24 Yazı Prof. Dr. İsmail Kocaçalışkan

Yazar Profili »

Pusuda Bekleyen Avcı Bitkiler

Mayıs 2015, 461 252 Görüntülenme Eklenme Tarih: 17 Mart 2020 16:23 Prof. Dr. İsmail Kocaçalışkan

 

Böcek yiyen bitkiler azotça fakir, sulak ve bataklık topraklarda yaşarlar. Topraktan yeterli azotu alamayacakları için onların bu ihtiyacına karşı Âlemler Rabbi bu bitkilerin yapraklarını böcek yakalama özelliğine sahip birer tuzak şeklinde yaratmıştır.

Bu bitkiler, kendilerine verilen bu yapraklar sayesinde sinek ve böcekleri avlayarak onların yapısındaki proteinlerden azot ihtiyaçlarını giderirler.

Mesela, ana vatanı Amerika Birleşik Devletlerinin doğu sahilleri olan Dionaea muscipula ''Venüs tuzağı'' bitkisinin yaprakları kurt kapanına benzemektedir.

Yaprağın dip kısmından bazı böceklerin hoşuna giden bir koku salgılanır. Bu kokuyu alan bir böcek yaprağa konduğunda böceğin değdiği tetikleme kılları hücrelerinden yaprağın her tarafına bir sinyal gider ve böcek fark etmeden yaprağın karşılıklı iki kanadı birbirine kenetlenerek kapanır.

Böylece hapsedilen böcek yaprağın dip kısmında konuşlandırılmış olan sindirim bezleri hücrelerinden salgılanan enzimlerle sindirilir.

Dünyanın farklı bölgelerinde, farklı yapıda, vazo, ibrik ve topuz şeklinde yaprakları olan böcek kapan bitkiler var edilmiştir. Hepsinin de böcek yakalama taktikleri farklıdır. Bu bitkiler sinekten arıya, örümceğe kadar her çeşit böceği yakalayıp sindirebilirler.

Saksıda yetiştirilebildikleri için hem bir süs bitkisi hem de eve giren sinek ve böcekleri yakalamak için kullanılırlar.

Ayrıca bu bitkinin özütü Amerikada cilt kanserinin alternatif tedavisinde kullanılmaktadır.

Üzerimize konan bir sineği elimizle yakalamak istediğimizde çoğu zaman ıskalarız. Ama bu bitkiler yapraklarına konan sinek ve böcekleri yakalamada hiç ıskalamazlar. Bu iş nasıl olmaktadır acaba? Bir düşünelim!

Düşünelim derken; Âlemler Rabbi'nin mahlukatını yaratıp farklı özelliklerle donatmasıyla, bizlere pek çok açıdan verdiği mesajları ve bilgileri düşünmeliyiz.

Mesela, bilim insanları, mahlukatta yaratılan bu özellikleri inceleyerek, bu teknik bilgileri insanların hayatını kolaylaştıracak teknolojik alet ve makinelerin yapımında kullanabilirler. Zaten bu yapılmakta ve biyonik denilen bu bilim sahasında, tabiatta yaratılan eserler taklit edilerek yeni ürünler ortaya koyulmaktadır.

Elbette bu çalışmalar yapılırken, kâinatın yaratıcısını tanıtmak için yazılan bir kitap olduğu da unutulmamalı ve varlıklara Allah'ı tanımak kasdıyla bakılmalı ki, hayatın anlamı keşfedilebilsin.

 

 


Mayıs 2015, 461 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Corona'dan Sakınalım Fakat Başka Bir Virüs Daha Var!

Corona (Covid 19) virüs salgınının başladığı Mart ayından Haziran ayına değin üç ay kadar evden çıkmadım diyebilirim. Kampüste, lojmanda oturduğumuz için evden çıksam da kampüsten çıkmadım. Kampüste öğrenci olmadığı için kalabalık bir ortam zaten yoktu. Dolayısıyla fazla bir risk ile karşılaşmadım.

Devamı »

Mum Çiçeği ve Corona'nın Düşündürdükleri

Corona salgını sebebiyle 15 Mart’tan itibaren mecburi olarak evde yaşıyoruz. Gözle görülemeyecek kadar küçük Covid-19 adı verilen bir virüs mahluku sebebiyle bütün dünya evlere hapsoldu. Bu virüsün öğrettiği çok şey var. Ama bana göre en önemlisi acizliğimizi göstermesi. Aklı ve vicdanı bozulmamış herkese Yaradanını hatırlattı. Dünyanın geçiciliğini hatırlattı. Ölümü ve ahireti hatırlattı. Nefsimizle bir muhasebe yaptırıp ölümden sonra gelecek olan ebedi hayata hazırlanmamız gerektiğini hatırlat

Devamı »

Fotoperiyodizm ve Gece Namazı

Niçin bitkiler farklı zamanlarda çiçek açarlar? Bilim insanları bunu merak etmişler ve araştırmışlar.

Devamı »

''Oku!'' Ne Demek

Devamı »