TR EN

Dil Seçin

Ara

Ruhsal Şifa

Ruhsal Şifa

Soru: Hocam hayırlı çalışmalar dilerim. Ben genel olarak yaşadığım bir sorundan bahsetmek istiyorum. Çocuklarımın zamanlarını düzenlemekte büyük bir sıkıntı yaşıyorum. Okulların kapanıp yaz tatilinin de başlamasıyla bu sorun daha ciddi bir surette karşımda duruyor. Bütün gün ekran başında kalmamaları için sürekli kurslar, eğitimler vs aldırmaya çalışıyorum ama çok isteksizler ve bıktıklarını söylüyorlar. Evde ben ve babaları ilgilenmeye çalışıyoruz ama bu sefer de biz de çok yoruluyoruz ne tavsiye edersiniz?

 

Cevap: Hanımefendi, yaşadığınız sorun şu an milyonlarca anne ve babanın yaşadığı müzmin problemlerden birisi olmuş durumda. Özellikle mahalle-sokak kültürünün bitişi, hareketsiz yaşam tarzı ve dijital oyun üçlemesiyle bahsini ettiğiniz “boş zamanları doldurma” kaygısı özellikle şehirli ebeveynlerin en büyük sorunlarının başında gelmeye başladı.

Bu problemin bir getirisi de yaz kampları oldu. Artık birçok ebeveyn, evlatlarını gerek okula gerek tatil beldelerine gönderir oldu. Bu tercihlerin elbette faydaları inkâr edilemez ancak genel prensip olarak liseye kadar çocukların yatılı olarak bir kursa gönderilmelerini pek tavsiye etmemekteyim. Bunun yanında yaz Kur’an kurslarımız tüm coşkusuyla başlamış durumda. Evlatlarımızı muhakkak bu manevi iklimle tanıştırmak zorunda olduğumuzu unutmayalım. Eğer dert sahibi bilinçli ebeveynlersek Kur’an-ı Kerim hayat kitabımız olarak evladımızın körpe dimağına işlenmelidir. Bu kurslarda yapacağı yaramazlıklar bile ilerisi için çok kıymetli anı olarak kalır ve camide olmanın lezzeti o zihinden Allah’ın izniyle kolay kolay silinmez.

Ancak Kur’an Kursları da günün belli bir saatine kadar olduğu için evlatlarımızın evde değerlendirebileceği uzunca bir süre kalmaktadır. Peki bu süreyi dizayn etmek ve değerlendirmek kimin sorumluluğunda? Doğru cevap şu: Çocuğun sorumluluğunda. Yani evde boş zamanlarını değerlendirmenin derdine ebeveyn değil çocuk düşmelidir. Zira boş vakitlerine kadar dizayn edilmiş bir çocuğun hayal gücünün, zaman yönetimi becerilerinin, el becerilerinin, alternatif oluşturma çabalarının gelişmesi beklenemez.

Ebeveynin rolü yok mudur? Elbette vardır; ama ebeveyn dizayn eden değil sınır çizen ve sınırları koruyan rolünde olmalıdır. Yani sınırları ebeveyn çizip gözetecek; çocuk ise o sınırlar içerisinde zamanını dizayn edecek.

Bunun için ebeveyn olarak evlatlarınızla da istişare ederek gün içerisinde yapılması mecburi olan üç ya da dört temel sorumluluk belirlenir, bunların yapılmasının denetimi anne veya babaya devredilir, geriye kalan süre ise çocukların kendi etkinliklerini yapmaları için çocuklara bırakılır. Bahsini ettiğimiz kriterlerin içerisinde mutlak surette ekran süresi olmalıdır. Aksi takdirde boş zamanın tamamı ekran karşısında geçebilir. Örneğin günde azami 2 saat ekran, 30 dakika kitap, 1 saat ders, anne ve babaya ev işlerinde yardım gibi dört temel kriter belirlendikten sonra kalan süreler çocukların inisiyatifine bırakılmalıdır. Mahallede top oynamak, bisiklet sürmek, akrabaları ziyaret gibi yapabileceği birçok şey ve ayrıca ev içerisinde hayal gücüne göre birçok yeni etkinlik yapabilir. Bununla beraber ebeveyn de bu kriterlerin ve ayrıca yapılan etkinliklerin takipçisi olacaktır. Bu sayede çocukların hayal gücüne alan açmış ve kendinize de gereksiz bir yük yüklemekten kurtulmuş olursunuz.

Ayrıca yaz tatilleri aile ve çocuk ilişkilerinin geliştirilmesi açısında bulunmaz bir fırsattır. Bundan dolayı baba, erkek evlatlarıyla erkeksi aktiviteler (futbol, tamir vb); anne de kız evlatlarıyla kadınsı aktiviteler (yeni yemek tarifleri, el işleri vb) yapabilir. Bu sayede cinsiyet kimlikleri ve aile ile olan ilişkiler de kuvvetlenmiş olur. İyi tatiller dilerim.