Bir fen lisesindeki konferanstan sonra gençlerden sorular gelmişti. Bu sorulardan birisi ve devamındaki konuşmamız şöyleydi:
- Allah bizim ne yapacağımızı biliyor mu?
- Evet, biliyor. Bizim ne yaptığımızı bilmeyen bir ilah anlayışı olur mu?
- O halde bizim yazılmış bir senaryoyu oynayan tiyatrocudan ne farkımız var?
- Burada önemli bir noktayı gözden kaçırmamalıyız. Bilme işi bir fiil değildir. Bilmede sadece o varlık hakkında bilgi sahibi olma vardır. Yani bir şey bilinmekle o şey hariçten idare edilmez. Mesela masanın üzerinde bu su bardağını görüyor musunuz?
- Evet, görüyoruz.
- Biz bu su bardağını sehpa üstünde diye bilsek, o sehpa üstünde olur mu? İsterseniz hep beraber onun sehpa üstüne inmesini söyleyelim.
Su bardağı sehpa üzerinde ol. Bak olmadı. O su bardağının sehpa üzerine olması için sözümüzü, irademizi kullandık yetmedi. Bir de kudretimizi kullanmamız gerekir.
Kudretimizi kullanarak elimizle alıp sehpa üzerine koyarsak o bardak orada olur.
Kaderde Allah’ın sadece Âlim isminin tecellisi söz konusu. İradesini ve kudretini yani Kadir ismini tecelli ettirmiyor.
Şimdi bu düstura/prensibe göre, biz sınıfta iken Allah bizi meyhanede bilmesiyle orada olur muyuz?
- Olmayız.
- Peki, Allah bizi meyhaneye koyamaz mı?
- Koyar.
- Nasıl koyar?
- Oraya koymayı irade eder ve kudretini de kullanarak bizi bir anda oraya götürür.
- Bu durumda bize dese ki, “Siz niçin buraya geldiniz, sizi cezalandıracağım.”
Ne deriz?
Yâ Rabbi! Biz sınıfta idik. Bir anda kendimizi burada bulduk.
Oysa vicdanen biliyoruz ki, bizim ihtiyarımız dışında gerçekleşen böyle bir olayla imtihan ve sorumluluk olmaz.
- Peki her şeyi yaratan Allah değil mi?
- Evet, Allah’tır.
- O zaman biz bir aktör durumunda değil miyiz?
- Hayır. İnsanın cüz’i iradesi var. Buna meyil, arzu veya niyet de diyebilirsiniz.
Kabul edelim, mesela bir şahsın önünde gidebileceği iki yol var. Bu şahsa sağ ve sol yolun gidiş şartlarını ve sonunda varacağı yerler anlatılmış. Burada yol tercihi yol başında olan insanındır. Sağ yola gitmeyi niyet ederse Allah o filleri yaratıyor. Sol yola niyet ederse Allah o yola gitme fiillerini yaratıyor. Yani hayrı da şerri de tercih eden insandır, ama yaratan Allah’tır. İnsan işte bu tercihinden dolayı mükâfat veya ceza görecektir.
