49 Yazı Prof. Dr. Adem Tatlı

Yazar Profili »

Evrimi Tetikleyen Mekanizmalar Mı Var?

Kasım 2014, 455 143 Görüntülenme Eklenme Tarih: 15 Nisan 2020 18:46 Prof. Dr. Adem Tatlı

 

''Evrimciler onbeş kadar evrimi tetikleyen mekanizmadan bahsediyor ve mutasyonun evrim mekanizmaları arasında yüzdesi az olduğunu söylüyorlar. Neden diğer mekanizmalardan bahsetmiyorsunuz; mutasyon ve doğal seleksiyonu anlatıyorsunuz?”

Cevap:

Evrimi savunanlar şimdiye kadar, evrimin esas tetikleyicisi olarak mutasyonları gösteriyorlardı. Sorular böyle olduğu için mutasyonlardan daha çok söz edilmiştir.

Aslında bir varlığın ortaya çıkmasını tetikleyen olaylar, bahsettiğiniz gibi 15 değil, belki yüzlercedir. Bilimsel çalışmalarla bu tetikleyicilerin sayısı her geçen gün artar. Çünkü bir bilimsel problemi çözdüğünüz zaman altından başka bir derinlik çıkıyor. İğne ile kuyu kazar gibi, o derinlik içinde nelerin nasıl şekillendiğini anlamaya çalışıyorsunuz. Her çözdüğünüz problem, altından başka meseleleri gündeme getiriyor. Bunun içindir ki, akademik çalışmalar genellikle yüzeysel değil derinliğinedir. Mesela insanın dişini ele alalım. Bu küçük kemik parçasını inceleyerek yüzlerce insan profesör olmuştur. Belki binlerce kişi böylece bilim adamı olacaktır. İnsanın diğer organları da öyledir.

İşte bizim ısrarla üzerinde durduğumuz konu, evrimcilerle ters düştüğümüz nokta budur. Yani, baştan sona her bir varlığın mahiyetinde bulunan ve görünen bu ilmin bir âlimi olmalıdır. Dişin gerek yapısı ve gerekse görevi ilimle örülmüştür. Bu yapıyı anlamak ve çözmek insanları bilim adamı yapıyor. O halde bu ilmin bir ortaya koyucusu, yani âlimi olmalıdır. O âlim, sonsuz ilim, kudret ve irade sahibi Allah’tır. Evrimciler ise, Allah’ı devreden çıkarıp her şeyi tesadüfe ve tabiata veriyorlar.

Her olayın bir değil, pek çok tetikleyicisi vardır. Esas olan o tetikleyiciyi kimin harekete geçirdiğidir. Sözgelimi elma ağacının meyve verebilmesi için pek çok tetikleyiciye ihtiyaç vardır. Her şeyden önce baharın gelmesi gerekir. Baharı kim getirecek? Belli oranda ısı, ışık ve besinlerin olması, onların hücrelere taşınması, yaprak hücrelerinde fotosentez olayının cereyan etmesine ihtiyaç vardır. Elbette bunun için de güneşin, havanın ve suyun olması gerekir. İşte bütün bunlar ve daha saymadıklarımız elmanın tetikleyicileridir. Bütün bu sebepleri bilim kendi metotları içerisinde inceler, ortaya koyar. Burada bizi alakadar eden nokta, bu olaylarda tetikleyicinin kim olduğudur.

Her canlının varlık sahasına çıkması amaçlanmış bir sonuca doğru belli safhaların gerçekleşmesi ile olur. Bu kasıtlı değişiklikler ise o varlığın ortaya çıkması yönündeki Allah’ın iradesini ve ilmini gösterir. Buradan da anlıyoruz ki, kâinattaki olayların ve sonuçların tetikleyicisi, yaratıcısı, idarecisi, ilim, kudret ve irade sahibi Allah’tır. Bunu anladıktan sonra kâinattaki bütün evrimler, devrimler ve değişikliklerin O’nun eseri olduğu anlaşılacaktır. 

 

 


Kasım 2014, 455 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Canlılardaki Hayat Nereden Geliyor?

Soru: “Hemen hemen gözle görülmeyen bir hücrenin protoplazma damlacığına bakılırsa, bu şeffaf jelatinli maddenin hareket etmeye, güneşten enerji çekmeye kabiliyetli olduğu görülür. Bu tek hücre, bu şeffaf ve buğu manzarasındaki damlacık içerisinde hayatın tohumu saklanmakta, onunla büyük-küçük bütün canlılara hayat aşılanmaktadır. Hücrenin bu damlacığına böyle bir özelliği kim vermiştir?”

Devamı »

İnsanda Saldırganlık Geni Varsa, Cüz'i İradeden ve Sorumluluktan Söz Edilebilir mi?

Soru: İnsanda MAOA savunucu geni var. Bu gen insanı hiddetlendiriyor, saldırgan yapıyor ve bazen bu saldırganlık cinayetle, yani suçla sonuçlanabiliyor. Peki insanlar sahip oldukları genler tarafından yönlendiriliyorsa, burada cüz’i iradeden ve sorumluluktan söz edilebilir mi?

Devamı »

Yok Olmayı Kim İster ki?

Devamı »

“Bana Bir Mucize Göster ki İnanayım?”

Bazı inanmayanlar şöyle diyorlar: “Madem bütün kâinatı yarattı. Bana bir mucize göster ki inanayım” gibi sözler söylüyorlar. Onlara ne dersiniz?

Devamı »