ARAMA SAYFASI

Fuat Sezgin Hocadan İki Önemli Ders

Fuat Sezgin Hocadan İki Önemli Ders

“Ben 50 senedir, Batının bu yaptığının yalan olduğunu, arada atlamaya çalıştıkları medeniyetin (m.800-1600) İSLÂM MEDENİYETİ olduğunu ispatlamaya çalışıyorum.” Batı, İslâm Medeniyetinin katkısı olmadan asla bugünkü Batı olamazdı. Avrupa’da herkes birçok şey bilir, fakat bu hususu maalesef bilmez.

 

 

“Bilimler Tarihinde sıfırdan bir şey yapmak yoktur. Her şey adım adım gelişmelerle olur.”

 

Fuat Sezgin’in Batı’ya Dersi:

Batı’da ilim haysiyetini her şeyin önünde tutan çok az bilim adamı hariç, büyük bir çoğunluk bütün icat, buluş ve bilimsel kaynak çalışmalarının kendilerince ortaya konulduğunu rahatça söyleyegeldiler. İslâm Medeniyetinin kendilerine kattığı değerleri hırsızca alıp sonra da bunu inkâr ettiler. Böylece İslâm Medeniyetini aradan çıkararak kendilerini Yunan’a, Roma’ya dayandırmak istediler. Bunu büyük bir propagandaya dönüştürerek, her şeyin Batı kaynaklı olduğu algısını dalga dalga her yere yaydılar. Bu yalan öyle boyutlara vardı ki, bizim okullarımızda bile bunları maalesef son birkaç asırdır gerçekmiş gibi dillendiren insanlar çıktı. Yeni nesiller bu yanlış ve haksız empozelerle yetiştirilip körü körüne Batı hayranı oldular. İlmin kıblesini daima Batı bildiler. Bu anlayışla kendi inancını, milletini ve taşıdığı değerleri aşağılayarak yükseleceklerini sandılar.

Hiç şüphesiz Batı’nın bu seküler ve tek taraflı bilim anlayışına itiraz eden ilim ve fikir adamlarımız da oldu. Bunlar içerisinde özellikle Prof. Dr. Fuat Sezgin Hocamızın yeri bir başkadır. O, Batı’nın üzerimize örtmeye çalıştığı bu karanlık perdeyi eserleri ile yırtıp atmayı başarmış nadir insanlardandır.

Samimi bir inanç ve eşsiz bir azimle Avrupa’nın göbeğinde yaptığı çok değerli çalışmalarla bu kâbusu bertaraf etmiştir. İnsan olmanın, ilmin ve inancın bir gereği olarak hakkı hak sahibine teslim etmiştir. Kim ne yaptı ise belge ve bilgilere dayalı olarak onu güneş gibi ortaya koymuştur. Tabiri caizse; “Sezar’ın hakkını Sezar’a vermiştir.” İslâm’ın ve Müslümanların hakkına sahip çıkarak haklarını tescillemiştir. Bunları yaparken Batı’nın ortaya koyduğu bilimsel gerçekleri hiçbir şekilde inkâr etmemiş, küçük görmemiş, onların da hakkını teslim etmiştir.

Uzun zamanlar tek taraflı ‘galip’ olmaya alışmış olan birçok Batılının bunu kabullenmesi elbette kolay olmamıştır. Ama hiçbir şey Fuat Hocayı hedefine doğru yürümekten asla bir an dahi geri koyamamıştır.

Fuat Sezgin Hoca yukarıda belirtmeye çalıştığımız gibi, birçok Batılının bilim hırsızlığını şu cümleleri ile özetliyor:

“Ben 50 senedir, Batının bu yaptığının yalan olduğunu, arada atlamaya çalıştıkları medeniyetin (m.800-1600) İSLÂM MEDENİYETİ olduğunu ispatlamaya çalışıyorum.” Batı, İslâm Medeniyetinin katkısı olmadan asla bugünkü Batı olamazdı. Avrupa’da herkes birçok şey bilir, fakat bu hususu maalesef bilmez.

Oysa Müslüman İlim Öncüleri, Roma ve Yunan Medeniyetinden aldıklarını geliştirip devam ettirmişler ve bunu yaparken kimden aldıklarının senedini de hiç gocunmadan sahih olarak yazıp tarihe not düşmüşlerdir. Önemli olan da bu farkı ortaya koymaktır.

 

Fuat Sezgin’in Müslümanlara Dersi:

Fuat Sezgin’in bir diğer önemli amacı ise bütün İslâm Milletlerine bir ders ve şuur vermektir.

İslâm Bilim Tarihinin zirve yıllarındaki gerçeği analiz eder ve yeniden o ruha dönüş çağrısı yapar. “Oku!” emri ile mutlaka Kur’an ve Kâinat Kitabının birlikte okunması gerektiğini belirtir. Aksi takdirde içine düştüğümüz bu geri kalmışlıktan ve bocalamadan kurtulmak boş bir hayaldir. Müslümanların mazisinde iftihar ettikleri altın sayfaların işte bu anlayışla ortaya konulduğunu haykırır. Çalışmayı ibadet sayan bir dinin mensuplarının bugün akıl almaz dereceye varan bu tembelliğini şiddetle kınar ve reddeder. Onu mutlu edecek tek şeyin ‘az laf, çok iş’ yapmak olduğuna vurgu yapar. Kaybettiklerimizi başka yerde arayarak bulmanın imkânsızlığını dile getirir ve: “Yiğit düştüğü yerden ayağa kalkar.” Hakikatinin altını kalınca çizer.

Fuat Hoca Müslümanlarla ilgili olarak asıl hedefini şöyle özetler:

“Müslümanlar, ilimler tarihindeki muazzam yerlerini bilmedikleri için veya yanlış bildikleri için; Avrupalılar karşısında büyük bir aşağılık duygusu içindeler. Benim asıl amacım onlara atalarının ilimler tarihindeki muazzam yerlerini göstermek ve öğretmektir…”

Prof. Dr. Fuat Sezgin eserlerinde bizlere, İslâm Dünyasının bilim ve teknikte nasıl ve niçin duraklayıp geri kaldığını, bu durumdan kurtulmak için yeniden dirilişin nasıl mümkün olacağının ipuçlarını sunar. Ders alınması dileğiyle…

 

Prof. Dr. Fuat Sezgin, enstitüde yayınladığı Müslüman bir bilgin’in kitabı üzerinden değerlendirmeler yaparken. Yıl 2004.