21 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

Niçin Mucize Gösteriyorlar?

Mart 2015, 459 210 Görüntülenme Eklenme Tarih: 06 Ekim 2018 13:03 Ömer Sevinçgül

 

‘Peygamberler mucizeler göstermişler. Kurán bunları tekrar tekrar anlatıyor. Bunu niye yapıyor? Mucize öykülerinin bize ne gibi bir yararı var?’ diye soruyor, sonra da ‘Maksat sadece tarih bilgisi vermek olamaz sanırım’ diye fikrini belirtiyorsun.

Haklısın. Mucize öykülerinin üç temel maksadı var. Birincisi, tebliğe memur edilen zatın peygamber olduğunu kanıtlamak. İkincisi, insanlara manevi örnekler sunmak. Üçüncüsü, maddi alanda fikirler ilham etmek.

Nitekim Kurán’da sözü edilen mucizeler, ileride keşfedilecek medeniyet harikalarının anafikrini verdi, zihinleri icat ve keşiflere hazırladı. İşte bazı misaller…

Âdem aleyhisselam, meleklerle yarışırken ‘eşyanın isimlerini’ söyleyerek galip geldi. Bu isimler istikbalde gelişecek ilim, fen ve sanatların tohumları, çekirdekleri hükmündeydi.

Nuh aleyhisselam, kalbine inen ilahi bilgilere uyarak tufana dayanacak kadar muhkem bir gemi yaptı, gemicilerin piri oldu.

İbrahim aleyhisselamın ateşe atılıp da yanmaması insanlara ateşten etkilenmeyen giysi yapma fikrini ilham edecek özellikler taşıyordu.

Yakup aleyhisselam yüzlerce kilometre uzakta bulunan Yusuf aleyhisselamın kokusunu aldı. Bu mucize koku nakline bir işaret olabilir. Henüz o noktaya varılamadı.

Yusuf aleyhisselam saatçilerin piri oldu. Keza, kadının günaha daveti anında, babasının yansısını gördü, kadından uzaklaştı. Bu hadisede görüntü nakline bir işaret var.

Davut aleyhisselam, demiri eliyle yoğurarak eşyalar yapmak suretiyle madenlerden istifadenin yolunu gösterdi.

Süleyman aleyhisselam rüzgâra binerek hızla başka diyarlara gider, hayvanların dilini bilir, görünür bir araç olmaksızın uzak mesafelerden nesneleri bir anda getirtirdi. Bu mucizeler, ileride bulunacak olan uçak, radyo, televizyon gibi teknik harikaların tohumları sayılır. Hayvanların dili de çözülebilir. Kuşlar önemli işlerde kullanılabilir. Eşyalar bir yerden bir yere nakledilebilir.

Musa aleyhisselam, asasıyla vurarak taştan su akıtmakla yerden su çıkarma tekniklerine öncülük etti.

Mucize sonucu hastalıkları tedavi eden ve bazen ölüleri bile dirilten İsa aleyhisselamın öyküsü tıp ilmine hedefler gösterdi.

Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin mucizelerinin ise haddi hesabı yoktur. Miraca çıkışı, ayın yarılması, bitkilerin ve hayvanların emrine itaat etmesi, su ve yemeğin bereketlenmesi, cenazelerin dirilip konuşması, bilinmesi asla mümkün olmayan şeyleri bilip bildirmesi ve daha niceleri.

En başta da yaşayan bir mucize olarak elimizde bulunan Kurán! Bu eşsiz kitap, bir mucizeler mahzenidir. Harikalarla doludur. Manası gibi lafzı da muhataplarını âciz bırakmıştır.

Kurán’ın bir kelam mucizesi olması işaret ediyor ki, istikbalde en etkili vasıta söz sanatı olacak. İnsanlar fikirlerini birbirlerine edebiyatı kullanarak kabul ettirecekler. Kuvvetlerini ruha nüfuz eden üsluplardan alacaklar. Meramını güzel dile getirenler halka hükmedecekler.

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

“Allah Nerede?”

Merakının bütün derinliğini sesine yükleyerek, “Söyler misin bana” dedi, “kâinatın sınırı var mı?”

Devamı »

Süslü Suretler Sergisi

Kuşa nasıl iki kanat gerekiyorsa mana âlemine yükselmek isteyen insana da iki kanat gerek. Bunlar kalp ve akıl kanatlarıdır. Kişi, kalbiyle yaratıcısını severken aklıyla da yaratılışın ince sırlarını, hikmetlerini, maslahatlarını tefekkür eder, kavrarsa hakiki marifeti kazanır, kâmil insan olur.

Devamı »

Ruh Rabbini Arıyor

Devamı »

''Tesadüftür Canım''

Bir araştırmacı, bir yerde arkeolojik kazı yaparken üst üste konmuş beş on tane taş görse “Burada bir medeniyet varmış. Birileri bina yapmışlar” diyor. Fakat milyar çarpı milyarlarca atom taşının planlı bir biçimde örülmesiyle inşa olunan bir bitkinin, bir hayvanın, bir insanın ustasını, sanatkârını, mimarını “Kendi kendine oldu” söylemiyle görmezden gelebiliyor.

Devamı »