TR EN

Dil Seçin

Ara

Ich Liebe Allah

Almanların ünlü pop ve sinema yıldızı Judith Hildebrant, İslâm dinini seçerek müslüman oldu.

5 milyon trajlı gençlik dergisi Bravo, 1999 yılının Aralık sayısında, haberi “lch Liebe Allah (Allah’ı seviyorum) başlığıyla verdi.

 

Avrupa’nın en yüksek trajlı Alman gençlik dergilerinden BRAVO son sayısında bir süre önce İslâm dinini seçerek Müslüman olan ünlü pop yıldızı ve sinema sanatçısı Judith Hildebrant’e yer verdi. Kendisiyle yapılan röportaja “İslâm dinlerin en mükemmeli.” sözleriyle başlayan Judith, Müslüman olduktan sonra Hüda adını aldığını söyledi. Ünlü yıldız: “Müslümanlık, Hıristiyanlıkla diğer tüm felsefî dinleri birleştiriyor. Bu yüzden aradığım tüm dinlerin erdemini sadece İslâm’da buldum. Eğer Müslümanlığı seçmeseydim, iş hayatımda ve özel hayatımda başarıya ulaşamazdım. Bu din sayesinde, maddiyatçılığı bir kenara atıp sadece içimden gelen erdemi dinliyorum.” dedi.

13 yaşındayken annesinin Hıristiyanlıktan İslâm dinine geçtiğini anlatan Hüda şöyle devam etti: “Ailem, üzerimde hiçbir zaman dinî bir baskı oluşturmadı. Annemin İslâm dinini seçmesinden sonra, felsefeye ilgi duydum. Bütün tek tanrılı dinleri araştırıp, budizm ve şamanizm gibi felsefî akımların bile kitaplarını okudum. Ve sonunda kendi özgür irademle müslüman olmaya karar verdim.”

Birkaç duayı Arapça okuyabildiğini söyleyen Hüda yakında Arapça öğreneceğini, Kur’an’ın orjinalini okumayı istediğini ifade etti. Alkol ve uyuşturucu kullanmadığını söyleyen Hüda, Ramazan’da orucunu da tuttu.

1997 den beri “Marienhof” adlı gençlik dizisinin başrolünde oynayan Hüda, her gün beş vakit namaz kılmaya çalıştığını, zaman zaman mesleği gereği bunları yerine getiremediğini de belirtti.

Namaz kılamadığı zaman kendini çok kötü hissettiğini sözlerine ekleyen Hüda, “Böyle durumlarda içimde bir boşluk hissediyorum. İşte o zaman bir şeyin eksik olduğunu fark ediyorum.” diye konuştu. Genç şarkıcı bu eksikliği hissetmemek için her sabah namaza kalktığını, bunun da artık hayatında çok normal bir yer aldığını söyledi. Hüda, “Sabah namazı, diş fırçalamak kadar normal ve kısa süren bir iş.” dedi.

Almanya’nın en büyük kentlerinden biri olan Münih’te yaşayan Hüda, zaman zaman sokakta başörtüsü ile dolaştığını, kimseyi rahatsız etmediği için kendisinin de rahatsız edilmediğini belirtti.

 

İslâm Dünya dini

İslâm dinini en ince ayrıntısına kadar araştıran Hüda: “Bir çok kişi, İslâm’ın bu dünyaya göre bir din olmadığını savunuyor; ancak gerçekte bunu söyleyen insanlar, bu dünyaya göre değiller. Onlar, İslâm’a önyargılı gözlerle baktıkça kendilerini içinde yaşadığımız bu dünyadan soyutlamış oluyorlar. Ne yazık ki, onlardan da kimse şu an için bunun farkında değil.” dedi.

...

Clinton’dan dünyaya mesaj:

İslâmiyet’ten öğreneceğimiz çok şey var.”

ABD Başkanı Bili Clinton, Ramazan Bayramı’nın son gününde Beyaz Saray’da bir kutlama düzenleyerek İslâm dinine övgüler yağdırdı. Clinton, törende yaptığı konuşmada, yeryüzündeki her dört kişiden birinin İslâm dinine mensup olduğunu belirterek, “Dünyanın İslâm dininden öğreneceği çok şey var.” diye konuştu.

İslâmiyet’in barıştan yana olduğunu söyleyen Clinton, Kur’an’da bu yöndeki âyetlere de işaret ederek, “Bir âyette Allah’ın milletleri ve kabileleri birbirlerini küçümsemeleri için değil, tanımaları için yarattığı anlatılır. Bundan çok etkilendim.” dedi. Başkan Clinton, kızı Chelsea’nin de lise yıllarında İslâm tarihi üzerine ders aldığını ve bu sırada Kur’an’ın birçok bölümünü okuduğunu söyledi.

Chelsea, akşam eve geldiğinde eşimle bana İslâmiyet’e dair bilgiler verir ve daha sonra soru sorup, bizi sınardı.” diyen Clinton, Ramazan Bayramı vesilesiyle başta Müslümanlar, Museviler ve Hristiyanlar olmak üzere, bütün dinlerin mensuplarının Ortadoğu barış süreci için dua etmelerini de istedi. Beyaz Saray’da düzenlenen törene, ABD yönetimindeki en üst düzeydeki Müslüman yetkili olan Tarım Bakanlığı danışmanı Doktor İslam Siddiqui, Georgetown Üniversitesi’nde görevli bir imam ve Amerikan Müslüman topluluğunun önde gelen isimleri katıldı.