87 Yazı Prof. Dr. Fatih Satıl

Yazar Profili »

Ceviz Ve Beyin

Aralık 2014, 456 134 Görüntülenme Eklenme Tarih: 16 Nisan 2020 21:20 Prof. Dr. Fatih Satıl

 

Tabiatta her şey, hal diliyle insanoğluna bir şeyler söylüyor. Tâ ki duyup istifade etsin. Bazen koku, bazen türlü türlü renkleri ve şekilleri ile sesini duyurmaya çalışıyor. Bu açıdan bakıldığında, bazı meyve ve sebzeler ile organlarımız arasındaki benzerlikler çoğumuzun dikkatini çekmiş olmalıdır. Aslında dikkatli bakıldığında bu benzerliğin altında bizler için bir mesajın olduğu ve bu benzerliğin hiç de tesadüfî olmadığı görülecektir.

Bu konuyla ilgili olarak, meyvelerin hangi organa benziyorlarsa o organlara faydası olduğunu savunan bazı görüşler de vardır. Hatta bitkilerin şifa sebebi olmasıyla ilgili, günümüzde de kabul gören “The Doctrine of Signatures/İşaretler veya imzalar doktrini” teorisi de doğayı okumak üzerine kurulu bir yaklaşım biçimidir.

Meyveler ve insan organları konusunda pekçok örnekler mevcuttur. Biz bu yazımızda ceviz ve beyin arasındaki benzerlik ve ilişkileri inceleyeceğiz.

 

Ceviz ile insan beyni arasındaki benzerlik

Ceviz, bu konuda hepimizin aklına ilk gelen meyvedir. Çünkü ceviz küçük bir beyin görünümündedir.

Ceviz içi, koruyucu sert bir kabukla örtülmüştür; tıpkı insan beyninin koruyucu sert bir kafatası ile örtülmesi gibi.

Cevizin bu odunsu sert kabuğu açıldığında, kabuğun altındaki ceviz içinin iki eşit parça halinde olduğu dikkatimizi çeker; tıpkı insan beyninin iki yarımküreden oluşması gibi.

En içteki ceviz içi; zarla çevrili kıvrımlardan oluşmuştur; tıpkı beyinde olduğu gibi.

Tüm bunlara ek olarak, meyveler arasında içeriğinde gümüş iyonu taşıyan tek meyve cevizdir. Enteresandır, insan bedeninde gümüş iyonuna ihtiyaç duyan tek organ da beyindir. Ayrıca ceviz beynin ihtiyaç duyduğu Omega 3, Omega 6, A, B ve E vitaminlerini de içerir.

Tüm bunlardan anlaşılıyor ki ceviz, hem görünüşüyle, hem de içindeki besin ve mineralleriyle, adeta “Ben beyin için yaratıldım!” demektedir. O halde beyni kim yarattıysa, tıpkı beyne benzeyen ve beynin ihtiyacı olan maddeleri barındıran cevizi de O yaratmıştır. Manen bu benzerlik bize “Biz biriz ve bir elden çıkmışız, birtek zâtın malıyız. Ve birimizi yapan, elbette umumumuzu (hepimizi) o yapar.” demektedir.

 

Cevizin saymakla bitmez faydaları

Her nimet bizim için yaratılır, şekillendirilir ve içlerine ihtiyacımız olan şeyler ölçülü olarak konulur. Ceviz de böyledir. Mesela cevizde bulunan fitosteroller, bağışıklık sistemini güçlendirerek kalın bağırsak, göğüs ve prostat kanseri gibi kanser türlerinden korunma sağlıyor.

Cevizdeki yüksek orandaki omega-3 yağ asitleri kalp hastalıklarını, inmeyi, diyabeti ve yüksek kan basıncını azaltıyor. Ceviz tüketimi kandaki kolesterol seviyesini düşürüyor ve kalp atışlarında düzensizliği önlüyor.

Cevizin, antioksidan özelliği dolayısıyla kardiyovasküler ve sinir sistemine zarar veren parkinson ve alzheimer gibi hastalıkların gelişimini erteleyebileceği veya azaltabileceği de ileri sürülüyor.

