TR EN

Dil Seçin

Ara

Küllî Bir Temizlik Faaliyeti Hacamat / Sünnet-i Seniyyeye İttibanın Beden ve Ruh Sağlığımız Üzerindeki Etkileri

Küllî Bir Temizlik Faaliyeti Hacamat / Sünnet-i Seniyyeye İttibanın Beden ve Ruh Sağlığımız Üzerindeki Etkileri

Temizlik ve nezafetin bir ortam için ne kadar elzem olduğunu tekrara hacet yoktur. İnsan vücudunun da zahirî ve bâtınî olarak tahir olması o derece zaruridir. Tevbe suresi 108. ayet-i kerimesinde vurgulanan “Allah temizlenenleri sever.” hakikati yalnızca maddi temizliğin değil, bütüncül manada her cihetten tahareti emir buyurmaktadır şüphesiz. Tüm asırlara gönderilmiş olan Kur’an elbette ki statik değildir. Ayetin ifade ettiği manalar, hazır zamanda ve gelecek zamanda zuhur edebilecek her türlü manayı da kapsamaktadır. Dolayısıyla kir dediğimizde de akla gelen sınırlı bir mana olmamalıdır. Kanı kirleten ve tahrip eden egzoz gazları, asit, iltihap, kötü koku, suni hormonlar, tarım ilaçları, radyasyon, her dönem farklı varyantlarına şahit olduğumuz, fıtratın kaldırmadığı nice necis maddeler de necaset sınıfına dahil edilmelidir.

Malumdur ki temizlik; maddi, manevi ve hükmi olmak üzre üçe ayrılır ve mümin, yaşam rehberi olan hal ilmine, yani ilmihale göre, hem bedenen ve bulunduğu yer itibariyle necasetten taharete ehemmiyet vermeli, hem hükmen temiz olmalı, yani abdest ve gusül farziyetine hakkıyla riayet etmeli, hem de manevi olarak istiğfar ve nefsini kötü arzu ve isteklerden arındırmak suretiyle temizlenmelidir. Fakat maddi temizliği de yalnız göz ile görülen necis maddelerden arınmak olarak algılamak yetersiz bir bakış açısı olacaktır.

Günümüzde bilimsel çalışmalar ışığında daha net müşahede etmekte olduğumuz bir hakikat vardır ki o da gözle görülmeyen, asit, mikrop, bakteri ve virüslerin insan vücudunu adeta kirleterek yaratılıştaki verim ve donanımını sekteye uğratması ve bunlardan kurtuluşun da en önemli bir temizlik hareketi olarak tarif edilmesidir. Bu yazımızda, damarlarımızda ab-ı hayat misali dolaşan, organlarımızın işlevselliğinde etkin olan kanımızın temizliği ve bu temizliğin bizlere katacağı maddi ve manevi sağlığın tesisinde en etkili yöntem olan Resul-i Zişan’ın (asm) sünneti olan, hacamat üzerinde tefekkür edeceğiz.

Resulullah’ın (sav), hadis-i şeriflerinde bildirdiği ve kendisinin de bizzat uyguladığı hacamat, en kıymetli bir temizlik faaliyeti olmakla birlikte, modern tıbbın aciz kaldığı 21. yüzyıl insanının hastalıklarına elbette ki en tesirli ilaçlardan biridir. Zira Peygamber Efendimiz (sav) “Hacamat, insanların tedavi çeşitlerinin en iyilerindendir (en şifalılarındandır).”1 buyurmuştur.

