TR EN

Dil Seçin

Ara

Her Şeye Bedel Bâki Bir Sevgili

Her Şeye Bedel Bâki Bir Sevgili

“Her gün aynı şeyleri yaşamak, belli sınırların içinde tutsak olmak beni sıkıyor. Bir kuşatma altında yaşıyorum. Çevremi saran kabuklar gitgide kalınlaşıyor... Dünyanın kısır olayları eziyor beni. Sıyrılıp kurtulmak istiyorum, olmuyor. Kanadı kırık kuş gibiyim…”

...

Derin ruhlar yaşamış bu bunaltıyı. “Bu evren içinde kendimi ölü bir annenin karnındaki cenin gibi hissediyorum.” diyerek bunaltısını dile getiren bir düşünürü hatırlattın bana.

Tanrıtanımaz felsefecilerden biriydi o. Gerçeği bilemeden öldü.

Dünya ve içindekiler birer ayrılık çığlığı koparıp gidiyorlar. Sana, her şeye bedel bâki bir sevgili gerek.

Her zaman, her yerde yanında olan, seni hep seven... Duyarsız varlıklar yüzünden kanayan kalbine merhem olacak biri.

Beden hapsinden sıyrılmanın, nefes almanın bir yolu var elbette, yürümek isteyene.

Kibri, gururu bırak bir yana. Ellerini aç ve iste. Gücün aczinde, tıpkı bir bebek gibi.

Ruh, Rabbine muhtaç. Kalp, sınırsız üzüntülere maruz, acılara müptela. Sayısız lezzetlere meftun, bitmez emellere sevdalı.

Kalbine kuvvet gerek. Her şeye gücü yeten Rahîm bir Rabbin var. Namazla çal onun rahmet kapısını.

Lütuf pınarına tut gönül tasını. Feyizler, nurlar aksın ruhuna.

Yaratılış gereği sonsuzluk istiyorsun. Fani, geçici, sınırlı varlıklar doyurmuyor seni. 

Kalbin, onun aynası. Onunla tatmin olur ancak.

Şu kasvetli, ezici, sıkıntılı dünya zindanında mutluluk istiyorsan ona yönel.

Onu iste... Ondan iste... Dua bir kapıdır. Namaz bir penceredir.

Benlik zindanında ruhları bunalanlar ancak namazın pencesinden nefes alabilirler.