87 Yazı Prof. Dr. Fatih Satıl

Yazar Profili »

Portakal Şifada Kal

Ocak 2014, 445 128 Görüntülenme Eklenme Tarih: 05 Nisan 2020 16:16 Prof. Dr. Fatih Satıl

 

İnsanı rahatlatan parlak turuncu rengiyle, mutluluk hissi veren kokusuyla ve şifa kaynağı olma özelliğiyle mucizevi bir meyvedir portakal.

Özellikle Kasım, Aralık ve Ocak aylarının vazgeçilmez meyvesi olan portakal, başta C vitamini olmak üzere, A, B, D ve E vitaminlerini de içerir. Tüm bu vitaminlerin yanında demir, bakır gibi makro ve mikro elementleri de yüksek oranda barındırır. Ortalama 70-90 kalori içermesinin yanında yüksek oranda şeker içeriğine de sahiptir.

İnsanların bağışıklık sistemini güçlendirmelerine yardımcı olacak vitaminlerce zengin olan portakal meyvesinin kış aylarında insanların istifadesine sunulması da Yüce Allah’ın insanlara olan rahmetinin bir göstergesidir. Hafîz ismiyle içindeki C vitamini ve bilmediğimiz diğer özellikleriyle vücudumuzu hastalıklara karşı koruyor, Şâfi ismiyle de şifa veriyor.

Her ne kadar portakalın bağışıklık sistemini güçlendirerek soğuk algınlığı ve gripe karşı koruyucu özelliği öne çıksa da portakalın yararları saymakla bitmez:

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre günde 1 bardak portakal suyu içmenin felç ve kalp krizi riskini %25 azalttığını ortaya koymuştur. Bu araştırmada, narenciye ürünlerindeki bu mucizenin kaynağının potasyum, folik asit ve lif gibi maddeler olduğu tespit edilmiştir.

Portakal, insan sağlığı için çok önemli olan folik asit (folat) ve karotenler açısından da zengindir. Folik asit yetersizliği, özellikle hamile bayanlar, prematüre bebekler ve yaşlılarda yaygın görülen bir problemdir. Bir bardak portakal suyu, günlük folat ihtiyacının tamamını karşılayabilmektedir.

Portakalda bulunan karotenler, hücre membranlarına ve DNA’ya zarar vererek kanserin oluşmasına neden olan serbest radikallere karşı da etkili bir antioksidandır.

Portakalda bulunan ve acı tada sebep olan bir diğer şifalı madde ise limonoidlerdir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda turunçgil limonoidlerinin kansere ve tümör gelişimine karşı önleyici etkilerinin bulunduğu görülmüştür.

 

Portakal kabuğundaki şifa

Portakal ve mandalina kabuğunun sayısız faydası bulunmaktadır: Yalnızca hepatit ve kanser değil, egzama, sedef, romatizma, gastrit, faranjit ve birçok kronik hastalıkta portakal kabuğundaki esansiyel yağ, kuvvetli antioksidan ve yangı giderici etkileriyle sayısız faydalar sağlamaktadır. Ayrıca, kabuktaki C vitamini meyvedekinden çok daha fazladır.

Meyve ve sebzelerde değişen dozlarda bulunan flavonoidler; metabolik faaliyetler sonucu oluşan ve vücut için zararlı sayılan serbest radikalleri etkisiz hale getiren mucizevi antioksidan moleküllerdir.

Birçok bilimsel çalışmada; portakal kabuğunun, meyvenin kendisinden ve diğer birçok meyveden daha yüksek oranda çeşitli flavonoidler (27 çeşit) içerdiği tespit edilmiştir.

Tangeretin, portakal kabuğunda bulunan önemli bir flavonoidtir. Bilimsel çalışmalar, portakal kabuğundaki bu maddenin hem kanser hücrelerinin çoğalmasını durdurduğunu hem de diğer dokulara yayılımını engellediğini ortaya koymuştur.

Özellikle portakalda ve kabuğunda bulunan pektin, kan kolesterol seviyesini çok önemli ölçüde (%30) düşürdüğü, LDL:HDL oranını %31 oranında azalttığı, atardamar plağını %85 ve damar daralmasını da yine %85 oranında azalttığı bulunmuştur. Pektinin kalın barsak kanserine karşı da koruyucu etkisi bilinmektedir. Pektinle beraber yüksek lif içeriği sindirimi düzenler, bağırsaklara fayda sağlar.

Görüldüğü gibi Portakal, basta C vitamini olmak üzere içermiş olduğu fenolik bileşikler, limonoidler, pektin, diyet lif gibi bileşenler ve potasyum, kalsiyum, magnezyum gibi minerallerden dolayı aslında manavlarda değil eczanelerde satılması gereken doğal bir ilaçtır.

