88 Yazı Prof. Dr. Fatih Satıl

Yazar Profili »

Meyveler Neye Benzerler?

Şubat 2016, 470 264 Görüntülenme Eklenme Tarih: 09 Aralık 2019 21:47 Prof. Dr. Fatih Satıl

 

Tabiatta her şey hal diliyle insanoğluna bir şeyler söylüyor; bazen koku, bazen türlü türlü renkleri ve şekilleri ile dinleyenlere sesini duyuruyor. Bu açıdan bakınca, bazı meyve ve sebzeler ile organlarımız arasındaki benzerlikler çoğumuzun dikkatini çekmiş olmalı. Aslında dikkatli bakıldığında bu benzerliğin altında bizler için birer ipucunun gizlendiği ve bu benzerliğin hiç de tesadüfî olmadığı görülecektir.

Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalar, meyvelerin hangi organa benziyorlarsa o organlara faydası olduğunu ortaya koymuştur. Bitkilerin şifası ile ilgili halen günümüzde de kabul gören “The Doctrine of Signatures/İşaretler veya imzalar doktrini” teorisi de doğayı okumak üzerine kurulu bir yaklaşım biçimidir. 16. yüzyılın önemli bilim insanlarından doktor ve kimyager Paracelsus ile Antik Roma’nın en önemli hekimlerinden olan Galen bu görüşün öncüleridir.

 

Allah’ın rahmet ve ilminin şekillenmiş numuneleridir meyveler

Ceviz, bu konuda hepimizin aklına ilk gelen meyvedir. Ceviz, şekliyle küçük bir beyin görünümündedir: Ceviz içi, koruyucu sert bir kabukla örtülmüştür tıpkı insan beyninin koruyucu sert bir kafatası ile örtülmesi gibi. Cevizin bu odunsu sert kabuğu açıldığında, kabuğun altındaki ceviz içinin iki eşit parça halinde olduğu dikkatimizi çeker, tıpkı insan beyninin iki yarımküreden oluşması gibi. En içteki ceviz içi; zarla çevrili kıvrımlardan oluşmuştur, tıpkı beyinde olduğu gibi. Tüm bunlara ek olarak, meyveler arasında içeriğinde gümüş iyonu taşıyan tek meyve cevizdir. Enteresandır, gümüş iyonuna insan bedeninde ihtiyaç duyan tek organ da beyindir. Ayrıca cevizde, beynin ihtiyaç duyduğu Omega 3, Omega 6, A, B ve E vitaminleri de depolanmıştır.

Böylece ceviz, hem görünüşüyle, hem de içerdiği besin ve mineralleriyle, adeta “Ben beyin için yaratıldım!” demektedir. O halde beyni kim yarattıysa, tıpkı beyne benzeyen cevizi de o yaratmıştır. Manen bu benzerlik bize “Biz biriz ve bir elden çıkmışız, aynı zâtın eseriyiz” demektedir.

Rabbimiz bizlerin dikkatini bu meyvelere çekmekte dikkatle bakanlara şu mesajı vermektedir: Bu meyveler üzerinde kimin turrası, mührü var ise, elbette onlara benzeyen organları taşıyan insanda da o zâtın mührü ve imzası vardır.

 

Meyveler ve insan organlarının şaşırtıcı benzerlikler

Bu ilginç benzerlik sadece cevizle sınırlı değildir, organlarımıza başka meyve ve sebzeler de vardır. Birkaç örnek verelim:

Domatesi ortadan ikiye kesip baktığınızda kalpte olduğu gibi odacıklar görülecektir ve kırmızı renklidir. Bütün araştırmalar, domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu ortaya koymaktadır.

Havuç dilimini enine yuvarlak dilimleyip bakarsanız insan gözüne benzediğini fark edersiniz. Havucun gözlere faydalı olduğu ve gece görüşünü artırdığı bilinmektedir. Havuçtaki beta-karoten (A vitamini) maddesinin gözün retina (sinir) tabakasında ışığı algılayan hücreler için gerekli olduğu bilimsel bir gerçektir.

Fasulye, böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirici özelliklerle yaratılmıştır. Böbreklerde taş ya da kum varsa fasulye sayesinde atılımı daha kolay olur. Bununla birlikte, lütfu ilahi ile böbrekleri kuvvetlendirdiği bilinmektedir.

Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının glisemik indeksini dengelecek özelliklerle donatılmıştır.

 

Meyveler, gıda olmanın ötesinde birer sanat eseridir

O halde, Allah’ın rahmetinin, sanatının ve ilminin âdeta cisimleşmiş örnekleri olan bu meyveleri, hangi akıllı tesadüflerin şuursuz ellerine havale edebilir? Evet, her bir meyve pek çok lisân ile Sâni’lerini öyle gösteriyor ki, dikkatle bakanları hayretlerde bırakır ve onlara “Sübhânallah! Ne kadar güzel yapılmışlar; sanatkârlarına ne güzel şehâdet ediyorlar” dedirtirler.

Evet bu meyveleri kim yaratmış ise, onlara benzeyen organları taşıyan insanı da aynı zât yaratmıştır.

 

Kaynaklar:

1. Wilkes, E., Doğanın Gizli Mesajları, Kuraldışı Yayınları: İstanbul, 2010.

2. Tanrıkulu, N., Doğanın İşaret Dili: İşaretten Hayata, Buğday Elektronik Bülten, 2012.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Ekolojik Okuryazar Olmak

Canlı ve cansız tüm yaratılmışlar, hep birlikte bir ekosistemi meydana getiririler. Bu sistemde varlıkların hepsi birbiri ile sıkı sıkıya ilişkiler içerisindedir. Varlıklardan birinin zarar görmesi ya da yok olması sistemdeki ekolojik dengeyi de bozmaktadır.

Devamı »

Adını Hz. Meryem’den Alan Şifalı Bir Bitki: Biberiye

Bilimsel adı Rosmarinus officinalis olan bu şifalı bitki, halk arasında yaygın olarak Biberiye ve Kuşdili adlarıyla bilinir. “Rosmarinus” terimi Latince’de “deniz şebnemi” anlamına gelir. Avrupa’da ise bitkisinin Hz. Meryem ile ilgili efsanelerinden olsa gerek, biberiye bitkisine “Rose of Mary” denilmiş ve literatüre de “Rosemary” olarak geçmiştir.

Devamı »

Hekimlerin Piri, Filozofların Üstadı, Meşhur Dâhi İbni Sina

İbn-i Sina, 980 yılında günümüz Özbekistan’ında yer alan Buhara yakınlarındaki Afşana kentinde doğmuştur. Olağanüstü bir zekaya sahip olduğu için daha 10 yaşındayken Kur’an-ı Kerîm’i ezberlemiş, felsefe, edebiyat, matematik, tıp gibi çeşitli alanlarda bilgisiyle hocalarını bile geçmeyi başarmıştır.

Devamı »

Kargalar Çöp Topluyor / Zararlı Kimyasallar Yerine Hayvanlar Kullanılabilir

Fransa’da insanların çevreye karşı duyarlılığını artırmak isteyen bir hayvanat bahçesi, özel olarak eğitilen altı akıllı(!) kargaya sigara izmariti ve çöp toplatmayı amaçlayan bir proje geliştirdi.

Devamı »