79 Yazı Aslınur Bahar

Yazar Profili »

Prof. Dr. Fatih Satıl Hocamızla Şifalı Bitkileri Konuştuk

Şubat 2020, 518 507 Görüntülenme Eklenme Tarih: 24 Ocak 2020 01:05 Aslınur Bahar

 

 

Tabiatın bir özelliği de adeta bir eczane gibi yaratılmasıdır. Öyle ki, tabiat eczanesinden her derdimiz için yaratılmış şifalı bitkiler bulunabilir. En çok da havalar soğuduğunda, bağışıklık sistemimizin korunmasında, soğuk kış günlerinde aklımıza gelir bu bitkiler. Acaba bu tıbbi bitkilerden beklediğimiz faydaları alabilmemiz için nelere dikkat etmemiz gerekir? Bu konularda bizi aydınlatması için yazarımız Prof. Dr. Fatih Satıl Hocamızla bir söyleşi yaptık.

 

S. Hocam, pek çok bitki görüyoruz, bunlar şifalı mı değil mi nasıl anlarız? Bir bitkinin bizim için doğru bir bitki olduğunu nasıl biliriz?

Özellikle tıbbi amaçlı kullanılan bitkiler eczaneden ya da bu konuda uzman olan kişilerden alınmalıdır. Öncelikle şifa amaçlı kullanacağımız bitkinin gerekli sertifikasyon ve denetleme süreçlerinden geçmiş olması gerekir. Çünkü bu aşamalardan geçen bitkiler uzmanlarca teşhis edilmiş ve onaylanmıştır. Bu bitkilerin özel ambalajlarda ve üzerinde ne olduğu belli olan ürünler olmasına da dikkat edilmelidir.

 

S. Şifalı bitki kullanımında dikkat etmemiz gereken şeyler nedir, kuralları var mıdır?

Bir bitkiden şifa görebilmek için, öncelikle rahatsızlığımız için tavsiye edilen doğru bitkinin kullanılması şarttır. Bundan başka kullanılacak bitki sağlıklı saklama koşullarında muhafaza edilmiş olmalıdır. Ayrıca bitkisel formülün doğru hazırlanması ve doğru şekilde ve dozda tüketilmesi lazımdır.

 

S. Şifalı bitkilerin özel saklama koşulları mı var? Onları kullanmadan önce nasıl muhafaza etmeliyiz?

Tıbbi bitkilerde saklama koşulları son derece önemlidir. Uygun olmayan şartlarda depolanan ya da nereden toplandığı bilinmeyen, açıkta satılan bitkiler sağlığımıza faydadan çok zarar verebilir. Nem, ısı ve ışık, tıbbi çayların içindeki etken maddeleri bozar. Dolayısıyla tıbbi bitkilerin rutubet almayan, ışık görmeyen, tercihen amber cam kavanozlarda ve serin ortamlarda muhafaza edilmesi gerekir. Güneş ışığından ve aşırı sıcak ortamlardan uzak koşullarda saklanan ürünler çok daha uzun süre dayandığı gibi tazeliğini de daha uzun süre korur. Nemli ortamlarda ise ürünlerde aflatoksin üreyebilir ki, bu da kanserojen etkiye yol açar.

 

S. Şifalı bitkileri kullanmadan önce nasıl hazırlamalıyız?

Her bitki kürünün hazırlanma şekli farklıdır. Uygun olmayan şekilde hazırlanan bitkisel formüller yarardan çok zarar verebilir. Bitkilerin kimi demlenir, kimi kaynatılır, kimi ise soğuk su içinde bekletilir. Eğer sert dokulu odunsu bitkilerle çay hazırlanıyorsa 15 dakika kaynatılır. Ama tarçın, zencefil gibi sert bitki kısımları uçucu bileşenler taşıyorsa kaynatılması önerilmez, çünkü etkili maddeler uçarak kaybolur. Ancak kullanacağımız bitki; nane, melisa ve papatya gibi otsu yapıda ise kaynatılmamalıdır.

