29 Yazı Elif E. Bayraktar

Yazar Profili »

Nefsime Diyorum ki!..

Haziran 2020, 522 148 Görüntülenme Eklenme Tarih: 28 Mayıs 2020 17:57 Elif E. Bayraktar

 

Sürekli insandan yiyen, çalan ve hiç doymayan bir düşmanı var insanın ve bu düşman kendi içinde. En zorlu savaşı insan, uzaklardaki bir düşmana değil, benliğinin bir parçasına karşı veriyor. 

Var gücüyle kötülüğü emreden nefis ıslah edilmediğinde, kendisinde ilahlık görür, firavunlaşır. Büyüklendiğinde, yakın adamı Haman’a, “Yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa’nın ilahına çıkarım” diyen Firavun’u suda boğar. Servetini kendisinden bilen Karun’u konağıyla birlikte yerin dibine geçirir.

Nefsini ıslah edemeyen, başkasını hiç ıslah edemez. Eğer insan, nefsini arındırıp temizleyebilir ve bu düşmanından kurtulabilirse Rabbinin rahmetini umut edebilir.

Said Nursî Birinci Söz’ün başında, “Şimdi kısaca ve avam lisanıyla nefsime diyeceğim. Kim isterse beraber dinlesin” der; söylediklerini nefsine söyler… Ben de kendime diyorum ki;

“Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir.”

Kimi zaman kendini karanlık bir kuyuda çaresiz hissedip, çıkışa ulaşamadığında, karamsarlığa kapılma. Şeytan, aydınlığı hiç göremeyeceğin yönünde karamsarlık telkini verse de, o ne olacağını bilemez, sadece fısıldar. Karanlıklardan çıkaracak tek güç, Fâlik olan Allah’tır. Hz. Yusuf’u (as) kuyudan çıkardığı gibi…

Allah’a karşı samimi olursan, O, vicdanına doğru yolları ilham eder. İşte o sesi dinleyip nefsânî tutkularından kurtulduğunda, pırıl pırıl imana kavuşabilirsin. Katıksız imanı yaşadığında ise ne çile yıpratır ne de ateş dokunur; Hz. İbrahim (as) gibi…

Diyorum ki; “Senin hiçbir özelliğin yok. Rabbin seni elinden tutmuş götürüyor. Sen muhtaçsın, acizsin.”

Allah dilemedikçe, ne bir musibeti savmaya ne de kendin için bir iyiliğe güç yetiremezsin. Onun rahmetine, şefkat ve merhametine muhtaçsın. Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan sonsuz güç sahibi Rabbine çağrıda bulun, dua et. 

Dua etmene izin vermişse, kabulünü de murad etmiştir.

Sonucu beklerken sabrını... Sonuca şahit olduğunda da şükrünü ilave et.

Diyorum ki; “Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir.”

Sabır zorluk geldiğinde Rabbini hatırlamak ve ardından gelecek kolaylığı beklemektir. İmtihanında Allah’ı görürsen, o zaman imtihanı seversin. Allah için sabretmek güzelliktir. Senin için sayısız güzellik yaratan Rabbin için yaptığın bir güzellik.

Zahiren kötü bir görüntüyle yüzleşme zamanı geldiğinde gösterdiğin tevekküldür sabır... Bıçak bedene saplanır ama acıyı çeken ruhtur. Sen tam tevekküllü olursan acı duymazsın.

Belâlar, musibetler üzerine yağmur gibi yağsa da Allah’a sarıl, Ona sığın, sabret, tevekkül et. Yağan her yağmurla daha da arınırsın. 

İmtihan olman, Allah’ın Kendisini hatırlatmasıdır, seni unutmadığının işaretidir. Ne kadar zorluk isabet eder de sabredersen, Allah’a o kadar yakınlaşırsın. Çünkü, “Allah, sabredenlerle beraberdir.” 

Diyorum ki: “Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir.”

Her zorlu olayın ardında mutlaka bir kolaylık, bir güzellik, bir hayır vardır. Hz. Peygamber (asm), “Her çile, Cennet yolunun birer taşıdır” buyuruyor. Rabbine sarılarak, ayağın takılmadan aştığın her taşın, seni sonsuz nimet ve güzelliklere ulaştıracağı umudunu hep diri tut.

Allah’a, Onun sonsuz büyük gücüne halisane teslim olmak kalbinde inşirah meydana getirir. Ne güzel kelimedir inşirah; daha söylerken bile kalbi ferahlatıyor…

Diyorum ki; “Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.”

