İnsanlar monoton bir hayatta sığ bir düşünceyle uykunun sadece yatakta, koltukta olacağını düşünebilirler. Hâlbuki bazı hayvanlar ayakta da uyuyabilir ve dinlenebilirler. Allah isterse canlıları ayakta da uyutabilir!
Mesela atların ayakta uyuyabilme yetenekleri vardır. Evet atlar ayakta şekerleme yaparlar. Bu kabiliyet, hayvanların anatomik özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Bu durum, bacaklarında bulunan “kilitleme mekanizması” olarak adlandırılan bir yapı sayesinde mümkün olmaktadır. Atların bacaklarındaki bağlar, tendonlar ve kaslar, vücut ağırlığını destekleyerek eklemlerin kilitlenmesini sağlar. Böylece ata bahşedilen bu sistem sayesinde, atın fazla enerji harcamadan ve kaslarını yormadan ayakta durması ve uyuması sağlanır. Özellikle ön bacaklarda bulunan “kilit mekanizması” Musculus biceps brachii adlı kas ve lacertus fibrosus adlı tendinöz yapı sayesinde ekleminin sabitlenmesine yardımcı olur.
Musculus biceps brachii, atlarda humerus kemiklerinin ön ve kısmen iç tarafında yer alan, uzun mekik şeklinde bir kastır. Atlarda bağlantı kirişine geçtiği yerden çıkan lacertus fibrosus adı verilen fibröz, ikinci bir kirişe bağlanır. Bu kiriş omuz ekleminin normal duruşta hareketsizliğini sağlar ve atlar bu sayede kolaylıkla ayakta uyuyabilir. Bu kiriş, fibröz özellikte olduğundan çok daha az enerji sarf ederek ön bacağın kilitlenmesini sağlar.
Yani bu özellikleri, tek tırnaklıların uzun süre ayakta kalmalarına, hatta bu pozisyonda istirahat etmelerine imkân sağlar.
Atların bu yeteneği, doğada yırtıcılardan kaçma ihtiyacına yönelik onlara verilmiş bir özelliktir. Böylece, hızlı bir şekilde hareket etmeleri gerektiğinde kolayca uyanabilirler ve tehlikeleri fark edebilirler. Ancak derin uykuya geçmeleri gerektiğinde atlar genellikle yere yatarak uyumayı tercih ederler. Çünkü bu pozisyonda kaslar tamamen gevşer ve vücut dinlenme moduna geçer. İşte tüm bu anatomik özellikler, atların hem güvenlik hem de fizyolojik ihtiyaçlarına uygun bir şekilde hayatta kalmalarını sağlar.
Atların ayakta uyuması, Allah’ın yaratılıştaki hikmet ve sanatının bir yansıması olarak görülebilir. Atların ayakta uyuma özelliği, onların hem biyolojik yapılarının hem de hayat şartlarının bir gerekliliği olarak takdir edilmiştir. Bu durum, onların kas ve iskelet sistemlerinin bu şekilde bir uykuya uygun olarak yaratıldığını ve aynı zamanda tehlikelere karşı uyanık kalmalarını sağladığını gösterir.
