ARAMA SAYFASI

Canlılardaki Benzer Yapılar

Bütün canlılarda fizik, kimya ve biyoloji kanunlarının aynı tarzda işlemesi onların evrimini değil, yaratıcılarının bir olduğunu gösterir.

 

Biyoloji öğretmenimiz, en ilkel bakteride de glikoliz evresinin olduğunu, en gelişmiş tür olan insanda da aynı evrenin olduğunu ve bunun evrimin en bariz ispatı olduğunu söylüyor. Bu doğru mu?

 

Bütün canlılarda fizik, kimya ve biyoloji kanunlarının aynı tarzda işlemesi onların evrimini değil, yaratıcılarının bir olduğunu gösterir. Aslında her varlık Yaratıcısının varlığını ve birliğini gösterdiği halde, bir Yaratıcıyı kabul etmek istemeyenler, her şeyi evrime bağlıyorlar.

Önce glikoliz evresinin ne olduğuna göz atalım. Canlılarda solunum sonucu besinlerin yanmasıyla enerji elde edilir. Bu sırada karbonhidratlar, oksijen ve karbondioksite kadar parçalanır. Bu kimyevî reaksiyonun bir safhası glikoliz evresi olarak adlandırılır.

Bu solunum sadece bakteride ve insanda değil, bütün canlılarda ortaktır. Yani solunumun bu safhası hem bitkilerde, hem hayvanlarda ve hem de insanlarda görülür. Hatta hepsinde de solunum, sindirim, boşaltım, büyüme, gelişme ve farklılaşma kanunları aynıdır. Ayrıca hücre yapıları da büyük oranda benzerdir. Hücrelerdeki mitokondrilerin, ribozomların, RNA’ların ve DNA’ların temel yapıları ve işleyişleri aynıdır. Hatta sadece canlılar değil, cansız âlem de, karbon, oksijen, hidrojen, demir, karbon, kükürt vs. gibi ortak 114 elementten meydana gelmiştir. Nasıl ki, bizim alfabemizde 29 harf varsa ve bütün kitaplar bu 29 harfle yazılmışsa, kâinattaki varlıkların maddî yapıları da 114 elementten yapılmıştır. Yani bir bakıma kâinattaki bütün varlıklar 114 harf kullanılarak yazılmıştır.

İşte atomdan galaksilere kadar bütün canlı ve cansızların varlığı, sanatlı, ölçülü bir şekilde yaratılmış olmaları ve canlıların hayatlarının devamının sağlanması, sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi bir yaratıcıyı göstermektedir.

Herhangi bir imzanın veya yazının bir şahsa ait olduğu iddia edilince, ilk yapılacak şey, o şahsa bir imza attırılıp ve birkaç satır yazı yazdırılmasıdır. Şayet yazı ve imza sitili benziyorsa, iddia edilen yazı ve imzanın, o şahsa ait olduğuna hükmedilir. İşte âlemdeki bütün canlılarda aynı imzanın, benzer mührün bulunması, onların evrimine değil, o imzayı atanın, yazıyı yazanın bir ve aynı olduğuna delildir.

Sonuç olarak, yeryüzünün her tarafında bitki, hayvan ve insanlarda aynı biyolojik kanunların görülmesi, yani yaratılışlarının benzer olması, onların evrimine değil, Yaratıcılarının bir olduğuna işaret eder. Yani, yeryüzündeki bütün tavukların aynı, bütün ineklerin aynı, bütün sineklerin aynı, bütün balıkların aynı, bütün kelebeklerin aynı, bütün güllerin aynı olması; bütün insanların aynı havayı teneffüs etmesi ve aynı biyolojik kanunlara tâbi olması, ışığın varlığının güneşi gösterdiği gibi, yaratıcılarının varlığını, birliğini ve aynı olduğunu göstermektedir.