85 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

“Allah Nerede?”

Eylül 2019, 513 476 Görüntülenme Eklenme Tarih: 28 Ağustos 2019 12:10 Ömer Sevinçgül

 

Bir arkadaşımla beraberdik. Bir kayanın üzerinde oturuyor, akan suya bakıyorduk. 

Dostum suskundu, özel dünyasına dalıp gitmişti. 

Bir ara göz ucuyla ona bakarken, “Ne düşünüyor acaba?” sorusu geçti aklımdan. 

Bir süre, suda parlayıp sönen kabarcıkları seyrettikten sonra başını kaldırdı, bana döndü. 

Baktım, yüzünde aşina olduğum anlam yüklü bir ifade belirmiş. Soracak... 

Merakının bütün derinliğini sesine yükleyerek, “Söyler misin bana” dedi, “kâinatın sınırı var mı?”

“Elbette” dedim.

“Peki, sınırın ötesinde ne var?”

“Sınırsız boşluk... Ötede ne madde var, ne zaman, ne de mekân.”

“Allah bu sınırın berisinde, kâinatın içinde mi?”

“Hayır... Ustayı eserin içinde aramamalı. Yaratan, yaratılanın içinde olamaz.”

“Öyleyse sınırın ötesinde bir yerde olmalı.”

“Asla! Ne kâinatın içinde ne de sınırın ötesinde bir yerdedir.”

“Peki, nerede öyleyse?”  

Bu büyük soru karşısında hayli zaman sustum ve düşündüm. Sükûtumu saygıyla karşıladı ve merakının şiddetini yitirmeden bekledi.  

“Sen” dedim, “soruyu sorarken yanlış bir noktadan yola çıkıyorsun.”

“Nasıl?” 

“Nerede, sorusu bir mekânı, bir yeri hatıra getirir. Yer tutmak ise, maddi varlıklar için söz konusu. Allah hakkında sorulan ‘Nerede?’ sorusu, ‘Allah da diğer varlıklar gibidir, onların bir mekânı var, şu hâlde onun da bir mekânı olmalı’ biçimindeki düşünmenin ürünü. Eğer nitelikleri sonsuz olan zatı bir maddi varlık gibi düşünürsen, daha baştan yanlış yapar, çıkmaza girersin.”

Tedirgin bir tavırla, “Umarım beni yanlış anlamazsın” dedi. “Ben inanan bir insanım. Merakım da bu yüzden. İnsan, inandığı zatı tanımak istiyor. Hayal etmeye çalışıyorum, olmuyor.” 

“Hayalin sınırlı. Sınırlı olan sınırsızı içine alamaz. Allah ne maddedir, ne cisimdir, ne de yer tutar. Maddeden münezzeh bir varlık için yer düşüncesi anlamsızdır.” 

Sustu. Gökyüzüne baktı, bulutları seyretti bir süre. “Biz” dedi, “galiba aklımıza fazla güveniyoruz.”

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Tuhaf!

Tanrıtanımaz bir arkadaşla tartıştık. “Tanrı bir kısım işleri nedeniyle evrenle ilgilenemiyor” diyor. “Tanrı varsa ve iyiyse neden kötülüklere meydan veriyor” diyerek inanmama nedenini açıklıyor. … Evvela şu ‘tanrıtanımaz’ kelimesi hakkında bir tespitimi söyleyeyim...

Devamı »

Düşün!

Bir adam düşün... Eline bir tüfek almış, hedef tahtasına ateş ediyor. Etrafındaki seyirciler de dikkatle bakıyorlar. Birinci atışta hedefi on ikiden vuruyor. Kimi “Aferin, vurdu adam!” derken, kimi de “Tesadüftür canım! Acemi şansı” diyor. Adam ikinci kez ateş ediyor, yine on ikiden vuruyor. Üçüncü kez ateş ediyor, on iki. Yüz atış yapıyor, hepsinde de on ikiden vuruyor. Buna tesadüf demek mümkün mü? Diyene gülerler.

Devamı »

Birey Olmak

Birey olmak istiyorsun demek. Ne güzel! Birey olma arzusu, özgürlük talebi pek yaygın günümüzde...

Devamı »

Heme Ez Ost!

Diyorsun ki: “Tümtanrıcılık diye bir terim var. ‘Tanrı evrende içkindir’ falan diyorlar. Her varlık onun parçasıymış sanırım. Edebiyat dersinde bir şeyler anlatmıştı hoca. ‘Dalga ayrı görünür ama denizdendir’ falan gibi bir laf etmişti. Düşündüm, içinden çıkamadım. Ne demek istiyorlar?”

Devamı »