Tevekkül, Allah’ın sana asla haksızlık yapmayacağına kesin inancının göstergesidir. Her olayın, Allah’ın yarattığı kadere uygun işlediği sırrının bilincinde ol. Yaşadığın ve sana olumlu ya da olumsuz gibi görünen her olay karşısında Rabbinden razı ol. Kaderine rıza göstermeyip tevekküle yanaşmadığın sürece ıstıraptan, evhamdan, acıdan kurtulamazsın. Şeytan zehirdir, ancak Allah, katından bir rahmet olarak panzehiri de sana işaret ediyor: Ona sığınmak.

Allah zorluklarla imtihan eder ancak güç yetirebileceğimizden fazlasını yüklemez. Zorluk verdiğinde ondan çıkış yolunu da açar. Merhamet edenlerin en merhametlisidir Allah ve bir kapıyı açmadan diğerini kapamaz.

Diyorum ki; “Ahdine vefalı ol!”

Vefa, Rabbine verdiğin söze sadık kalmak, ahdine ihanet katmamaktır. Ne acı; çıkar bittiğinde ilişki de bitiyor. Sen gerçek dostluğu, vefa, sadakat ve merhameti gönülden yaşa, yaşat.

Vefa tam, mükemmel, içten, sağlam ve sarsılmaz kalp bağlılığıdır. Vefa ve sadakat, hayatın süresince ihtiyaç duyduğun ve sana Allah’ın hoşnutluğunu kazandıracak olan üstün ahlâk özellikleridir. Sevgi, şefkat, merhamet, hamiyet, yiğitlik ve ahde vefa gibi duygular senin silahındır.

Peygamberimiz’in (asm), kulun Allah ile olan ahdi konusundaki duası senin de duan olsun:

“Allah’ım! Ben Sen’in kulunum. Gücüm yettiği kadar ahdine ve vaadine sadâkat gösteriyorum!” (Buhârî, Deavât, 16) 

Diyorum ki; “Allah’ı sıkça an. An ki, O da seni ansın.”

Allah’ı anmadığın an zayıf düşersin. Onu anmak kalbe hoş gelen, lezzetli ve yemek içmekten öte, çok gerekli olan bir şey. Yiyip içerek bedenini beslemeyi unutmadığın gibi, Allah’ı sürekli an ki ruhun beslensin.

Rabbinle arandaki yakın bağlantı, karanlıklarda soluksuz kalmaktan korur seni. Ondan uzak olduğunda zayıf düşersin. Her karanlıkta, merhamet sahibi olan ve kullarına hayır yolları açan Allah’ın lütfuyla bir ışık görür, Fettah isminin tecellisine şahit olur, aydınlığa kavuşursun.

Sen Allah’ı unutursan, Allah da seni—zahiren—unutur. “…Onlar Allah’ı unuttular; O da onları unuttu…” ayetinden öğüt al. Rabbin tarafından unutulmayı göze alabilir misin?..

 

 


Haziran 2020, 522 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Çiçek Açan Çöl

Kardeşimin bir gece WhatsApp grubuna attığı fotoğraf öyle ilginçti ki. Baştan başa rengârenk çiçeklerle bezenmiş bir çöl fotoğrafıydı bu. Photoshop olabileceğini düşündüm önce. İnternette arama motoruna adını yazıp arattım; gerçekti.

Devamı »

Alışkanlıklarımız Bizi Şekillendirmesin

Bir kişisel gelişim sitesinde adaptasyon üzerine yazılmış olan bir makale dikkatimi çekti. İnsanın inanılmaz bir adaptasyon gücü olduğu ve günlük yaşantımız içerisinde farkına varmaksızın, defalarca adapte olduğumuz anlatılıyordu yazıda.

Devamı »

Tavus Kuşları

Erkek tavus kuşunda her yıl yenilenen yaklaşık 200 kuyruk tüyü var. Tüylerden 170 kadarı göz şeklinde; bunlar ‘göz tüyü’ olarak adlandırılır. Kalan 30 tüy ise yelpazeye son derece güzel görünen bir dış sınır çizen ’t tüyleri’dir.

Devamı »

Kimseden Vefa Görmesem de…

“Kimseden vefa görmesem de, vefa göstermeye devam edeceğim.” (Hz. Ali)

Devamı »