TR EN

Dil Seçin

Ara

Kutlu Ayın Mutluluğu

Her mevsim bir ziyafet sofrasıdır insana. Herbirinde görünmeyen âlemden ard arda kapılar açılır. Renk renk meyveler birbirinin peşi sıra belirmeye başlar ağaçların dallarında. Nereden geldikleri anlaşılmaz. Hiçten, yoktan ortaya çıkar gibi belirir ve olgunlaşırlar.

Herbiri ayrı bir boyayla boyanır, herbiri ayrı bir parfüm sürünür nefisleri kendisine çekmek için.

Kim gönderir onları? Kim süsler ve bize sunar?

Görünmeyen âlemlerden musluklar açılır insan için.

Kiminden süt akar onların, kiminden bal.

Taklit edilmez terkipleriyle, hem rızık, hem şifa olurlar.

Kim açar o muslukları?

Kim otları süt, çiçekleri bal yapar da gönderir bize?

Görünmeyen âlemlerin kapıları her gün ve her mevsim peş peşe açılır. Gökten rahmet yağar, yerden nimet fışkırır.

İnsanın bütün duyguları tek tek nasibini alır o rahmetten ve o nimetlerden.

Kimden gelir bütün o nimetler?

Kim kurar ziyafet sofralarını?

Kim ardına kadar açar rahmet kapılarını?

İnsanlık, bir ay boyunca bu sorulara hep bir ağızdan cevap verir.

Ramazanda beraber, bir milyar insan, kendilerini yaratan ve yaşatanın kim olduğunu ilân eder.

Bütün nimetlerin Ondan geldiğini duyurur göklere.

İnsanlar, nasıl Onun nimetleriyle doyarlarsa, Onun bir emriyle aç kalırlar.

Ve gün boyu, Onun izin vereceği dakikanın gelmesini beklerler sabırla.

Açlık da, tıpkı tokluk gibi bir mutluluk olur onlar için.

Görmedikleri Rabbine görmüş gibi inananlar, açlık günlerinin gelişini özlemle beklerler bir yıl boyunca.

İki mutluluğu birden yaşamak ve insanın yaratılış sırrını âleme ilân etmek için.