87 Yazı Prof. Dr. Fatih Satıl

Yazar Profili »

Kan Ağlayan Ağaç

Mayıs 2016, 473 529 Görüntülenme Eklenme Tarih: 13 Aralık 2019 18:14 Prof. Dr. Fatih Satıl

 

Ejder ağacı, kesildiği ya da gövdesi yaralandığı zaman kırmızı renkli bir sıvı akıtan ilginç ve sıra dışı bir ağaç. Hint Okyanusu kıyısında yer alan Somali sahillerinde yetişiyor. Ağaçtan süzülen kan görünümlü sıvı ise, binbir derdin devası olarak görülüyor.

Ejder veya Ejder Kanı Ağacı “Dracaena drago, dünyamızın en değişik ve görülmeye değer ağaçlarından biridir. Bu ağacın ana vatanı, Kuzey Atlantik Okyanusundaki Kanarya Adaları, Madeira Adası ve Cape Verde Adasıdır. Çok uzun yaşayan bu ağaçların boyları 10 m’yi, gövde çapları ise 1 m’yi bulur.

Bu ağaçtan elde edilen ve “Ejderha Kanı” adı verilen sıvı, aslında doğal bir ağaç reçinesi olup “Dragon’s Blood” olarak da bilinir. Gövdeleri yaralandığı zaman sızan kırmızı kan rengi reçine nedeni ile ejder ağacı olarak adlandırılırlar. Bu değerli reçine tamamen doğal ve organiktir. Koyu kırmızı kıvamında olan bu reçinenin kendine has karakteristik, çok keskin ekşimsi bir kokusu vardır. Aslında ‘Ejderha Kanı’nın bu keskin kokusu, çok yüksek anti-oksidan değerinden kaynaklanmaktadır.

Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda, kırmızı renkli bu reçine sıvısı içinde, insan ve hayvanların kanında bulunan “hem” (hemoglobinin içindeki demir) maddesi keşfedilmiştir.

 

Cilt için mükemmel faydası var

Ejderha Kanı reçinesinin iyileştirici özelliği Amazon yağmur ormanlarının yerli kabileleri tarafından yüzlerce yıldır bilinmekte ve cilt için en yararlı bitkisel madde olarak kabul edilmektedir.

Son yıllarda yapılan araştırmalar bu reçinenin değerli bir kozmetik maddesi olduğunu kanıtlamıştır.

Ejderha Kanı’nın içerdiği anti-enflamatuar, antiseptik, yara iyileşmesine ve hücre yenilenmesine faydalı özellikleri sayesinde birçok cilt problemi için şifa vesilesidir. Ejderha Kanı reçinesi cilt için eşsiz bir madde olduğu içerdiği aktif maddelerden yani dimethylcedrusine adlı bir lignan ile taspi ve protoancianidinas adlı alkaloidlerden kaynaklanmaktadır. Birçok klinik ve bilimsel çalışmalar bu taspi maddesinin yaraların iyileşme hızını 4 kat artırdığını ve cilt hücrelerinin yenilenmesinde yararlı olduğunu göstermektedir.

Demek ki; Şâfî-i Hakîm-i Zülcelal, hikmetiyle her hastalığa şifa olacak maddeleri yaratıyor ve adeta büyük bir eczahane hükmüne getirdiği dünyada her derde bir deva hazırlıyor.

 

Kanamaları durdurmak için kullanılıyor

Amazon ormanındaki yerliler, bu reçineyi yüzyıllardır kanamaları durdurma da, yaraları dezenfekte etmede ve her tür cilt sorunlarını iyileştirmede kullanmaktalar.

Bu yöredeki kabilelerce, deri sıyrıkları, yara ve kesikler, yanıklar, ağız ülseri, böcek ısırıkları, egzama, sedef, akne, sivilce, dudak uçuklarına ve daha başka rahatsızlıklara karşı Ejderha Kanı, lokal oral olarak kullanılmaktadır.

Bu sıvı tıbbi kullanımlar dışında, vernik ve tahta boyası olarak da kullanılmaktadır.

 

Bir damlası yetiyor

Bir damla Ejderha Kanı üç tam elmadan daha fazla doğal antioksidan madde içerir.

Ejderha Kanı bileşenlerinden olan protoancianidinas alkoloidi bilinen C vitamininden 20 kat, E vitamininden 50 kat daha tesirli olması bu reçineyi mükemmel doğal bir anti-aging (yaşlanma önleyici) maddesi yapmaktadır.

İşte yeryüzündeki tüm canlıların lisanı halleriyle ifade ettikleri gibi ejderha ağacı da, gayet derecede alîmane, hakîmane, kerimane, latifane, cemilane yapılmış muhtelif suretleri ile ilân ederler ki: Biz, bir Rahman-ı Zülcemal’in ve bir Rahîm-i Zülkemal’in mucizevi hediyeleriyiz.

 

Kaynaklar:

1. Gupta D. et al. (2008). Dragon’s blood: Botany, chemistry and therapeutic uses. Journal of Ethnopharmacology, 115: 361-380.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Adını Hz. Meryem’den Alan Şifalı Bir Bitki: Biberiye

Bilimsel adı Rosmarinus officinalis olan bu şifalı bitki, halk arasında yaygın olarak Biberiye ve Kuşdili adlarıyla bilinir. “Rosmarinus” terimi Latince’de “deniz şebnemi” anlamına gelir. Avrupa’da ise bitkisinin Hz. Meryem ile ilgili efsanelerinden olsa gerek, biberiye bitkisine “Rose of Mary” denilmiş ve literatüre de “Rosemary” olarak geçmiştir.

Devamı »

Hekimlerin Piri, Filozofların Üstadı, Meşhur Dâhi İbni Sina

İbn-i Sina, 980 yılında günümüz Özbekistan’ında yer alan Buhara yakınlarındaki Afşana kentinde doğmuştur. Olağanüstü bir zekaya sahip olduğu için daha 10 yaşındayken Kur’an-ı Kerîm’i ezberlemiş, felsefe, edebiyat, matematik, tıp gibi çeşitli alanlarda bilgisiyle hocalarını bile geçmeyi başarmıştır.

Devamı »

Kargalar Çöp Topluyor / Zararlı Kimyasallar Yerine Hayvanlar Kullanılabilir

Fransa’da insanların çevreye karşı duyarlılığını artırmak isteyen bir hayvanat bahçesi, özel olarak eğitilen altı akıllı(!) kargaya sigara izmariti ve çöp toplatmayı amaçlayan bir proje geliştirdi.

Devamı »

Canlılar Dünyasının En “BABA”ları

Babalar, annelere göre biraz daha ciddi olmakla birlikte, çocuklarına karşı da annelerinden daha ilgisiz bilinirler. Fakat bazı canlı türlerinin babaları tüm dünyaya örnek olacak cinstendir. Babalar Gününe özel olarak o babalardan birkaç örnek verelim:

Devamı »