Günümüzde milyonların derdi olan depresyona karşı da ceviz önemli bir yere sahip. Cevizin hafif antidepresan özelliği, içindeki ‘triptofan’dan kaynaklanıyor. Triptofan, beynimizde duygu durumunu kontrol eden önemli bir beyin kimyasalı olan serotonine dönüşerek etki yapıyor. Bu nedenle, yatmadan önce yiyeceğiniz yarım avuç içi kadar cevizin içindeki triptofan, iyi uyumanıza yardımcı olabilir.

Cevizdeki melatonin, beyin bezesi tarafından salgılanan melatoninin insan vücudunun kullanıma hazır formunu içeriyor. Melatonin, gece çalışan ve zaman farkından dolayı uyku düzensizliği çeken kişilerde uyuma rahatsızlıklarını ortadan kaldırabiliyor.

Ve sayamadığımız daha pek çok faydası bulunan ceviz, aşırıya kaçmadan kararınca ve yerinde tüketildiği takdirde en büyük besin kaynağınız olacaktır.

Böyle ceviz gibi mucizevî meyvelerde gözle görülen hikmetleri görmezden gelenlere ya da bütün bunların tesadüf eseri oluştuğunu söyleyenlere, bırakın bilim adamı demeyi akıl sahibi bir insan denebilir mi?

 

Günde kaç ceviz yemeliyiz?

Günlük yenmesi gereken ceviz miktarı, 30-50 gram arasındadır. Bu da 2-3 adet cevize tekabül eder. Ceviz, aşırı tüketildiği zaman yani günde 4 taneden fazla tüketildiği zaman, vücut ihtiyacı olan kadarını alıp, fazla yenilen kısmını ise kiloya ve yağa çevirecektir. Bu da vücut için oldukça zararlıdır. Yani her gıdada olduğu gibi “Azı karar, çoğu zarar” diyebiliriz.

 

 

Kaynaklar

1. Wilkes, E. Doğanın Gizli Mesajları. Kuraldışı Yayınları: İstanbul, 2010

2. Tanrıkulu, N. Doğanın işaret dili: İşaretten hayata. Buğday Elektronik Bülten. 2012

 

 


Aralık 2014, 456 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Adını Hz. Meryem’den Alan Şifalı Bir Bitki: Biberiye

Bilimsel adı Rosmarinus officinalis olan bu şifalı bitki, halk arasında yaygın olarak Biberiye ve Kuşdili adlarıyla bilinir. “Rosmarinus” terimi Latince’de “deniz şebnemi” anlamına gelir. Avrupa’da ise bitkisinin Hz. Meryem ile ilgili efsanelerinden olsa gerek, biberiye bitkisine “Rose of Mary” denilmiş ve literatüre de “Rosemary” olarak geçmiştir.

Devamı »

Hekimlerin Piri, Filozofların Üstadı, Meşhur Dâhi İbni Sina

İbn-i Sina, 980 yılında günümüz Özbekistan’ında yer alan Buhara yakınlarındaki Afşana kentinde doğmuştur. Olağanüstü bir zekaya sahip olduğu için daha 10 yaşındayken Kur’an-ı Kerîm’i ezberlemiş, felsefe, edebiyat, matematik, tıp gibi çeşitli alanlarda bilgisiyle hocalarını bile geçmeyi başarmıştır.

Devamı »

Kargalar Çöp Topluyor / Zararlı Kimyasallar Yerine Hayvanlar Kullanılabilir

Fransa’da insanların çevreye karşı duyarlılığını artırmak isteyen bir hayvanat bahçesi, özel olarak eğitilen altı akıllı(!) kargaya sigara izmariti ve çöp toplatmayı amaçlayan bir proje geliştirdi.

Devamı »

Canlılar Dünyasının En “BABA”ları

Babalar, annelere göre biraz daha ciddi olmakla birlikte, çocuklarına karşı da annelerinden daha ilgisiz bilinirler. Fakat bazı canlı türlerinin babaları tüm dünyaya örnek olacak cinstendir. Babalar Gününe özel olarak o babalardan birkaç örnek verelim:

Devamı »