ARAMA SAYFASI

Güneş Nine / Bir Hatıra

Yaşlı bir ninecik güneş gibi yüzüyle döndü, yüzüme baktı. Yüzüm kamaştı, başımı öne eğdim.

“Bir şey sorabilir miyim evlât?” dedi.

“Buyur nineciğim.” dedim.

“İki ayda bir hatim yapıyorum, Allah kabul eder mi?” dedi.

“Etmez mi nineciğim?” dedim, “Etmez mi?”

“Ama…” dedi arkadan. “Ben ne yeni yazı, ne eski yazı, ne de Kur’an yazısı bilmiyorum. Açıyorum Kur’an’ı, Kur’an’ın her satırına bir ‘Gul hüvallahü ehad’ okuyorum. Ben böyle hatmediyorum. Allah kabul eder mi?” dedi.

Ne diyebilirdim ki, utandım, sustum. Kalktım. Giderken, “Kabul eder mi evlât Allah?” dedi. Yine üsteleyince, “Bir de salât-u selâm ekle” dedim.

“Ah, onu da yapıyorum zaten” dedi.

Allah’ım ders alacak bir kalbi diri tuttukça, ders alınmayacak hiçbir şey yok bu dünyada.

Yaşa be nine! Güneş nine! Kur’an nurunun yüzüne, içine, her yerine vurup aydınlattığı altın nine… Yaşa be nine!

İnsan Kur’an’ı arıyor, Kur’an da o insanı. Allah’ın nuruna bir zerre dışarıda kalmamak üzere boyamak için arıyor. Ne mutlu bulana, boyanana…

Yaşa be nine! Altın nine… Güneş nine...