Kullanılan bitkinin kuru ya da taze olması da formülü değiştirebilir. Şunu unutmayın, 1 ölçek kuru bitki, 3 ölçek taze bitkiye eşittir.

 

S. Şifalı bitki çaylarından günde ne kadar içmek gerekir; bir ölçüsü var değil mi?

Bitkisel ürünlerin doğru tüketilebilmesi için ilaç gibi, doktor ya da bu konuda uzman eczacılar tarafından reçetelenmesi gereklidir. Bu konunun uzmanları, bitki çaylarının günde 2-4 fincandan daha fazla tüketilmemesini öneriyor. Aslında bitkisel ürünler de ilaçlar gibi doğru kullanılmadığında veya aşırı miktarlarda alındığında ciddi sağlık problemlerine sebep olabilir.

 

S. Çeşitli bitkileri karıştırılarak hazırlanan kış çayları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tıbbi bitkiler, benzer veya tamamlayıcı özellikte etkin maddelere sahip olmadıkça veya aynı demleme yöntemlerine sahip değilse karıştırılmaması gerekir.

Şifalı bitkilerde “nasıl olsa doğaldır, fazla alsam da zarar etmez” düşüncesi doğru değildir. Şifalı bitkilerdeki maddelerin de diğer bitkilerdeki maddelerle etkileşime girebileceği unutulmamalıdır.

Bitki çaylarının şifalı özelliklerinin yanında, yanlış ve bilinçsiz kullanıldığı takdirde birçok olumsuz yan etkileri de olabilmektedir. Bu nedenle, bitki çayları tüketilirken abartıya kaçılmamalıdır. Örneğin kabızlık gibi problemlerde sık kullanılan bitkilerden biri olan sinameki, vücuttaki suyun atılmasını hızlandırıcı etkiye sahiptir. Aşırı ve bilinçsiz sinameki kullanıldığı durumlarda besin öğelerinin emilimlerinde ve bağırsaklarda sıkıntılar yaşanabilir.

 

S. Tıbbi ilaçlarla birlikte şifalı bitkiler de kullanılabilir mi? Bitkilerin yan etkileri var mı?

Bir bitkisel ürünün üzerinde doğal olduğunu belirten bir etiketin bulunması onun güvenli olduğunu göstermez. Söylediğimiz gibi, bitkisel ürünler de ilaç gibi doğru kullanılmadığında veya aşırı miktarlarda alındığında ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Bazı bitkisel ürünler, kullanılan ilaçlarla etkileşerek zararlı olabilmektedir.

Mesela, kullanılan diüretik çaylar (zayıflama ve form çayları) bağırsaklarda bulunan “mikrovillus” adı verilen tüycüklerin kısalmasına ve düzleşmesine, dolayısıyla kabızlığa yol açmaktadır. Yine bazı bitkisel ürünler vücutta potasyum emilimini azaltabilir, bu durum kalp kaslarına olumsuz yönde etki eder ve sonuç kalp hastalığına kadar gidebilir. Bu gibi durumların önlenmesi açısından, ilaç kullananların ve kronik rahatsızlıkları olan kişilerin (şeker, prostat, sara-epilepsi, kalp, hipertansiyon, karaciğer ve tiroid vb.) tedavi amaçlı bitki kullanmadan önce mutlaka bir uzmana danışarak hareket etmesi gerekir.

 

S. Hocam bitkilerin değişik faydalarının olduğunu, renklerinin, şekillerinin insanların menfaatine uygun şekilde yaratıldıklarını da görüyoruz. Eseri görüp de sahibini hatırlamamak vefasızlık olur. Yeryüzü sayfasını bu açıdan nasıl okuyabiliriz?

