ARAMA SAYFASI

Hayalleriniz Gerçek Olsun!..

Hayalleriniz Gerçek Olsun!..

İnsanın gelecekle ilgili merakları ve hayal gücü arasında çok yakın bir ilgi vardır. İnsan, hayal gücü sayesinde gelecekte ne olacağı, nelerle karşılaşacağı konusunda pek çok tahminde bulunabilir.

Bediüzzaman Hazretleri, 13. Söz’de der ki “…geçmiş zamanın hadisatını sinema ile hal-i hazırda gösterdikleri gibi, istikbaldeki ahval dahi—mesela elli sene sonraki halleri—bir sinema ile gösterilse idi, ehl-i sefahet, şimdiki güldüklerine yüz binlerce nefrin ve nefret edip ağlayacaktılar.”

Geleceği bilmek insanın en çok merak ettiği şeylerdendir. Gelecekte neler olacak, neler yapacak, nelerle karşılaşacak.. her insan bunları merak eder, hayal eder…

Sinema da büyük ölçüde insanın hayal gücüne dayanır ve pek çok film de hayal gücünden doğar.

Aslında insanın gelecekle ilgili merakları ve hayal gücü arasında çok yakın bir ilgi vardır. İnsan, hayal gücü sayesinde gelecekte ne olacağı, nelerle karşılaşacağı konusunda pek çok tahminde bulunabilir.

Ancak bu fantastik, bilim-kurgu ya da hayalî senaryolar üretmek anlamında değil. Tam tersi; hayal gücünü ileride karşılaşacağı gerçekleri tahmin etmek, onları uzaktan uzağa görmek için kullanmakla ilgili…

Yani, bugün yaptıklarının ahiret hayatındaki sonuçlarını hayal etmek.

Öyle görünüyor ki, insana bu hayal etme duygusunun verilmesinin önemli bir hikmeti bu olmalıdır… Yoksa bu üstün duygunun yalnızca sıradan merakların tatmini ve eğlence için verilmesi, donanımlı süper bir bilgisayarın sadece oyun oynamak için var olduğunu söylemek kadar anlamsız olmaz mı?..

Evet insan hayal eder… Ama bir de şöyle hayal etse; yaptığı iyi bir işin gerçek hayatı olan ahirette kendisine kazandıracağı şeyleri ya da yaptığı kötü bir işin ebedî hayatında kaybettireceği şeyleri hayal etse nasıl olurdu değil mi?..

Madem her yaptığımız işlerin ahiretteki karşılığı Peygamberimiz tarafından bildirilmiştir ve bellidir. Öyleyse her şeyin ahiretteki karşılığını, hatta daha onu yapmadan bile hayal edebiliriz… Bu da bize iyiliklere motive olmak ve kötülüklerden uzak kalmak konusunda ciddi güç sağlayacaktır.

Böyle her yaptığı işi ahiretteki sonuçlarını hayal ederek hareket eden bir insan düşünün… Ve böyle insanlardan oluşmuş bir toplumda yaşadığınızı düşünün… Ne kadar farklı bir hayat olurdu değil mi?

Aslında dediğim hayal değil. Bu dünyada böyle bir toplum yaşamış, bu yollardan onlar da geçmiş…

Belki de tahmin ettiniz, onlara ‘sahabe’ diyoruz. Peygamber Efendimizden (asm.) aldıkları eğitimle, onlar, ahireti ölçü edinerek yaşamışlar. Ve onları ‘sahabe’ yapan en belirgin özelliklerinden biri de bu: bir şeyi ahiretteki karşılığını düşünerek, hayal ederek yapmak ya da yapmamak…

Herkes bilir ki, hayalperest olmak insana elbette bir şey kazandırmaz; fakat hayalini kullanmak; hele de ‘sahabiler’ gibi kullanmak insana Rabbinin rızasını, ebedî kurtuluşu kazandırabilir…