45 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

“Allah Nerede?”

Eylül 2019, 513 66 Görüntülenme Eklenme Tarih: 28 Ağustos 2019 12:10 Ömer Sevinçgül

 

Bir arkadaşımla beraberdik. Bir kayanın üzerinde oturuyor, akan suya bakıyorduk. 

Dostum suskundu, özel dünyasına dalıp gitmişti. 

Bir ara göz ucuyla ona bakarken, “Ne düşünüyor acaba?” sorusu geçti aklımdan. 

Bir süre, suda parlayıp sönen kabarcıkları seyrettikten sonra başını kaldırdı, bana döndü. 

Baktım, yüzünde aşina olduğum anlam yüklü bir ifade belirmiş. Soracak... 

Merakının bütün derinliğini sesine yükleyerek, “Söyler misin bana” dedi, “kâinatın sınırı var mı?”

“Elbette” dedim.

“Peki, sınırın ötesinde ne var?”

“Sınırsız boşluk... Ötede ne madde var, ne zaman, ne de mekân.”

“Allah bu sınırın berisinde, kâinatın içinde mi?”

“Hayır... Ustayı eserin içinde aramamalı. Yaratan, yaratılanın içinde olamaz.”

“Öyleyse sınırın ötesinde bir yerde olmalı.”

“Asla! Ne kâinatın içinde ne de sınırın ötesinde bir yerdedir.”

“Peki, nerede öyleyse?”  

Bu büyük soru karşısında hayli zaman sustum ve düşündüm. Sükûtumu saygıyla karşıladı ve merakının şiddetini yitirmeden bekledi.  

“Sen” dedim, “soruyu sorarken yanlış bir noktadan yola çıkıyorsun.”

“Nasıl?” 

“Nerede, sorusu bir mekânı, bir yeri hatıra getirir. Yer tutmak ise, maddi varlıklar için söz konusu. Allah hakkında sorulan ‘Nerede?’ sorusu, ‘Allah da diğer varlıklar gibidir, onların bir mekânı var, şu hâlde onun da bir mekânı olmalı’ biçimindeki düşünmenin ürünü. Eğer nitelikleri sonsuz olan zatı bir maddi varlık gibi düşünürsen, daha baştan yanlış yapar, çıkmaza girersin.”

Tedirgin bir tavırla, “Umarım beni yanlış anlamazsın” dedi. “Ben inanan bir insanım. Merakım da bu yüzden. İnsan, inandığı zatı tanımak istiyor. Hayal etmeye çalışıyorum, olmuyor.” 

“Hayalin sınırlı. Sınırlı olan sınırsızı içine alamaz. Allah ne maddedir, ne cisimdir, ne de yer tutar. Maddeden münezzeh bir varlık için yer düşüncesi anlamsızdır.” 

Sustu. Gökyüzüne baktı, bulutları seyretti bir süre. “Biz” dedi, “galiba aklımıza fazla güveniyoruz.”

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Birer Kukla mıyız?

Hiç kuşkusuz varlıkları birer oyuncak, insanı da bir kukla olarak yaratmadı. Bunu diyenler saçmalıyor. Bak, ayet bu iftirayı nasıl reddediyor: “Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyuncak olsunlar diye yaratmadık. Eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik.”

Devamı »

Rastlantı Öyle mi?

Bütün bu olaylar kendi kendine mi oluyor? Görünen varlıklar birer yapı taşı olan zerrelerin, atomların eserleri mi? Her akıl sahibi kabul eder ki, atomlar bir bilince sahip değiller. Ne ilimleri var ne de iradeleri...

Devamı »

Uzayda Hayat

“Dünyadan başka yerde yaşam var mı, yok mu diye tartışılıyor. Kimi var diyor, kimi yok diyor, kimi bilemeyiz diyor. Peki, sen ne diyorsun?”

Devamı »

Deprem Kader Değil mi?

Bediüzzaman Hazretleri, bir risalesinde, “insanların ağzından çıkan ve küfrü işmam eden kelimeler var,” der ve inananların bu kelimeleri “bilmeyerek” kullandıklarını söyler. Küfrü işmam eden, yani “koklatan, kendilerinden küfür kokusu gelen” kelimeler... Bu tesbiti okuduktan sonra ben de kelimeleri koklamaya çalışıyorum. Gün geçmiyor ki böyle bir sözle karşılaşmayayım. İşte onlardan biri: “Deprem kader değildir!”

Devamı »