27 Yazı Prof. Dr. Sefa Saygılı

Yazar Profili »

Büyüleyen Rahmet: Su

Temmuz 2018, 499 146 Görüntülenme Eklenme Tarih: 01 Temmuz 2018 03:02 Prof. Dr. Sefa Saygılı

Dünyada su her yerde karşımıza çıkar ve büyüleyici özellikleri kendini bize neredeyse sayısız şekillerde gösterir. Başka elementlerle birleşen, onlardan ayrışan, maddenin üç haline (katı, sıvı ve gaz) dönüşebilen dünyamızın suyu hayati özelliktedir.

Canlı varlıklar büyük ölçüde sudan oluşmuştur. İnsan bedeninin %70’i sudur ve bu oran bazı deniz bitkileri ile deniz canlılarında %95’e kadar ulaşır. Su insanın değişik bölümlerinde destek, taşıyıcı ve son derece karmaşık bir kimyaya tepki veren ortam görevi görür. Bu ortamda binlerce molekül, su molekülleriyle karşılıklı etkileşim içindedir.

 

Suyun sıradışı özellikleri

 

Sıvı bir şey düşündüğümüzde, öncelikle çevremizde sıklıkla karşılaştığımız için aklımıza önce su gelir. Oysa maddelerin sıvı hali çok sıra dışı bir haldir, katı hal ile gaz hali arasında bir çeşit parantez ve yavaş yavaş ısıtıldığında birçok maddenin içinden geçtiği bir boşluktur.  Yeryüzünün normal sıcaklığında, varlığı olmasa hayatın da var olmayacağı su, diğer maddelerin aksine genellikle sıvı haldedir. Bu durum karşımıza su adına çıkan ilk şaşırtıcı çelişkidir.

Suyun katı hali buzdur; basit bir bardağın içinde veya okyanusların yüzeyinde yüzen buz… Bu durumsa ikinci bir hayret veren çelişkidir. Çünkü tüm öteki cisimler katı halde daha yoğun oldukları için batarlar, oysa buz sıvının üzerinde yüzer. Buz, sudan daha yoğun olsaydı, buzullar ortadan kalkacağı için gezegenimizin hali ne olurdu?.. Deniz dibinde yaşayan canlılar hayatiyetini sürdüremezlerdi.

Bir başka şaşırtan çelişkili özellik ise şudur: Katı, sıvı veya gaz olsun bütün cisimler ısıtıldığı zaman genleşirler; tatlı su ise tersine, 0 ilâ 4 derece arasında ısıtıldığında büzüşür. O sıcaklıkta, buzun eridiği sıradaki yoğunluğundan daha yoğun haldedir. Bu sebeple dağ göllerinin dip kısımları 4 derece sıcaklıkta bir su tabakasıyla kaplıdır.

4 derecenin üzerine çıkıldığında maddenin normal davranışına döner ve ısıtıldığında bu defa genleşir. Bu sıra dışı durum, sıcaklık arttığında yoğunluğu düzenli olarak azalan tuzlu su için söz konusu değildir.

Suya bütün bu sıradışı özellikler, yeryüzündeki canlıların yaşamlarını sürdürmeleri için verilmiştir. Ayrıca her şeyi yaratan ve mülkünde dilediği gibi tasarruf eden Âlemler Rabbi, maddeye hâkim olduğunu ve dilediği özellikleri verdiğini bu şekilde göstermiştir.

 

Evrensel bir eritici

 

Bazı mağaralarda pırıl pırıl sarkıt ve dikitler, kireç taşından göz kamaştıran renkleriyle süslü taşlar şeklinde muhteşem oluşumları, suyun sıra dışı özelliği sayesinde görebiliyoruz. Allah’ın suya verdiği o harika yapı sayesinde çok sayıda maden tuzunu, kireç taşını eritme özelliği vardır. Bu eritme, tuz moleküllerinin suyun içinde basit olarak çözülmesinden ibaret değildir. Buna temel bir olay olan, tuzların su tarafından ayrıştırılması da eklenir.

Verdiği görüntüye karşılık su kimyasal olarak hiç de cansız bir madde değildir. Dünyanın en duru suyu olsa, eritebileceği ve bünyesinde taşıyabileceği bütün maddelerden arınmış da olsa, hiçbir gaz içermese de su yine birçok molekül ile birleşebilen, onların yapısını kırabilen veya en azından onların şeklini bozan çok etkili bir kimyasal ayırıcıdır. Ve sahip olduğu bu özelliğin hayata hizmet eden sayısız faydaları bulunmaktadır. Bunlar Dünya gezegenini diğer gezegenlere oranla orijinal yapan ayrıntılardır veya günlük zevklerimizi oluşturan yiyeceklerdeki karışımları sağlar.

 

Tabiatta, hayata hizmet eden su

Okyanuslar gezegendeki suların yaklaşık %98’ini barındırır. Suların tuzlu olması yaşama yabancı değildir, çünkü okyanusların derinliklerinde bile bitkiler ve hayvanlar olarak canlılar mevcuttur. Ayrıca iklim ve atmosferin bileşimini düzenlemekte rol alan bu muazzam miktardaki su, yeryüzünde yaşayan canlıların da su ihtiyaçlarını karşılamaya hizmet eder. Özellikle güneşin denizi ısıtıp suyu buharlaştırması ve bu buharın yağmur olarak yeryüzündeki hayata hizmet etmesi çok hayati bir sistemdir.

Son olarak deniz suyunu kullanılamaz hale getiren içerdiği tuz, yani sodyum klorür, yaşam için mutlak olarak gerekli bir maddedir. İnsanlar suya ve tuza ihtiyaç duyarlar ama ayrı ayrı. Denizde olduğu gibi bir araya geldiklerinde kullanılır halden çıkarlar.

Su gerçekten bize hizmet eden mucize bir sıvıdır ve her yönüyle onu bizlere lütfeden Âlemler Rabbinin rahmetine hayranlık uyandırmaktadır.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Tedavi İçin Yaratılan Canlı: SÜLÜK

Sülük insanlık tarihi kadar eski geleneksel bir tedavi şeklidir ve asırlardır pek çok hastalığa şifa vermeye devam ettiği gibi günümüzde de öneminden bir şey kaybetmiş değildir.

Devamı »

Bu Ne Şiddet Bu Öfke!

Medyaya göz attığınızda hep öfke haberleri ile dolu. İnanın televizyonda haberleri izleyemez olduk. Yaralamalar, cinayetler, taciz ve kavgalar…

Devamı »

Düşünceyi Sese Dönüştürmek Mümkün mü?

Geçtiğimiz Nisan ayında “düşüncenin sese dönüştürülmesi” konusunda bir araştırma yayınlandı. Ve merak konusu sorular başlıklara taşındı: Düşünceleri kayıt altına alabilecek bir cihaz mı geliştirildi? Söz konusu cihaz ile başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğünü anlayabilecek miyiz? İç konuşmalarımız yazıya dökülebilecek mi?..…

Devamı »

Öfkenizi Kullanın / Öfke Zararlı mı, Faydalı mı?..

Öfkenin duygu olarak büyük bir güç verdiği açıktır. Öfkenin verdiği gücü aklımızla ve tecrübemizle yönlendirirsek ortaya çok faydalı sonuçların çıkmasını da sağlayabiliriz...

Devamı »