ARAMA SAYFASI

Canlılar Dünyasının En “BABA”ları

Canlılar Dünyasının En “BABA”ları

Babalar, annelere göre biraz daha ciddi olmakla birlikte, çocuklarına karşı da annelerinden daha ilgisiz bilinirler. Fakat bazı canlı türlerinin babaları tüm dünyaya örnek olacak cinstendir. Babalar Gününe özel olarak o babalardan birkaç örnek verelim:

 

Babalar, annelere göre biraz daha ciddi olmakla birlikte, çocuklarına karşı da annelerinden daha ilgisiz bilinirler. Fakat bazı canlı türlerinin babaları tüm dünyaya örnek olacak cinstendir. Babalar Gününe özel olarak o babalardan birkaç örnek verelim:

Ortalama bir el büyüklüğünde olan Marmoset maymunlarının babaları, anne yorulmasın diye hamilelik sürecinden sonra yavruların bakımını üstlenir; onları taşır, temizler ve besler.

 

 

Dev su böceklerinin babaları ise 150 yumurtayı sırtında taşıyarak anneyi bu zahmetten kurtarır.

 

 

Kuş familyasında dişilerin kuluçka yaptıklarını biliriz ancak Güney Amerika’da uçamayan bir kuş türü olan Nandu’larda roller değişmiştir. Her erkek 40 gün boyunca 10-60 arası yumurtayı bekler ve yavrular büyüyünceye kadar onları korur.

 

 

Çöl kekliklerinin baba ve anne bireyleri nöbetleşe uyurlar. Anneler kuluçkaya gündüzleri, babalar ise geceleri yatar. Ama asıl ilginç olan yavrular doğduktan sonra başlar: Anne keklik, yavrular kendilerini korumasını öğrenebilsinler diye onları terk ederlerken, babalar ise bu ayrılığa dayanamayıp yavruların başında kalırlar.

Denizatı erkeklerinde ise bu yavru bakım işini farklı bir boyuta taşınmıştır. Hamile kalan taraf bu kez erkeklerdir. Dişi denizatı, yumurtalarını erkeğin kuluçka kesesine bıraktıktan sonra görevini tamamlar. Yumurtalar bu kesede döllenirler. Bu fedakâr babalar bu şekilde 200 kadar yavruyu taşıyıp doğurabilirler. O nedenle de deniz atları su altı dünyasının en fedakâr babaları olarak bilinirler.

 

Gerçek bir süper baba olan hayvan ise imparator penguenidir. Dişisinin bıraktığı yumurtaya, uzun Antarktika kışı boyunca sabırla bakar. Yumurtayı ayakları üzerinden bir an bile indirmeden üç aydan fazla korur. Bu süre boyunca hiç bir şey yemediği gibi mide özsuyu ile oluşturduğu sütümsü bir madde ile yumurtadan çıkan yavruyu beslerler. Bu esnada vücut ağırlıklarının üçte birini de kaybederler. Ama asla yavruyu bir an bile olsa ayakları üzerinden indirip terk etmezler. Dişiler, aylar sonra yaklaşık üç kilogram ön sindirime uğramış balık ile geri dönerler. Yaklaşık üç buçuk ay sonra yavruların beslenmesi işini geri alan dişiler babanın ayakları üzerinde tüyleri arasında korunan yavruyu çok dikkatli bir şekilde kendi ayakları üzerine alır. Yavru sağ salim anneye teslim edildikten baba penguen ancak yemek yeme fırsatı bulabilir.

 

 

Kunduzların baba rolündeki bireyleri için ise yuva çok kıymetlidir. Baba kunduz yuvadan çıkmadan önce yavruların kürkünün, yeterli şekilde yağlanıp yağlanmadığını görmek için tek tek kontrol eder. Ayrıca baba kunduz yavrularına iyi bir yuva kurmak için gece gündüz ağaçları kemirerek bir gün duvarcılık, bir gün marangozluk yaparak fedakârca çalışırlar.

 

Canlılar dünyasında olduğu gibi insanlar arasında da anne ve babanın çocuklarına karşı gösterdiği şefkate mukabil çocukların da anne babaya hürmet göstermesi gerekir. Bu konu, Mektubat risalesinde İsra suresinin 23-25. ayetlerinin tefsiri verilirken şöyle ifade edilmektedir: “Evet dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âlî hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet haklarıdır. Çünkü onlar, hayatlarını kemal-i lezzetle evlâtlarının hayatı için feda edip sarfediyorlar. Öyle ise, insaniyeti sukut etmemiş ve canavara inkılap etmemiş herbir veled; o muhterem, sadık, fedakâr dostlara hâlisane hürmet ve samimane hizmet ve rızalarını tahsil ve kalblerini hoşnut etmektir.”

“Hem peder ve valideyi şefkat ile teçhiz eden ve seni onların merhametli elleriyle terbiye ettiren hikmet ve rahmet hesabına onlara hürmet ve muhabbet, Cenab-ı Hakk’ın muhabbetine aittir.”

Son söz olarak; BABA diye yazılır KAHRAMAN diye okunur. Baba olmak fedakârlık demektir. Babalar Günümüz kutlu olsun…