TR EN

Dil Seçin

Ara

“Nefes Kesici”

“Nefes Kesici”

Fotoblog

 

Manzara “nefes kesici” sahiden. Nefesleri kesiyor.

Pek kuşlara göre değil burası. Kelebekler aradığını bulamayacak gibi. Güzde unutulmuş bir tohumun başını acemice uzatmasına hazır değil. Bahar uğramaz buraya. Kargalar, bir patikada unutulmuş kırık bir ceviz bulamaz. Yanağına çamur bulanmış, dudağı koşturmaktan morarmış, saçlarının arasında toz toprak koşturan çocuklara yer ayrılmamış…

Her şeyin düzenli olduğu, her istenilenin parayla satın alınabileceği bir ‘yer’ burası.

Belirsizliğe yer yok; her şey tanımlı. Beklenecek bir şey kalmıyor; her şeyde kesinlik var. Umuda ve duaya yer yok; her iş net ve hesaplı. Hercai bir uçurtmaya ipini koparacak cesareti vaad etmiyor. Bir kırlangıcın kanatlarına takılıp kalacak deli çocuk gözleri yerleşmiyor manzaraya.

Göğe bakmaya izin veriyor yine de. Utanılacak bir itiraf gibi. “Ben böyle olmamalıydım!” dercesine. Kaç şiiri birden öldürüyor, kaç şairi şiirsiz bırakıyor manzara. “İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi” diyemiyor Louis Aragon. “Tanrım, gülleri ve sessiz harfleri koru” diyecek acıyı duyamıyor İbrahim Tenekeci. “Sadık yâri”ni bulamıyor Âşık Veysel. “Yağmur iğri iğri düşer toprağa” demeyi unutuyor Sezai Karakoç.

Belki, “Göğe Bakma Durağı”nda daha ateşli bir özlemle bekliyor bizi Turgut Uyar.