Ancak, gastrit ve ülser gibi mide rahatsızlığı olan kişiler çok fazla portakal tüketmemelidir. Çükü mide asidini artırır ve midenin yanmasına, mide ekşimesine sebep olur.

 

Portakalı bizim için dilimlenip paketlenmiş

Rabbimiz kabuğuyla portakalı ne güzel muhafaza etmiş. Ta ki kulları temiz ve taze bir şekilde yiyebilsin. Ayrıca, sonsuz hikmet sahibi Allah, portakalda küçük dilimler oluşturarak insanlara kolaylık sağlamış. Bir bütün halinde olsaydı bu kadar sulu bir meyveyi yemek insan için ne kadar zor olurdu. İnce bir zarla çevrili 10-14 dilimden oluşan bu kusursuz ve son derece estetik tasarım, üstün ilim sahibi Allah’ın harika bir sanat eseridir. Demek “Herbir meyvede bir mizan var. Ve o mizan, bir intizam içinde; ve o intizam, tazelenen bir tanzim ve tevzin içinde; ve o tevzin ve tanzim, bir ziynet ve san’at içinde; ve o ziynet ve san’at, mânidar kokular ve hikmetli tatlar içinde bulunduğundan; herbir meyve, o ağacın çiçekleri adedince, Hakem-i Zülcelâl’e işaretler ediyor.”

 

Portakal kokulu mümin

Hayatın her aşaması için örnek olan ve bütün mahlûkattan misâller veren, mahlûkatın lisânından en iyi anlayan Peygamber Efendimiz (sav.) bize portakaldan misâller vererek, portakal ile Kur’ân okuyan mümin arasında çok mânâlı ve hoş bir benzetme yapıyor ve buyuruyor ki: “Kur’ân okuyan müminin misâli portakal gibidir. Kokusu güzel, tadı hoştur. Kur’ân okumayan müminin misâli hurma gibidir. Tadı hoştur fakat kokusu yoktur.” (Buharî)

Umarım bu hadîs portakala olan ilgimizi artıracağı gibi inşallah bizlerin de Kur’ân okuma şevkimizi artırır.

Başta kendimiz olmak üzere, bütün Müslümanların portakal benzeri, gittikleri yerlere ferahlık ve rahmet götüren bireyler olması dileğiyle…

 

 

Kaynaklar:

1. Canada AT. 1993. Citrus flavonoids stimulates secretion by human colonic T84 cells. - The Journal of nutrition, 123: 259-268.

2. Yılmaz E. 2002. Turunçgil Meyvelerinin İnsan Sağlığına Etkileri. Gıda Mühendisliği Dergisi, 13: 47-52.

 

 


Ocak 2014, 445 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Adını Hz. Meryem’den Alan Şifalı Bir Bitki: Biberiye

Bilimsel adı Rosmarinus officinalis olan bu şifalı bitki, halk arasında yaygın olarak Biberiye ve Kuşdili adlarıyla bilinir. “Rosmarinus” terimi Latince’de “deniz şebnemi” anlamına gelir. Avrupa’da ise bitkisinin Hz. Meryem ile ilgili efsanelerinden olsa gerek, biberiye bitkisine “Rose of Mary” denilmiş ve literatüre de “Rosemary” olarak geçmiştir.

Devamı »

Hekimlerin Piri, Filozofların Üstadı, Meşhur Dâhi İbni Sina

İbn-i Sina, 980 yılında günümüz Özbekistan’ında yer alan Buhara yakınlarındaki Afşana kentinde doğmuştur. Olağanüstü bir zekaya sahip olduğu için daha 10 yaşındayken Kur’an-ı Kerîm’i ezberlemiş, felsefe, edebiyat, matematik, tıp gibi çeşitli alanlarda bilgisiyle hocalarını bile geçmeyi başarmıştır.

Devamı »

Kargalar Çöp Topluyor / Zararlı Kimyasallar Yerine Hayvanlar Kullanılabilir

Fransa’da insanların çevreye karşı duyarlılığını artırmak isteyen bir hayvanat bahçesi, özel olarak eğitilen altı akıllı(!) kargaya sigara izmariti ve çöp toplatmayı amaçlayan bir proje geliştirdi.

Devamı »

Canlılar Dünyasının En “BABA”ları

Babalar, annelere göre biraz daha ciddi olmakla birlikte, çocuklarına karşı da annelerinden daha ilgisiz bilinirler. Fakat bazı canlı türlerinin babaları tüm dünyaya örnek olacak cinstendir. Babalar Gününe özel olarak o babalardan birkaç örnek verelim:

Devamı »