128 Yazı Prof. Dr. Alaaddin Başar

Yazar Profili »

İnsanın gerçek değeri

İnsanın gerçek kıymeti, “Allah’ın ahsen-i takvîmde yarattığı en güzel ve en mükemmel mahlûk” olmasındadır. İman etmekle bu büyük kıymetin farkına varan insan, kendinde tecellî eden İlâhî isimlerin her birini düşündükçe hem Rabbine şükreder, hem de Allah katındaki değeri bu tefekkürle daha da artar.
Kasım 2017, 491 1044 Görüntülenme Eklenme Tarih: 07 Aralık 2017 17:48 Prof. Dr. Alaaddin Başar

İnsanın gerçek kıymeti, “Allah’ın ahsen-i takvîmde yarattığı en güzel ve en mükemmel mahlûk” olmasındadır. İman etmekle bu büyük kıymetin farkına varan insan, kendinde tecellî eden İlâhî isimlerin her birini düşündükçe hem Rabbine şükreder, hem de Allah katındaki değeri bu tefekkürle daha da artar. 

Allah’ın ihya (hayat verme) fiilinin ve Muhyi (hayatı veren) isminin de yine en güzel ve mükemmel şekilde insanda tecellî etmesi, insana ayrı bir kıymet kazandırır. Balıklardan, aslanlara, cinlerden meleklere kadar bütün canlılara hayat ihsan eden Allah, bu en büyük nimetini, en mükemmel şekilde insanda sergilemiştir.

Aynı şekilde, rızıklandırma fiili ve Rezzak ismi de en ileri derecede insanda icra edilmiş ve kendini okutmuştur. İnsana ihsan edilen rızıklar saymakla bitmez. Bazı hayvanlar, miktar olarak insandan daha fazla yeseler bile, bu kadar çeşitli ve lezzetli nimetler hiçbir hayvana ihsan edilmemiştir.

Bir bütün olarak bedeninin ve ona takılı her bir organının şekline bakan mümin, Allah’ın tasvir fiilinin ve Musavvir isminin en mükemmel olarak bu bedende tecellî ettiğini düşünür. Anne rahminde kendinden hiç haberi yokken, iç içe karanlıkların ötesinde ona bu mükemmel bedenin ihsan edilmesinden dolayı  kalbi şükür ve minnet duygularıyla dolar.

Diğer esmâ-i İlâhiyeyi de aynı şekilde düşündüğümüzde, her bir ismin tecellisiyle insanın ayrı bir şeref kazandığını ve ayrı bir kemâl bulduğunu anlar ve Rabbimize esmâ-i İlâhiyenin tecellileri sayısınca hamd ve şükrederiz.

Biz İlâhî sanatlardan ancak gözümüze çarpan ve nazar sahamıza girenleri bir derece tefekkür ediyor ve Allah’ın ne kadar büyük ve üstün bir sanatı olduğumuzu anlamaya çalışıyoruz. Rabbimizin çok daha derin ve ince sanatlarını göremiyoruz. 

İlgili bilim adamlarımızın kendi sahalarında verdikleri örnekler herkesi hayretler içinde bırakıyor. Bin defa büyütüldüğünde ancak küçük bir nokta kadar görülebilen bir hücrede, beş bin tane gen bulunduğunu ve yine insanın her hücresinde bütün organlarının mânevi planının mevcut olduğunu dinlediğimizde Allah’ın sonsuz kudreti gibi sonsuz ilim ve hikmetine de akıl erdiremeyeceğimizi çok iyi anlıyoruz.

İnsanın gerçek kıymeti, ruhunun melekleri çok gerilerde bırakan istidatlarla donatılmış bulunmasında ve onun hanesi olan bedeninin, yaklaşık, yüz trilyon hücreden yapılmış bir kudret ve hikmet mucizesi olmasında aranmalıdır. 

İnsanın makam ve servet vb şeylerle başka insanlardan üstün olması ve onların nazarında büyük addedilmesi, bu gerçek kıymet yanında kayda değmeyecek kadar küçük ve önemsiz kalır.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Kur'an Allah Kelamıdır, Çünkü...

Öncelikle şunu ifade etmek isteriz: Okuyacağınız yazıyı kaleme almaktan maksadımız Kur’ân hakkında haddi aşan sözler sarf eden birisine cevap vermek değildir. Bu yazıyı onun o çirkin sözleri dolayısıyla, Kur’ân-ı Kerim hakkında bazı hakikatleri ifade etmeyi bir görev sayarak yazmış bulunuyoruz.

Devamı »

Varlıklar Kendileri İçin Mi Çalışırlar?

“Her şeyin, her zîhayatın neticesi ve hikmeti kendine ait bir ise Sâni’ine ait neticeleri, Fâtır’ına bakan hikmetleri binlerdir.” (Bediüzzaman, Sözler)

Devamı »

Hayatınızı Hangi Duygularınız Yönlendiriyor? / İnsanın Üç Duygusu

İnsan ruhuna konulmuş üç temel kuvve (duygu, güç, yetenek) vardır: Kuvve-i şeheviye, kuvve-i gadabiye ve kuvve-i akliye. Birincisi menfaatleri celb etme; ikincisi zararları def etme kuvvesidir. Bu kuvvelerin hikmet ve adalet üzere kullanılmasını ise kuvve-i akliye temin eder.

Devamı »

Ahlâk-ı İlâhiye / Allah'ın Razı Olduğu Ahlâk

Ahlâk-ı İlâhiye, “Allah’ın razı olduğu ahlâk” yani “Kur’ân ahlâkı” demektir. Bütün sıfatlarını, kabiliyetlerini ve duygularını Allah’ın razı olduğu şekilde kullanan insan, ahlâk-ı İlâhiye sahibi olur. Bunun ana maddeleri “iman, salih amel, takva ve güzel ahlak”tır. Bunlara sahip olan bir kul, bu dünyada bir nevi cennet hayatı yaşadığı gibi, ahirette de ebedî sadete mazhar olur.

Devamı »