Tabiatı da bir eczane gibi düşünmemiz lazım. Eskiden eczanelere ‘eczahane’ denilirdi. Bu eczanelerin raflarında yüzlerce kavanozlar ve içlerinde çeşitli bitkiler, maddeler (eczalar) bulunurdu. Siz doktora gittiğinizde verdiği reçetede ilaç olarak farklı maddelerin isimleri ve oranları yer alırdı. Bu reçeteyi alıp eczacıya götürdüğünüzde, eczacı farklı maddeleri belli ölçülerle birleştirip reçetedeki ilacı hazırlardı.

Risale-i Nur’da bir benzetme okumuştum; tabiattaki her bir bitkiyi hatta her bir hayvanı, canlı bir ilaca benzetiyordu. Çok dikkatimi çekti. Çünkü yeryüzünde gördüğümüz bitkilerin ve canlıların bedenleri de çok çeşitli maddelerin, gayet hassas ölçülerle bir araya getirilmesiyle yapılıyor. Yani tabiatı da çeşitli maddelerin depolandığı eski eczahaneler gibi düşünebiliriz…

Nasıl ki hassas ölçülerle yapılmış bir ilaç eczacısını tanıtıyorsa, yeryüzü eczanesindeki bu bitki ve hayvan dediğimiz canlı terkipler, yani maddelerin bir araya getirilmesiyle yapılan bedenler, yani canlı ilaçlar da yeryüzünün eczacısını bizlere tanıtır. Yeryüzünde yaratılanlara bakarak, Onun sonsuz ilmini, iradesini ve kudretinin her şeye yettiğini bilir ve anlarız.

Bir düşünün her şeyi abur cubur yiyoruz; mesela yediğimiz şeylerdeki maddeler bedenimizde gitmesi gereken yerlere sevk ediliyor, ya o karışık maddelerden gözümüze zararlı olanlar gözümüze gelip birikse, halimiz ne olur… İşte yeryüzünde ve bedenimizde her an böyle bir rahmet ve koruma sözkonusu. Allah esirgemese lezzet alarak yediğimiz bir gıda bedenimizde ilgisiz yerlere gidip zehir etkisi yapabilir…

Asıl hastalık bizi yaratan, yaşatan ve koruyan Rabbimizi bilmemek ve tanımamaktır.  Bu hastalık ebedi hayatımızı tehlikeye atar. İman edip, Allah’a ve Resulüne itaat etmek ise sadece geçici dünya hayatımızı değil, ebedi hayatımızı da korur, sağlıklı kılar…

 

S. Çok teşekkür ediyoruz hocam. Özellikle son sözleriniz ilaç gibi geldi.

Ben teşekkür ederim. Zafer okuyucularına sağlık ve afiyetler dilerim.

 

 


Şubat 2020, 518 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

“BİLİM TARİHİNDE EZBER BOZAN PROF. DR. FUAT SEZGİN’LE BİRLİKTE” Kitabının Yazarı Âdem Özkan ile Bu Önemli Eserini Konuştuk

Röportaj

Devamı »

Prof. Dr. Fatih Satıl Hocamızla Şifalı Bitkileri Konuştuk

En çok da havalar soğuduğunda, bağışıklık sistemimizin korunmasında, soğuk kış günlerinde aklımıza gelir şifalı bitkiler. Acaba bu tıbbi bitkilerden beklediğimiz faydaları alabilmemiz için nelere dikkat etmemiz gerekir? Bu konularda bizi aydınlatması için yazarımız Prof. Dr. Fatih Satıl Hocamızla bir söyleşi yaptık.

Devamı »

Ömer Sevinçgül İle Mervin Romanı Üzerine Konuştuk

Yazar Ömer Sevinçgül ile yabancı dillere de çevirileri yapılan kitaplarını, özellikle en son Arapça olarak yayımlanan Mervin romanını konuştuk…

Devamı »

Selim Gündüzalp ile ölüm üzerine bir röportaj

“ÖLÜMDEN NE KORKARSIN, KORKMA EBEDİ VARSIN”

Devamı »