ARAMA SAYFASI

Bir Filmden Kur’an’a

Bir Filmden Kur’an’a

İstihbahat uzmanı, öğrencilere sorgulama tekniklerini öğretiyordu. Kendi sorguladığı bir vakayı örnek olarak seçmişti. Sorguladığı kişinin, yurt dışına kaçan bir rejim karşıtına yardım ettiğinden şüphe ediliyordu. Sorgu kayıtlarını baştan sona dinletti. Sonra sınıfa sordu:

“Dikkatinizi çeken bir şey var mı?”

Birkaç kişi, “Hep aynı şeyleri söylüyor” dedi.

Gerçekten de “O akşam neredeydin?” sorusuna hep aynı cevabı vermişti. “Filan arkadaşımla buluştuk. Sonra şuraya gittik. Biraz eğlendik. Ardından da gece yarısı ayrıldık. Şu ve şu kişiler de buna şahittir.”

Adamın onca baskı sonrası hala aynı cevabı vermesi, öğrencilerde “Galiba adam haklı. Suçsuz yere işkence etmişler” düşüncesi oluşturmuştu.

İstihbarat uzmanı “Evet” dedi, “Hep aynı cevabı veriyor. Kelimesi kelimesine aynı cümlelerle.” Sonra “Oysa” dedi, “Doğruyu söyleyen kişi, olayı her seferinde farklı yönden ve farklı şekilde anlatır. Yalan söyleyenler ise, hata yapmamak için ezberledikleri senaryoyu aynen tekrarlayıp dururlar.”

Ve uzman son kaseti dinletti. Adam suçunu itiraf etmişti. O dakikaya kadar, tekrar tekrar aynen söylediği ifadeler yalandı. Öğrenciler şaşkınlıkla baka kaldılar. Ardından bir alkış duyuldu.

Yabancı bir filmden bir kesit aktardım size. Aktarma sebebim ise şu ki: Geçenlerde Kur’an’daki peygamber kıssalarıyla ilgili bir soru gelmişti aklıma: “Kur’an neden eski peygamberlerin yaşadıkları olayları, farklı surelerde, her seferinde ayrı bir yönden ve değişik ifadelerle anlatıyor?” diye kendi kendime sormuştum. Üstüne bu film geldi. Ve bana güzel bir cevap oldu.

Kur’an’ı hak ile indirene hamd olsun.