TR EN

Dil Seçin

Ara

Ruhsal Şifa

Ruhsal Şifa

Soru: Hocam kolay gelsin. 6 yaşındaki oğluma dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı konuldu. Çocuk psikiyatristi ilaç kullanmamız gerektiğini söyledi. Biz de ilaçların yan etkisinden korktuğumuz için ilaca başlayıp başlamama konusunda tereddütlüyüz. Bu konuda siz ne söylersiniz?

 

Cevap:

Öncelikle Rabbim şifalar versin. Kaygılarınızı anlıyorum. Bir ebeveyn olarak gözümüzden sakındığımız evlatlarımız için, muhtevasında ne olduğunu bilmediğimiz çeşitli kimyasallar içeren ilaçları kullanma konusunda birçok ebeveynden soru almaktayız. İlaç meselesi tıbbi bir mesele olduğu için bu konuya girmem hata olur. Ancak ben birçok ebeveyne ilaç kullanımı öncesinde bulunduğum bazı tavsiyeler vesilesiyle ilaç kullanmalarına gerek kalmayacak şekilde iyileşme kaydedildiğine şahit oldum. O tavsiyeleri burada da zikretmek istiyorum. Dilerseniz tavsiyelerimi ilaç kullanımından önce en az 3 ay boyunca sabırla uygulayın ve iyileşme olup olmadığına siz karar verin.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) rahatsızlığı özellikle pandemi sonrası tüm dünyada büyük bir artışla çocuklarda görülen en önemli rahatsızlık oldu. Peki, neden pandemi sonrası oldu bu? Çünkü pandemiye kadar çocukların ekrandan uzak tutulması ilkesi çok net bir şekilde ortaya konabilirken, pandemi döneminde bu kural uzaktan eğitimin başlamasıyla o kadar esnetildi ki ortada ilke kalmadı ne yazık ki. Çocuklar her gün ekran karşısında derslerini gördükten sonra sokağa çıkma yasakları nedeniyle de tüm gün evde kalmanın etkisiyle tablet, telefon, bilgisayar ve televizyonun müptelası oldular. Bu üzücü durum sadece çocuklarla da sınırlı kalmadı; maalesef yetişkinler de evde olmanın etkisiyle ekransız yaşayamaz hale geldiler. Pandemi bittikten sonra ise ekran konusundaki alışkanlıklar devam ettirildi. Zira artık neredeyse tüm toplum ekran bağımlısı haline gelmiştir.

Ekran ışığı (mavi ışık) yapısı gereği göz ve beyine zarar veren bir ışıktır. Ve haliyle ekrana fazlaca maruz kalmanın soncunda beynin dikkat merkezi de bu zarardan payına düşeni alıyor. Aşırı ekran kullanımı beyne zarar verdiği için beynin yönettiği her şey de zarar görüyor. Duygular, hormonlar, sinirler vs büyük tahribata maruz kalıyor. Bunun yanında ekranın dolaylı olarak neden olduğu hareketsiz yaşam ise obezite ve diyabet başta olmak üzere birçok hastalığa da davetiye çıkarıyor. İşte dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu böyle bir yaşam tarzının neredeyse kaçınılmaz meyvesi olarak karşımıza çıkıyor.

Peki, bu konuda neler yapılabilir?

İlaç kullanımının en son çare olduğu aklımızın bir köşesinde dursun. Bununla birlikte yukarıda zikrettiğimiz bir şekilde hayat süren çocuklar ilaç kullansalar da ilacın etkisi geçtiği anda yine aynı hale geleceklerdir. Yani ilaç, bir nevi bastırma aracıdır. Köklü çözüm için ise yaşam şeklinde köklü değişimler yapılmak zorundadır. Evet, bunun zor olduğunun farkındayım zira bağımlı olmasa bile aşırı kullanıma alışmış bir insanın elinden ekranı almak ve onu hareketli bir yaşama alıştırmak zor ve sabır gerektiren bir çalışmadır. Ancak 1 ay sabırla gayret edilirse ekrandan ayrı kalma sonucunda ortaya çıkan yoksunluk belirtileri (öfke, stres, yıkıcılık, can sıkıntısı, içe kapanma vs) bitme noktasına gelecektir.

Ekranı tamamen ortadan kaldıramayacağımızın farkındayım ancak kısıtlamak zorundayız. Bu da ilk 2 yıl hiç ekran kullanmamak şartıyla günlük 3 yaşında en fazla 30 dk, 4 yaşında en fazla 40 dk, 5 yaşında en fazla 50 dk, 6 yaş ve üzeri için ise en fazla 60 dakika kullanımının sağlanması yeterli olacaktır. Bu sürelerin içerisinde tüm ekran araçlarının kullanımının dâhil olduğunu unutmamak gerek. Bununla beraber çocuğumuzun ekranda neler yaptığına neler seyrettiğine neleri takip ettiğine de çok dikkat etmeliyiz.

Ekran kullanımı konusunda çocuklarımıza bu tedbirleri uygularken kendimizi de bu kısıtlamalardan ayrı düşünemeyiz. Zira ebeveyninin sürekli ekran karşısında olduğunu gören çocuk haklı olarak ekrandan ayrı kalmak istemeyecektir. Bu bağlamda haftada en az 2 akşam evde “ekransız geceler” etkinliği yapabilirsiniz. Ekransız gecelerde illa ki belli bir etkinlik yapmak zorunda değilsiniz. O akşamın temel teması ekranın olmaması olacak. Zamanla zaten ev halkı doğal olarak bazı etkinlikleri, sohbetleri, şakalaşmaları yapmaya başlayacaktır; rahat olun.

Evinizde bazı kutu oyunlarını bulundurun ve bazı zamanlarda çocuklarınıza meydan okuyup onlarla bu oyunları oynayın. Kitap okuma saatleri yaparak kitapta geçen yerleri herkes kendi sözcükleriyle kritik etsin. Çocuklarınızı imkânlar dâhilinde bir spor kursuna yazdırın. Bu mümkün değilse haftada en az 3 gün ailece yürüyüşe çıkmayı adet haline getirin. Çocuklarınızı, akraba ve komşu çocuklarıyla olabildiğince bir araya getirin, ancak bu buluşmalarda ellerde telefon ve tabletin olmaması gerekiyor.

Fast-food ve aburcubur tüketimini haftada en fazla 2 defa olacak şekilde düzenleyin. Dışarıdan yemek alışkanlığını bitirip evde ne varsa yemeyi alışkanlık haline getirin. Özellikle aburcubur ve ekranın DEHB’nin en iyi dostu olduklarını aklınızdan çıkarmayın.

Son olarak tüm dünyada etkinliği kanıtlanmış ve profesyoneller tarafından ilaçsız bir uygulama olan GETAP adlı programa çocuklarınızı başlatabilirsiniz. Bulunduğunuz ilde GETAP ve benzeri programları uygulayan güvenilir kurumlarla iletişime geçebilirsiniz.

Burada yazdığımız tavsiyeler bir bütündür. Yani bir kısmın yapıp bir kısmını yapmamak istenen gelişimi elde etmemizi engelleyebilir. Örneğin GETAP gibi bir programa başlattığınız evladınızın evde ekran kullanımına ve aburcubur tüketimine bir düzenleme getirmezseniz maalesef istenen verimi elde edemeyeceksinizdir.