TR EN

Dil Seçin

Ara

Ruhsal Şifa

Ruhsal Şifa

Soru: Hocam merhabalar. 25 yaşında bekâr bir kızım. Üniversiteyi bitirdikten sonra ailemin yanına döndüm ve memurluk sınavlarına hazırlanıyorum. Kendi açımdan hayatımdan memnunum hamdolsun. Ailem geniş bir sülaleye mensup ve aile ilişkilerimiz çok sıkı olduğu için misafirimiz eksik olmaz. Son zamanlarda dikkatimi çeken bir şey var. Özellikle ailemin kadınlarında yolunda gitmeyen evlilikleri için sihir, büyü, muska gibi şeyler had safhaya çıkmış durumda. Bunları yapanlara bunun haram olduğunu anlatmaya çalışsam da nafile. Hepsi bozulan düzenlerini büyü ile yola koyma derdine düşmüşler. Şu an için evlenmeyi düşünmüyorum ama bu durum ileride bende de olur mu diye kaygılanmaya başladım.

 

Cevap:

Kıymetli okurum her çağda olduğu gibi bu zamanda da bahsini ettiğiniz büyü meselesi maalesef varlığını sürdürüyor. Evet, dediğiniz gibi sihir, büyü gibi yollar dinimizce yasaklanmış, haram sayılmış ve üzerinde tartışmaya mahal olmayacak şekilde yasak mührü basılmış bir meseledir. Ancak günümüzde son derece dindar bir hayat yaşayan insanlar bu yasağı bile bile bu yanlış yola başvurabiliyorlar. Bu durum sizin olduğu kadar benim de içime dert olan konulardan bir tanesidir.

Din âlimi olmadığım için dini açıdan bu işin hükmü dışında daha derinlemesine fikir beyan etmek hata olur. Ancak bir psikolojik danışman ve aile danışmanı olarak bu işin psikolojisi üzerine birkaç şey yazmam gerektiğine de inanıyorum. Bana göre kişisel ilişkilerinde yaşadıkları sorunları sihir, büyü gibi yollarla halletmeye yönelen insanların en büyük sorunu, yaşadıkları problemi çözmek adına bizzat sorumluluk almaktan kaçmaktır. Yani yaşadıkları sorunda kendi paylarına düşen hataları görmek, kabul etmek ve düzeltmek için çaba sarf etmek yerine “ben düzelmeden birileri bizi düzeltsin” düşüncesiyle hareket etmekteler. Oysa asıl köklü çözüm kişilerin kendi paylarına düşen hatalarını görmeleri, kabul etmeleri ve aktif olarak çözüme katkı sunmak için çaba göstermeleridir. 

Ancak köklü çözümün ilk durağı öz eleştiri yani hatayı önce kendinde aramak olduğu için bu yol herkes için de kolay değildir. Zira insanın kendinde hata bulması ve bunu düzeltmeye gayret etmesi herkesin harcı değildir. Bunu yapmak yerine bütün hatayı karşı tarafa yüklemek ve ardından “sihirli bir değnekle” bunların çözülmesini beklemek çok daha kolay geliyor. Bu sayede hatalarla yüzleşmekten kurtulduğu için kişisel açıdan yükten de kurtulmuş oluyorlar kendilerince. Oysa bu yaklaşım tozları halının altına süpürmekten ve ahireti de berbat etmekten başka işe yaramıyor maalesef.

Sağlıklı insan davranışı, sorunu fark etmek, sorunda kendi payını kabul etmek, çözüm için seçenekleri araştırmak ve sorumluluk alıp harekete geçmek ile formüle edilebilir. Büyü, sihir gibi yollar ise bu formülün by-pass edilip faydasız ve haram bir yola sapmaktan başka bir anlama gelmemektedir. Hanımının kendisine hürmet göstermesini isteyen bir erkek, önce gerçekten kocalık vazifelerini yerine getirip getirmediğini düşünmelidir. Kocasının kendisini sevmesini istediği bir kadın, önce erkeği için bu konuda neler yaptığını gözden geçirmelidir. Aksi takdirde akıllarına gelecek ilk yol haram yol olan büyü olursa, Allah’tan yardım istemeye de yüzleri kalmaz. 

Gözlemlerime göre bir çiftte kanaat, sükûnet, hoşgörü, sadelik ve şeffaflık varsa Allah’ın izniyle o çift, her sorunu aşar. Ancak tarafların biri ya da her ikisi kendi ellerindekine şükretmek yerine başkalarının eşya ya da sevgisiyle meşgulse; ev içinde huzuru inşa etmek yerine dışarıyı tercih ediyorsa; sahip oldukları nimetleri özel hayatlarında yaşamak yerine her şeylerini storylerde paylaşmaktan geri durmuyorlarsa; sade bir hayat yerine gösterişten vazgeçemiyorlarsa, birilerinin onlara büyü yapmasına gerek yoktur. Zira kendi başlarını kendileri belaya sokmuş olurlar. Bu büyüden kurtulmanın yolu da karşı büyü yapmak değil kanaate, sükûnete, hoşgörüye, sadeliğe ve birbirlerine karşı şeffaf olmaya dönmektir. Her halükârda Allah’ın kadir-i mutlak olduğunu ve her şeyin O’nun izniyle olduğunu unutmamak gerektir. 

Bekâr bir hanımefendi olarak siz de bahsini ettiğim sağlıklı insan davranışını hayatınızda temel düstur olarak belirlemeye gayret edin. Ayrıca ilerleyen süreçte karşınıza çıkacak eş adaylarında bu kavramları aramaya özen gösterin. İnsan irade sahibi bir varlık olarak yaratılmıştır ve bu irade hafife alınmayacak kadar önemli bir işleve sahiptir. Hem dünyanızı hem de ahiretinizi kazanmak için iradenize sahip çıkmayı ve bu dertle dertlenmiş biriyle evlenmek için dua etmeyi ihmal etmeyin. Selam ve dua ile…