderdiği bir kişiye ibadet etmekle ne büyük bir yanlışın içinde olduğumu gördüm.

 

HRİSTİYANLIK VE İSLAM

Aslında Hristiyanların İslam’ı anlaması kolaydır. Sadece atalarının söylediklerine inanmakla kalmayıp, Kur’an’da ne olduğunu anlamak veya öğrenmek üzere çaba göstermeleri gerekiyor. Ben İslam dinini kabul ettim çünkü İslam, “Bir ve Tek Gerçek Tanrı” inancına güçlü bir şekilde inanmayı ve bu inancı sıkı bir şekilde benimsemeyi öngören yeryüzündeki tek dindir. İslam’da, tek bir Tanrı inancı çok nettir ve bütün temeli Tevhid (Allah’ın birliği) üzerine kuruludur. Hristiyanlar İsa’nın Tanrı olduğuna inanıyorlar, ancak İsa’nın kendisinin bile kendisinden üstün bir Tanrısı vardı. İslam’da ise Allah’ın ne bir babası vardır, ne bir oğlu; O’ndan üstün kimse yoktur. İncil’deki 10 Emir’de Tanrı’nın yalnızca Bir olduğu ve yalnızca O’na ibadet etmemiz gerektiği belirtilmiştir, ancak biz bu emirlere uymuyoruz. Oysa ben bu kavramı çok net bir şekilde yalnızca Kur’an’da buldum.

Hz. İsa’nın bir peygamber olduğu kavramı çok açık ve mantıklıdır; çünkü İncil’de birçok kez onun Tanrı’nın bir peygamberi olduğu belirtilmiştir. Kur’an-ı Kerim, Hz. İsa’nın ne Tanrı ne de Tanrı’nın oğlu olduğuna dair açık deliller sunmaktadır; aksine o, Allah’ın bir peygamberi ve elçisidir. Hz. İsa’nın İncil’de kendisinin Tanrı olduğunu asla söylemediğini öğrenmek benim için şok ediciydi. Bu, Hz. İsa’nın Tanrı olduğuna dair inancımı sorgulamama neden oldu ve onun hakkında okumaya başladım. Nihayet onun Tanrı olmadığını kabul ettiğim bir noktaya ulaştım.

İslam inancı araştırırken, birçok öğretisinin benimle uyum içinde olduğu öğrendim. Mesela İslam, takipçilerine Hz. Musa’dan Hz. İsa’ya ve son peygamber Hz. Muhammed’e (sav) kadar tüm peygamberlere saygı göstermeyi öğretmekteydi. Bu peygamberlerin hepsi insanlığa tek bir Allah’a ibadet etmeyi ve daha yüce bir amaçla yaşamayı öğretmişlerdir.

 

İSLAM VE MODERN BİLİM

Kur’an’da Allah’ın yarattıkları üzerinde düşünmeye yönlendiren ayetler beni derinden etkiledi. Kur’an’da bilimle ilgili birçok delil yer alıyor. Modern ekipmanlar ve teknolojiler kullanılarak yakın zamanda keşfedilen birçok bilimsel gerçeği buldum, ancak Kur’an bunları 1400 yıl önce nasıl söyleyebilirdi? Hayal edin, okuma yazma bilmeyen bir kişinin bilim hakkında bu şeyleri nasıl söyleyebileceğini… Bu yüzden İslam’ın hak dini olduğunu, İslam’ın doğru yol olduğunu kabul ettim.

Bütün okumalarım ve araştırmalarım sonunda İslam’ı din olarak seçmeye ve Müslüman olmaya karar verdim. Ertesi gün bir İslami Kolej’e gittim ve şehadet getirerek Müslüman oldum. 

“Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûlüh.”

Bu kelimeleri söylediğimde hissettiğim duyguyu anlatamam. (Sübhanallah) İhtida merasimi sonunda orada bulunan herkes beni büyük bir sevgi ve mutlulukla kucakladı ve şöyle dediler: “Sen artık yeni doğmuş bir bebek gibisin, önceki günahların affedildi.” Müslüman olduğum için o kadar mutluydum ki...

İslam’ı kabul ettikten sonra, daha güzel tebliğde bulunabilmek için Hristiyanlık, Hinduizm ve Yahudilik gibi diğer dinler hakkında çalışmalar yaptım. Hristiyan olarak bana söylenen her şeyi doğru olarak kabul etmem öğretilmişti; gerçeği araştırmaya ve sorgulamaya teşvik edilmemiştim. Ancak İslam bize düşünmeyi, sorgulamayı ve araştırmayı salık verir. Kur’an ayetleri ve Hadislerde, başkalarının sözlerini körü körüne kabul etmememiz, okuyup araştırarak öğrenmemiz teşvik edilir.

Din değiştirmek ve akabinde hayat tarzınızı yeniden düzenlemek kolay bir şey değil, özellikle bir kız olarak her gün birçok zorlukla karşılaşıyorum. Yeni inancımla birlikte tesettüre girdim. Bu kararım ve dış görünüşümle ilgili yakın çevremin tepkisi ve olumsuz yorumları ile karşılaştım. Ancak ben burada yaratılmışları memnun etmek için değil, Rabbimi memnun etmek için varım. Eşarbım ellerimi arkamda bağlamıyor ve bir baskı aracı değil. Düşüncelerin zihnime girmesini veya ağzımdan çıkmasını engellemiyor.

Her zaman şu ayeti hatırlıyorum: “Fe inne me’al usri yüsra, inne me’al usri yüsra.” (Zorlukla beraber elbette bir kolaylık vardır. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır.) Bu bana güçlü bir şekilde Allah’a tevekkül etmeyi, güvenmeyi hatırlatıyor. O, mücadelelerimi ve zorluklarımı bir gün çok daha kolaylaştıracak, inşaallah.

Beni seçen ve doğru yola yönlendiren Allah’a hamd olsun.

 

Kaynak: https://www.muslimconverts.com/converts/christian-girl-converted-to-islam.html