64 Yazı Ümit Şimşek

Yazar Profili »

Uçan Kuşa Yakıt

Nisan 2012, 424 253 Görüntülenme Eklenme Tarih: 25 Mayıs 2020 16:33 Ümit Şimşek

 

Kuşlar da her canlı gibi rızık ister.

Ve her canlı gibi kendisine lâyık rızka kavuşur.

Peki, kuşa lâyık olan rızık hangisidir?

Ot değil, yaprak değil… Çünkü bunların vereceği enerji, bir kuşu uçurmaya yetmez. Oysa kuş uçmak için yaratılmış ve gagasından sindirim sistemine kadar her şeyi ona göre düzenlenmiştir.

Nasıl bir uçak motoru yüksek oktanlı benzin isterse, bir kuşun sindirim sistemi de yüksek kalorili gıda ister. Bunlar ise tohum, meyve, böcek gibi besinlerdir.

...

Bir kuşun gagasına bakarak onun neyle beslendiğini anlayabilirsiniz. Bir papağan gagası, martının işini çok zorlaştırırdı. Muhabbet kuşu için de makas gibi keskin gagasından daha mükemmel bir alet düşünülebilir mi? İsterseniz, ufacık danenin kabuğunu bir çırpıda soyup atıveren muhabbet kuşunun yaptığı işi, dilediğiniz âleti kullanmak suretiyle siz yapmayı bir deneyin!

Kuşun rızkı ne ise, ona iştahı vardır. Ve neye iştahı varsa, ona uygun bir vücut yapısıyla yaratılmıştır. Yeri göğü araştırıp bütün kuş cinslerini inceleseniz, hiç birinde en küçük bir hatadan eser göremezsiniz.

Kuşun yaratılması da, rızıklandırılması da öylesine kusursuzdur.

Kuşun yüksek kalorili besin alması yetmez. Alınan besin sür’atle enerjiye çevrilmeli ve posası az olmalıdır ki, kuşun vücudunda fazla ağırlık edip de uçuşta güçlük çıkarmasın.

Gerçekten de kuş, memeli hayvanlara nispetle, yediklerinin üç mislini enerjiye çevirir. Üstelik, bu işlem son derece yüksek bir hızla cereyan eder. Çoğu zaman bir veya iki saat içinde, bazen de yarım saatten az bir zamanda besin tamamen kana karışmış, artık maddeler vücuttan atılmıştır bile!

...

Kuşlar da her canlı gibi rızık ister.

Ve her canlı gibi kendisine lâyık rızka kavuşur.

Demek hepsini yaratan Bir olduğu gibi, rızıklandıran da Birdir. Ve O, kimin neye lâyık olduğunu görür, bilir ve verir.

Canlılar arasındaki rızık dağılımında görülen bu adalet, haşir gününde en büyük tecellîsini gösterecek olan bir adaletin bu dünyadaki bir habercisidir.

 

 


Nisan 2012, 424 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Kur’ân-ı Mübîn / Doğruyu Yanlıştan, Hakkı Bâtıldan Ayırt Eden Kitap

O, doğruyu yanlıştan, hakkı bâtıldan ayırt eder. Ona yönelen ve onda hidayet arayan kimse, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu onda apaçık görür, izlenecek yolu apaçık şekilde onda bulur.

Devamı »

Cevaplarını Bulan Bir Hayatı Nasıl Değişti? / Fırıncı Ağabey’in Ardından

Ne yazık ki, böyle büyük şahsiyetlerin müddet-i hayatlarında insanlar onların yokluğunu tasavvur edemiyor. Bu yüzden, onlar gibi olmak ve onlara benzer insanlar yetiştirmek ihtiyacı çok fazla hissedilmiyor. Ama hayatın en büyük gerçeği bir gün o büyük insanları aramızdan alıp götürdüğünde, bir başka büyük gerçeğin ister istemez farkına varıveriyoruz: Büyük ve küçük âlemlerin her ikisinde birden böyle hedeflerin peşinde koşacak ideal sahiplerine meğer pek çok ihtiyacımız varmış!

Devamı »

Kur'an Kıssalarındaki Terapi

KUR’ÂN-I KERÎM’İN kıssaları, içerdikleri pek çok dersin yanı sıra, inananlar için büyük bir güç kaynağı teşkil ederler. O kıssalar, her şeyden önce, hakkın tâ kendisidir, tümüyle yaşanmış gerçeklerdir. Onlarda hiçbir kuşkuya yer yoktur. Onun için, o kıssaları okuyanlar, herhangi bir tereddüde kapılmaksızın, kendilerini bu dünyada yaşanmış gerçek olayların içinde bulurlar.

Devamı »

Allah Bu Özel Nimeti Kimlere Veriyor? / Furkan Sahibi Olanlar

KUR’ÂN-I KERÎM’İN öyle âyetleri vardır ki, daha ilk bakışta, “İşte bu bana yeter” dedirtir. Gerçekten de, o birkaç kelimelik özlü cümle içinde, insana hayattan beklediği her şeyi verebilecek bir kapasite vardır. İşte bu âyet de, öyle âyetlerden biridir ve insana, hayatının bütün aşamalarında yol gösterecek hedefleri ve bu hedeflere ulaşmasını sağlayacak bir altın formülü sunmaktadır...

Devamı »