11 Yazı Tarık Uslu

Yazar Profili »

Bir Evrim Masalı: Hesperopithekus Haroldcooki

Ağustos 2018, 500 362 Görüntülenme Eklenme Tarih: 30 Temmuz 2018 16:02 Tarık Uslu

1922 YILIYDI. Amerikan Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Henry Fairfield Osborn, Batı Nebraska’daki Yılan Deresi yakınlarında kazı çalışmaları yapmaktaydı. Uzun bir süredir içinde eşelendiği çukurdan, “Buldum! Buldum! Buldum!” diye naralar atarak çıktı.

Tam o sırada, asistanlarından bir tanesi—elbette en kurnazı—Osborn’un ne bulduğuna bile bakma gereği duymadan, “Ben düşürdüm! Ben düşürdüm! Ben düşürdüm onu!” diye bağırmaya başladı.

Eğer Bay Osborn kıymetli bir şey bulmuşsa, üzerine konmanın en kestirme yolu buydu çünkü. Fakat, çukurdan çıkan Osborn, bu embesil asistanının yüzüne öfke ile bakarak, elinde tuttuğu şeyi gösterdi.

Bu eski bir kemik parçasıydı ve gerçekten çok eskiydi.

 

– Seni salak! Kendini çok mu kurnaz zannediyorsun. Şu bulduğum şeyi düşürmüş olabilmen için, en az bir milyon yaşında olman gerekir!

– Çok özür dilerim Bay Osborn! Acaba o elinizde tuttuğunuz şey nedir? Pis bir şeye benziyor, sakın mikrop kapmayasınız!

– Bu bir, Hesperopithekus haroldcooki!

– Hespero.. ne?

– Hesperopithekus haroldcooki! Ama, Nebraska Adamı da diyebilirsin!

– Nebraska Adamı! Evet bu kesinlikle daha iyi! Hem ben de Nebraskalıyım, anne tarafından!

 

Bay Osborn’un bulduğu bir azı dişiydi. Ve kendisi, bunun insan ile maymun arasında bir geçiş formuna ait olduğundan yüzde yüz emindi.

Azı dişi büyük bir itina ile müzeye getirildi. Nebraska Adamı’na herkes çok büyük bir önem veriyordu.

Bilim adamları azı dişini her bir milimetrekaresine kadar incelediler. Bu azı dişinin milyonlarca yıl önce durduğu çene kemiğinin nasıl bir yapısı olduğu hesap kitap edildi. Sonra o çene kemiğinin nasıl bir ağıza ait olduğu tasarlandı. Sonra o ağızın nasıl bir kafaya, sonra o kafanın nasıl bir bedene ait olduğu ince ince hesaplandı. Sonunda ne insana ne de maymuna benzemeyen ikisinin arasında bir canlı resmi çizildi. Daha sonra bu canlıyı, öyle yapayalnız görmeye tahammül edemeyen içli bilimadamları ona bir eş ve üç-beş de çocuk çizdiler. 

Dünyanın en prestijli bilim dergileri, en prestijli bilimadamlarının, bir azı dişi üzerine döktürdükleri sayfalar dolusu yazı ve resim yayınladılar. Herkese bunların insanların maymundan geldiğine dair çok büyük bir delil olduğu söyleniyordu. 

Günün birinde William Bryan adında insaflı bir bilimadamı ortaya çıktı ve:

“Arkadaşlar elinizde tek bir azı dişi var! Bir tek azı dişinden yola çıkıp, adamın yedi sülalesinin resmini çizdiniz ayıptır be!..” demek zorunda kaldı. 

Fakat, dediğine de diyeceğine de pişman ettiler adamı.

1927 yılında, Yılan Deresi yakınlarındaki kazılarda, bu azı dişinin bulunduğu yerde, başka kemikler de bulundu. Bunlar, şüphesiz azı dişinin sahibine aitti. Yani, yüzlerce yıl önce soyu tükenmiş bir yaban domuzuna!

Bilim adamları utanmadan, “yanılmışız” diyerek işin içinden sıyrılıp çıktılar... Olan, bunların “bilimsel bilimsel” sözlerine inananlara oldu!



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Işıktan Besleniyoruz / Fotosentez Fabrikası

JAN BAPTİSTA VAN HELMONT, bir filozof ve bilim adamıydı. Tabii 17. yüzyılda ne kadar bilim adamı olunabilirse o kadar bilim adamıydı. Fakat bütün gerçek bilim adamlarında olması gereken iki önemli özelliğe sahipti: Merak ve sabır!

Devamı »

Bir Civciv Doğuyor!

KADERİNDE omlet olmak yazılı bir yumurtanın başına neler geldiğini herkes bilir... Peki ya kaderinde bir tavuk olmak, bir saksağan olmak, bir tavus kuşu hatta bir deve kuşu olmak yazılı yumurtaların başlarına neler gelir? Bir yumurta, bir civcive nasıl dönüşür? Neler yaşanır yumurta kabuğunun içinde?..

Devamı »

Durdurun Otobüsü Kusacak Var!..

EĞER yakınlarınızda boş bir pet şişe varsa içine yarıya kadar su doldurup kapağını sıkıca kapatın, bir şey deneyeceğiz...

Devamı »

Kulağakaçan Kulağa Kaçar mı?

Bu hayvancığın adı öyle bir çıkmış ki değil doksan dokuz, dokuz yüz doksan dokuz olmuş, daha bir numara aşağıya inemiyor. İndirebilene aşk olsun! Söylentiye göre bu fukara böcek, bir fırsatını buldu mu, insan kısmısının kulağına kaçıyor..

Devamı »