Bahse giren, iddaaya tutuşan ya da düpedüz bir kumarbaz “mutlaka kazanacağını” hissederse de, aslında gerçek olan, onun büyük oranda kesinlikle kaybedeceğidir! Neden? Cevap gayet basit bir matematiksel hesaptır.
Bir parayı on defa havaya atın. Kaç defa yazı, kaç defa tura gelecek? Duygularımız beşer kez diyebilir. Bir deneyin. Bu eşitlikle çok nadiren karşılaşırsınız. Bu oranlar sadece büyük sayılarda geçerlidir. Yani bir parayı sayısız kez havaya atarsanız, yazı ve tura gelme ihtimali eşit olur. Ancak kısa dönemde, paranın yazı mı yoksa tura mı geleceğine dair bir tahmin yürütmek imkânsızdır.
Ancak kumar oynayanlar bu ihtimali hiç hesaba katmazlar ve hatta kabul de etmezler. Bir para arka arkaya sekiz kez tura gelmişse, bir sonraki atışta mutlaka yazı geleceğine sonsuz bir inançları vardır. Ve bu inanç yüzünden ortaya bir servet koymaktan çekinmezler. Oysa havaya atıp tuttuğumuz paranın, en son sekiz atışta, i yazı mı yoksa tura mı geldiğine dair bir kanaati yoktur. Dolayısıyla dokuzuncu kez ne gelir kimse bilemez. İhtimal hâlâ yarı yarıyadır.
Devamlı kazanmaya karşı olan ihtimaller, astronomik denecek kadar çoktur. Bu, at yarışları ve futbol gibi bahislere katılanların kabiliyetlerine bağlı olan sporlar için de geçerlidir.
İhtimalleri bir sistem ile yenmek de genellikle mümkün değildir. TOTO - LOTO ve İDDAA gibi oyunları oynayanlar bunu birçok kupon doldurarak yapmaya çalışırlar. Ancak burada bile tek emin sistem, her maç için, her ihtimalin yazılabileceği kadar çok kupon doldurmaktır. Evet bu yolla kesin kazanırsınız! Ancak, kazandığınız, kuponları yatırırken harcadığınız parayı asla karşılamaz. Bahis oynatıcılarının ‘Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ gibi bir hayır kuruluşu olmadığı ortadayken, bu neticeye şaşırmamak gerekir.