Araştırmacı yazar Mehmet Ali Bulut, Can Boğazdan Çıkar isimli kitabında her hastalığın kaynağının kandaki asit olduğunu vurgular. Beslenmede yapılan ısrarlı ve devamlı hataların neticede bağırsak florasını bozduğunu ve bu bozulmayla birlikte toksik maddelerin atılamayıp, biriktiğini ifade eder. “Bağırsaklardan emilip karaciğere giden bu asit karaciğerde temizlenmeye çalışılsa da zamanla karaciğer de vazifesini yapamaz hale gelir ve artık kanla beraber bütün organlara toksik maddeler taşınmaya başlar. Katarakt, böbrek taşı, salgı bezlerinde problem, pankreasın insülin salınımında dengesizlik ve tümör dahil birçok hastalık işte bundan sonra baş gösterir. Her gün birbiriyle uyumsuz onlarca gıdayı karışık ve zamansız vücuduna alan insanın kanının temiz kalması elbette mümkün değildir.”2

Aidin Salih’in şu sözleri günümüzde yaşanan yanlış yaşam tarzını ne kadar da güzel ifade eder: “İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde, bu kadar zararlı bu kadar bol ve bu kadar çeşitli yiyecek bir arada tüketilmemiştir. Bu yüzden günümüzde insanın karaciğeri çöplüğe, vücudu hastalık batağına dönmüştür.”3

“Bugün içinde yaşadığımız dünya şartları ile Allah Resulünün yaşadığı dönem arasında hiç şüphesiz çok büyük farklar vardır. İnsanların beslenmeleri, yiyecek ve içecekleri, giysileri, kullandıkları araç ve gereçleri kısaca yaşamları on dört asır öncesi şöyle dursun on dört yıl öncesinden bile çok farklı bir konumdadır.”4 der.

Evet hacamatı ümmetine ısrarla tavsiye eden Resulullah’ın bu sünnetine bugün her zamankinden ziyade muhtacız.

Zira sağlığımızı tehdit eden unsurlar günümüzde etrafımızı çepeçevre kuşatmış durumdadır. Bu zararları bizden bertaraf edecek olan şifalı iksir, elbette yine sünnet-i seniyyeye tâbi olmak ve hacamatla maddi ve manevi kirlerden arınmak olacaktır.

Modern tıbbın cerrahi müdahale ile organdan temizlediği tümörlerin kısa bir zaman sonra başka bir organda tekrar görülmesi; kanın ve vücudun tamamen kirlerden arındırılmadan hastalıklardan bütünüyle kurtulmanın imkânsızlığını açıkça göstermektedir. Çok iyi bilinen bir hakikattir ki, tarladaki yabani otlar kesilmekle değil köklerinden sökülmekle izale edilir. İşte herhangi bir hastalıkta kanı temizlemek de aynen bunun gibi hastalığı temelinden tedavi etme yöntemidir.

Hacamatın faydalarından sadece bir kısmı şöyledir5:

- Hacamat kılcal damarlardaki tıkanıklıkların açar.

- Kan ve dokulardaki gaz ve toksinlerin atılmasını sağlar.

- Hacamat yapılan bölgeye bağlı damarlardaki kan akımını canlandırır. Dolayısıyla besin ve oksijen dokulara daha rahat ulaşır.

- Kaslardaki sertliği ve ödemleri çözer.

- Kan üretiminden sorumlu organları (kemik iliği, karaciğer, dalak) uyarır.

- Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücuda direnç kazandırır.

- Ağrıları giderir hastalıkları önler.

- Kan üretimini düzeltir, iç kanamaları durdurur.

- Bel tutulması eklem ağrısı, baş ağrısı, bel boyun fıtığı ve kireçlenmeye bağlı ağrıları giderir.

- Dalak, karaciğer hastalıkları ve sinirsel psikolojik hastalıklar gibi her tür hastalığın tedavisinde yardımcı olur.

“Ne mutlu o kimseye ki sünnet-i seniyyeye ittibaından hissesi ziyade ola, veyl o kimseye ki sünnet-i seniyyeyi takdir etmeyip bid’alara giriyor.”6

 

Kaynaklar:

1. Ali Rıza Karabulut, Tıbb-ı nebevi Ansiklopedisi, sy. 311.

2. Mehmet Ali Bulut, Can Boğazdan Çıkar, sy. 162.

3. Aidin Salih, Gerçek Tıp, sy. 41.

4. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Karataş, Hadisleri Yeniden Anlamak (isam makaleleri)

5. Aidin Salih, Gerçek Tıp, sy. 143.

6. Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar 11. Lema, Beşinci Nükte.