8 Yazı Ramazan Sodan

Yazar Profili »

Ağaçlar, Bitkiler ve Meyveler Bize Ne Söylüyorlar?

Eylül 2017, 489 14 Görüntülenme Eklenme Tarih: 14 Mayıs 2019 15:16 Ramazan Sodan

 

Her bir ağaç, bitki bize tesadüfe havalesi imkânsız olan, harika bir sanat içinde, nizamlı, mizanlı, süslü, nakışlı, güzel, ayrı ayrı kokular içindeki meyveleriyle, tatlarıyla diyorlar ki:

Her şeyimizi, faydalı ve tam yerli yerinde yaratan yaratıcımızın eseriyiz, bize iyi bakın, biz kendi kendimize bu hale gelemeyiz… Hem bize basiret gözüyle bakın, biz ağaçların meyveleri çok güzel, etleri çok çeşitli, sanatımız çok acayip, çekirdeklerimiz çok harika yapılarak, meyvelerimiz ağaçların dallarına takıp, bitkilerin başlarına konularak siz insanlara sunuluyor. Bizim bu meyveleri yapmaya gücümüz, aklımız yok; perde arkasında, Rabbimizin kudret eliyle siz insanlara sunuluyor. İyi bakın yaratıcının ilim, irade ve kudretiyle yapıldığını görün, sayısız bu nimetleri, her mevsimde uygun gıdalar olarak gönderen, sunan, Rabbinize hamd edin…

Hem biz şifalı meyveler ve bitkileriz, bizlerin faydalarını saymakla bitiremezsiniz. Biz bu faydaları, yararlı vitaminleri, elementleri ne biliriz, ne içimize koyabiliriz. Biz O’nun icadıyız…

Yarattığı herbir şeyle, kendisini isimleriyle tanıtan Allah (cc), biz ağaç ve bitkileri yaprak, çiçek, meyve, kök, dal ve budak gibi her şeyini, bilerek, görerek, faydalara, hikmetlere uygun olarak kuru ve basit topraktan yapmaktadır. Aksi halde çiçeklerimiz, kabuklarımız ve çekirdeklerimiz bile şifalı olamazdı. Hem biz olmazsak insanlar, hayvanlar, kuşlar ve böcekler ne yapardı? Hem biz yapılmasaydık yeryüzü nasıl olurdu?..

Hem bizim her şeyimiz, kök, çiçek, yaprak ve dallarımız mucizevidir. Meselâ yapraklarımızda mikroskobik delikler olan gözenekler vardır. Bu gözenekler ısı ve su transferi sağlar ve fotosentez için gerekli olan karbondioksiti havadan temin ederiz. Gözeneklerimizde bile çok ince detaylar vardır. İşte bu gerçeklerle biz Rabbimizi tanıtıyoruz, size de tanıyın diyoruz. Köklerimizde aynı toprağın derinlerine kılcal damarlar gibi inen köklerimiz, havaya uzanan eller gibi dallarımızla mucizevi bir şekilde yaşatılırız, meyve fabrikası oluruz.

Biz ağaçlar, bitkiler, yapraklar, çiçekler olarak Rabbimizi akıl sahiplerine tanıtıyoruz. Biz, bitkiler, bir eserin sanatkârını övüp alkışlaması gibi, kendi sanatkârımız olan Allah’a (cc) hamd edip övüyor ve Onu zikrediyoruz…

Hem her şeyimiz belirli bir ölçü, mizan, nizam ve kalıp içinde yaratılır. Her ağaç, yaprak ve meyvenin sınırı var. Bir hudut bekçisi var. Nasıl insanın kulağının sınırı belirlenmiş ise, biz de bir sınır ve ölçü dışına çıkamayız.

Biz her şeyimizle, Yüce Rabbimizin isimlerini tarif ediyoruz. Gıdalarımız ile Rezzak ve Rahman ismini; hayatımız, varlığımızla, Hayy ve Kayyum isimlerini; süslemelerimiz ile Müzeyyen ve Musavvir isimlerini… Böyle pek çok isimlerini tarif ediyoruz. Siz de Cenab-ı Hakk’ın isimlerini bizlere bakarak okuyunuz.

Hem Allah ebedî, misilsiz Cemal, güzellik sahibidir. Biz ağaç, çiçek ve meyvelerin güzelliği Onun eseridir ve Ondan gelmektedir. Allah (cc), her türlü tasavvurdan sonsuz derece yüce, münezzeh bir güzelliğe sahiptir. Bu misilsiz Cemal, kendisine müştakların, aşık olanların da ebediyetini ister.

Hem Allah kusursuz, ebedî kemâl (mükemmellik) sahibidir. Bu noksansız kemâl, sanatını tefekkür ederek, emrine itaat ederek muhatap olan, sadık, itaatkâr kullarının da ebedî yaşamalarını ister.

Hem nihayetsiz bir rahmet ve ihsan sahibi Allah (cc), muhtaç şükredicileri ve nimetin kesilmemesini ve devamını ister.

İşte o müştak aşık, o tefekkür edici muhatap, o muhtaç şükredici insandır. Ebedî cennet yolcusudur. Hatta değil insan en basit varlıklar dahi, fena için yaratılmamıştır, bir nevi bekâya namzettir.

Hem bu dünya gölge hükmündedir, asıl hayat cennet hayatıdır. Bu nimetlerin en âlâsı size cennette verilecektir. Yüce Rabbimiz bu dünyada kullarına tattırdığı sayısız nimetlere, güzelliklere insanlar doyamadan gitmektedir. İşte burada böyle ihsanlar yapan kudretli, cömert Yüce Allah (cc), kendini tanıyan müştak dostlarını, mümin kullarını; “Ebedî bir âlemde, ebedî memlekette, cennette, ebedî bırakacağı kullarına, ebedî rahmet hazinelerinden, ebedî cennetlerinden, cennete lâyık bir surette meyveler, ağaç ve çiçekli bitkiler ihzar etmiş, hazırlamıştır. Buradaki bizler ise siz müşterilere göstermek için numuneleriz.”

Akıllı olan, nimetlerin asıllarına talip olur.

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

İbadet Yapmamak da Zulümdür

Zulüm; haksızlık yapmak, işkence ve eziyet yapmak, adaletsiz davranmak manalarına gelir. İnsan, mesela bu dünyanın suyu, havası, ışığı, ısısı, toprağı ve canlıları ile yoktan yaratılıp en güzel şekilde halk edilmesini düşünmezse, bu durumu da bir zulümdür.

Devamı »

Gerçek Hayat

Allah (cc) Kuran’da bildirdiği gibi insan bu dünyada ne kadar çok iyilik yapar, sevap işlerse yarın o kadar kazançlı çıkacaktır. İşte gerçek kazanç budur; gerçek hayat da orasıdır.

Devamı »

Varlıklar da Allah'ın, Kanunlar da

Tabiat Kanunları, yer çekimi kanunu, suyun kaldırma kuvveti kanunu gibi evrende bulunan kanunlar, insanların iradi fiillerini düzenleyen dini kanunlara benzerler. Yani tabiat kanunları da, kâinattaki varlıkların fiil ve hareketlerini düzen altına alan, Allah’ın koyduğu yasalardır.

Devamı »

Ağaçlar, Bitkiler ve Meyveler Bize Ne Söylüyorlar?

Devamı »