TR EN

Dil Seçin

Ara

Şefkatin Ödülü / Bilim Dünyası

Otuz ülkede yapılan ve sonucu Lancet adlı saygın tıp dergisinde Temmuz ayında yayınlanan araştırma, emzirmenin kadınlarda görülen meme kanseri riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koydu. Gelişmiş ülkelerdeki yüksek meme kanseri riskinin artık büyük oranda bu ülkelerde annelerin az çocuk sahibi olmalarına ve çocuk sahibi olanların da çocuklarını çok kısa süre emzirmelerine bağlı olduğu anlaşıldı.

Oxford Üniversitesi epidemiyologlarından Valerie Beral, gelişmiş ve gelişen ülkeler arasında bu konuda ortaya çıkan farkın, çocuk sayısı ve emzirme sürelerine bağlı olduğunu ifade ediyor. Gelir düzeyinin ve sağlık hizmetlerinin kalitesi diğerleriyle kıyaslanamayacak ölçüde yüksek olduğu halde gelişmiş ülkelerde meme kanserine daha yüksek oranda rastlanması, Dr. Beral’a şu sözleri söyletiyor: “Bu o kadar önemli bir bulgu ki, insanın meme kanserinin sebebine bakışını bile değiştiriyor.”

Otuz yaşın altında hamile kalmanın ve çok çocuk doğurmuş olmanın meme kanseri riskini azalttığı uzun süredir bilinmekteydi. Ancak ilk kez böyle kapsamlı bir çalışma bizzat emzirmenin diğer faktörlerden bağımsız olarak meme kanserini önemli ölçüde engellediğini gösterdi.

BM’de bebek ve çocuk beslenmesi konusunda uzman olarak çalışan Miriam Labbock, bunun müthiş bir çalışma olduğunu; buna göre, özellikle gelişmiş ülkelerde emzirme ile kanser riskini azaltmanın mümkün olduğunu belirtiyor.

Lancet’in bildirdiğine göre, söz konusu çalışma kadınlardaki kanser riskinin her doğumla yüzde 7 azaldığını ve her emzirilen yıl için de ek olarak yüzde 4,5 azaldığını gösterdi. Bu bulgulara dayanarak, gelişmiş ülkelerde anneler çocuklarını ekstra ortalama 6 ay daha emzirseler her yıl 25.000 meme kanserinin (yaklaşık yüzde 5) önlenebileceği düşünülüyor. Emzirmenin kanseri hormonal ve dokusal değişikler yoluyla engellediği sanılıyor.

Bu yeni bulgularla, neden gelişen ülkelerde meme kanseri sıklığı nisbeten sabit kalırken gelişmiş ülkelerde meme kanserinin arttığı da açığa kavuşmuş oluyor. Yakın geçmişte halk sağlığı ve kanser araştırmacıları daha çok diğer risk faktörleri üzerine yoğunlaşıyorlardı. Bu faktörler arasında hormon kullanımı, uygunsuz beslenme ve şişmanlık gibi bayanların sonradan da değiştirebileceği faktörler sayılabilir.

Lancet’da 20 Temmuz 2002’de yayınlanan bu bulgular, emzirmenin zaten bilinen faydalarına bir yenisini daha eklemiş oldu. Bunlar arasında çocuklar için daha iyi besin, alerjide azalma, enfeksiyonlara karşı daha iyi korunma ve hatta erişkin yaşlarda daha ileri zeka düzeyi sayılabilir.

Emzirmenin bu ve diğer bazı sağlık sebepleriyle en az bir sene sürdürülmesi gerektiği zaten bilinmekteydi. Otuz ülkeden yüzlerce araştırmacı 47 eski epidemiyolojik çalışmayı tekrar değerlendirdi. Toplam olarak 50.302 meme kanserli kadın bu çalışmalarda tarandı.

Emzirme süresi ile meme kanseri riskinin ciddi oranda azaldığının anlaşılmasının önemli siyasal ve toplumsal sonuçları olacaktır. Meselâ, ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde anneler işe döndüklerinde emzirmeye devam etmekte büyük güçlük çekmektedir. Amerikan Ulusal Kadın Birliği Müdürü Cindy Pearson ABD’de bir yaşında çocuğu olan annelerin yüzde 70’inin haftada en az 30 saat çalıştığını söylüyor ve görüşlerini şu şekilde dile getiriyor: “Annelerin çoğu emzirmeye başladıktan sonra çeşitli sebeplerle bunu uzun zaman sürdürememektedir. Bu kalıbı değiştirmek için önemli siyasal değişiklikler gereklidir. Bu çalışmanın bunu yapacağını ümit ediyorum.”

Araştırmanın fikir ve inanç planında benzer şekilde ciddi sonuçlara yol açacağını söylemek de mümkün. Zira bu bulgular, fıtratta karşılığı bulunan ve vahiyle teyid edilen her bir şeyin ardında çok faydalar ve hikmetler bulunduğunu bir kez daha belgeliyor.

 

Kaynak:

1) Susan Okie, The Washington Post, Herald Tribune, July 20-21, 2002.

 

●●●

Şişmanlığa karşı da anne sütü!

Fıtratta olan ve vahiyle emredilen her şeye burun kıvırmayı iş edinen modern zamanların, kıymetinin farkına sonradan vardığı nimetlerin en önemlilerinden biridir anne sütü. Oysa Rabbimiz Kur’ân’ında çocuğun emme hakkını ‘iki tam yıl’ olarak ferman buyurmaktadır.

Anne sütünün taşıdığı faydalar ve hikmetler her geçen gün biraz daha anlaşılıyor. Anne sütünün en son anlaşılan faydalarından biri de, çocuklarda şişmanlık riskini ciddi ölçüde azaltıyor olması.

İskoçya’da Glasgow Kraliyet Çocuk Hastanesi’nde 32.000 çocuk üzerinde yapılan araştırmayı yürüten ekibin başkanı Dr. John Reilly, “Bulgularımız, anne sütü ile beslenmenin çocuklukta görünen şişmanlık riskini azalttığını gösteriyor.” diye özetliyor görüşlerini. Anne sütü, çocuklarda şişmanlığı önlemekle, ileri yaşlardaki şişmanlığa da ciddi ölçüde engel oluyor. Zira yapılan araştırmalar, şişman çocukların ileriki yaşlarda da şişman olmaya ve şeker hastalığı ile kalp hastalıkları başta olmak üzere aşırı kiloyla ilgili hastalıklara yakalanmaya eğilimli olduklarını gösteriyor.

Reuters’in 8 Haziran tarihli bülteninden.