13 Yazı Selçuk Yıldırım

Yazar Profili »

Bir Hayatın Sönüşü

Temmuz 2012, 427 158 Görüntülenme Eklenme Tarih: 27 Mayıs 2020 22:41 Selçuk Yıldırım

 

Aşağıdaki yazı H. Scpwab tarafından, Almanya’da kürtaj tartışılırken kaleme alınmış ve dergimizin Ekim 1983 sayısında yayımlanmıştır. Yazı anne karnındaki bir ceninin hayalî hatıralarını konu edinmektedir.

*****

5 Ekim: Bugün var olmaya başladım. Durumu henüz annemle babam bilmiyor. Bir elma çekirdeğinden daha da küçüğüm. Ama ne de olsa ben benim. Belirli bir şekle girmediğim halde, benliğimi hissediyorum. Kız olacağım ve çiçekleri seveceğim.

19 Ekim: Biraz büyüdümse de herhangi bir hareket yapacak kudrette değilim. Annem beni kendi kanı ile besliyor. Kalbinin alt yönünde beni barındırıyor. Hoşuma giden şu ki, annem henüz hiçbir şeyden haberdar değil.

23 Ekim: Ağzım teşekkül etmeye başladı. Düşünün, bir yıl sonra rahatça gülebileceğim! Daha sonra da konuşabileceğim. Söyleyeceğim ilk kelimenin ‘Anne’ olacağından eminim. Kim iddia ediyor henüz bir varlık olmadığımı! Bir parça ekmek kırıntısı da ekmek değil mi?

27 Ekim: Bugün ilk olarak kalbim atmaya başladı. Bundan böyle hayatımın sonuna kadar kalbim çalışacak. Ben kalbimi sevgilerle dolduracağım. Sonra yıllar akıp gidecek. Kalbim yorulacak ve nihayet duracak. O zaman ben de ölmüş olacağım. Şimdiden bunları düşünmeme gerek yok. Çünkü henüz yolun başındayım.

2 Kasım: Her gün biraz daha büyüyorum. Kollarım ve bacaklarım biçimlenmeye başladı. Fakat bu bacaklarımla anneme koşmak ve kollarımı açıp babama sarılmak için vakit erken.

12 Kasım: Parmaklarım belirmeye başladı. O kadar küçücük ki, beni bile şaşırtıyor. Yine de hoşuma gidiyor. İleride onlar bir bebeği okşayacak, top oynayacak, çiçekler toplayacak, yazılar yazacak…

20 Kasım: Bugün annem doktora gitti. Varlığımdan böylece haberdar oldu. Sevinmiyor musun anneciğim? Çok kısa bir süre sonra kollarının arasında olacağım.

25 Kasım: Annemle babam, kız olduğumdan habersizler. Belki bir erkek ya da ikiz bekliyorlar. Onlara sürpriz yapacağım. Bana annemin ismini vermelerini de çok istiyorum.

10 Aralık: Yüzüm tam olarak biçimlendi. Keşke anneciğime benzesem.

13 Aralık: Artık çevreme bakabiliyorum. Fakat bulunduğum yer çok karanlık. Gene de mutluyum. Yaşıyorum. Kısa bir süre sonra gözlerim dünya ışığını görecek. Diğer çocukların oynamasını seyredebileceğim. Denizleri, dağları, gökkuşağını henüz görmedim. Bunlar nasıl şeyler? Sen nasıl bir varlıksın anneceğim? Bir görebilsem.

24 Aralık: Anneciğim, kalbinin sesini duyuyorum. Sen de benim kalbimin atışlarını hissedebiliyor musun? Çok sağlıklı bir kızın olacağım. Bazı bebeklerin dünyaya gelmeleri çok güç oluyormuş. Fakat iyi ve tecrübeli doktorlar yardım ediyorlar. Bazı kalbsiz annelerin, bebeklerini istemediklerini de biliyorum. Ama ben dünyaya gelmek, kollarında uyumak, yüzüne bakmak istiyorum anne. Sen de beni aynı sevgiyle dolu dolu bekliyorsun değil mi? Beni koklayacak mısın? Çok sevecek misin?

28 Aralık: A! Anneciğim! Niçin hayatıma son vermelerini istedin? Anneciğim!.. Anneciğim!..

 

 


Temmuz 2012, 427 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Çöldeki Çocuğun Duası

Çöldeki çocuk ve yağmur...

Devamı »

Yumurtalar Uçmaz Ama Yumurtadan Çıkanlar Uçar

Bir kuşun vücudunda o kadar önemli işlemler ve olaylar gerçekleşir ki, tüm mühendislik hesapları bunların yanında ancak boş bir hayalden ibaret kalır.

Devamı »

Eruk... Eruk...

Neşeli Öykü

Devamı »

Aşk Deyince...

Hz. Mevlana ve Hz. Bediüzzaman'dan Aşk Kavramı

Devamı »