TR EN

Dil Seçin

Ara

Ruhsal Şifa

Ruhsal Şifa

Soru: Hocam hayırlı çalışmalar dilerim. Ben 28 yaşında birçok işe girmiş ama bir türlü o işte tutunamamış bir adamım. Artık, CV dolduruyorum ama çağırdıklarında “yine yapamazsam” korkusuyla iş görüşmesine gitmiyorum. Dışarı çıkmıyorum. Günümün çoğunu odamda geçiriyorum. Ailemin de sabrı kalmadı bu durumuma. Aklımda sürekli takıntılı düşünceler dönüp dolaşıyor. Artık kaldıramıyorum. Ne tavsiye edersiniz?

 

Cevap: Üst üste yaşadığınız kötü deneyimler kendinize olan güveni sarsmış ve benlik algınızı olumsuz etkilemiş görünüyor. Kim olursa olsun insanın kendine bakış açısı olumsuz hale gelmişse yeteneklerine güvenemez ve karamsarlığa düşer. Bu karamsarlık sosyal hayattan daha fazla soyutlanmaya, içe çekilmeye neden olur. Olumsuz bir benlik algısıyla içe çekilen insanın en çok maruz kaldığı şey ise kendi kendine telkindir. Bu haldeki insanın kendi kendine telkini ise tam da sizin yaşadığınız “ya yine başaramazsam” olur. 

Deneyebileceğiniz birçok yöntem vardır. Ancak en başta şunu iyice idrak etmeniz gerekiyor: İnsan, bir makine değildir. Haliyle her zaman istisnasız olarak başarılı olamayacağı gibi istisnasız olarak da başarısız olamaz. Yani bazen başarı da başarısızlık da insana ve hayata dâhildir. Hal böyleyken herhangi bir işe kalkışmadan evvel o işi başarma ya da başaramama ihtimalimiz olduğu gerçeğini göz önünde bulundurmalıyız. “Başarmak zorundayım” düşüncesi “ya başaramazsam” telkinini otomatik olarak çağırır. Bu telkin zamanla kaygı düzeyimizi artırarak korkuya; korku ise bizi pasif bir hale getirerek içe çekilmemize neden olur. Oysa biz konu ne olursa olsun süreçten sorumluyuz sonuçtan değil. Sonuç, yani başarı ya da başarısızlık Allah’ın takdirinde olan bir meseledir. Moğolları defalarca mağlup eden Celâleddin Harzemşah’a vezirleri galip geleceğini söyleyince “Ben savaşmakla mesulüm zafer Allah’ın takdiridir.” dedirten işte bu şuurdur. 

Süreç odaklı olmak, insana âna odaklanmayı ve o ânın vacip kıldığı şeyleri yapmayı gerekli kılar. Sonuç üzerine değil, başarılı bir sonuç için o an yapılması gerekenlere odaklanır süreç odaklı insan. Bununla beraber insan en başta kendini iyi tahlil edip tanımalıdır. Bir işe başlamadan evvel o işin gerektiği özellikleri taşıyıp taşımadığını sorgulamalı ve kendi özellikleri niyetlendiği işe uygunsa Celâleddin Harzemşah gibi meydana atılıp o an yapması gerekeni yapmalıdır. Celâleddin Harzemşah bir bahçıvan değildi; küçüklüğünden itibaren askeri ve idari eğitime tabi tutulmuş ve bunları çok iyi bir şekilde öğrenmiş bir komutandı. Yani bir savaşta galip gelebilmesi için güçlü bir eğitimi, donanımlı bir ordusu ve doğru bir bakış açısı vardı. Bu üçü birleşince de sefer bizden zafer Allah’tan deme hakkına sahip olmuş oluyordu. Tabi her zaman galip de gelemedi; hataları da oldu. Nitekim insan olmak kusurlu olmaktır.

Buradan çıkaracağımız sonuç ise önce kendinizin bir insan olduğunu hatırlayın; ardından bilgi, beceri, tecrübe ve kişiliğinizi tahlil edin; sonra niyetlendiğiniz işin sahip olduğunuz işle uyumunu hesap edin; bu uyum çoğunluğu teşkil ediyorsa “en kötü ne olabilir ki” deyip “sefer benden takdir Allah’tan” sloganıyla girişin işe. Unutmayın insan istisnasız her işinde başarılı olamayacağı gibi yaptığı her işte de başarısız olmamıştır. Muhakkak başardığınız işler de vardır. Başardığınız işler az da olsa onları başarırken neler yaptığınızı hatırlayın. Büyük ve hızlı adımlar yerine küçük ve sağlam adımlarla gitmek için kendinize zaman tanıyın. Korkmayın yeterince süreniz hep olacak. 

Bunları yapmaya başladıktan sonra olumsuz takıntılı düşünceler konusunda daha sağlıklı ve köklü bir bakış açısı için aşağıdaki diğer önerilerimi de dikkate almanızı tavsiye ederim:

• Profesyonel Yardım Alın: Bir uzman ile görüşmek, takıntılı düşüncelerle başa çıkmanızda size rehberlik edebilir. Terapi, bilişsel davranış terapisi (BDT) gibi yöntemlerle takıntılı düşüncelerle nasıl başa çıkılacağını öğrenebilirsiniz.

• Maneviyatınızı Güçlendirin: Doğru kaynaklardan doğru bilgilerle tarihte yaşamış başarılı şahsiyetlerin hatalarını da içeren kitaplar okuyun. Bununla beraber ibadetlerinizi artırın. Fikir, zikir ve şükür birçok kapıyı açabilecek anahtarlardır. Bunlar karşısında takıntılı düşünceleriniz büyük oranda geçecektir.

• Düşünce Kayıtları Tutma: Takıntılı düşünceleri belirli bir düzen içinde yazmak, bu düşüncelerin ne zaman ortaya çıktığını, hangi duygularla ilişkilendirildiğini ve gerçekçi olup olmadığını değerlendirmenize yardımcı olabilir.

• Düşünce Bozulması Analizi: Takıntılı düşünceler genellikle düşünce bozulmalarına dayanır. Bu düşünce bozulmalarını tanımak ve değiştirmek, daha sağlıklı düşünce kalıplarını geliştirmenize yardımcı olabilir.

• Zaman Ayarlama: Endişe ve takıntılı düşüncelerinizi belirli bir süre içinde sınırlı tutarak, bu düşüncelerle başa çıkmanızı kolaylaştırabilirsiniz. Gün içinde belirli bir “endişe zamanı” belirleyip, bu süre dışında bu düşüncelere odaklanmamaya çalışabilirsiniz.

• Fiziksel Aktivite: Egzersiz yapmak, stresi azaltabilir ve zihinsel sağlığınızı güçlendirebilir. Düzenli fiziksel aktivite, takıntılı düşüncelerle başa çıkmanıza yardımcı olabilir.

• Sosyal Destek: Aile üyeleri, arkadaşlar veya destek grupları gibi sosyal destek kaynaklarıyla konuşmak, duygusal yükü hafifletebilir ve başkalarının benzer deneyimlerini paylaşarak destek bulmanıza yardımcı olabilir. Unutmayın yalnız kaldıkça olumsuz telkinlerin etkisi artar. Sevdiklerinizin varlığı ve onlara dokunmanız, onların da size dokunması gücünüze güç katacaktır.