80 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

Rabbim, Sensizlere Seni Ver!

Haziran 2014, 450 75 Görüntülenme Eklenme Tarih: 11 Nisan 2020 15:53 Ömer Sevinçgül

 

“Mutsuzum, sıkılıyorum. Yaşama sevincimi kaybettim... Yaşama sevinci! Bu söz nerden dolandı dilime bilmem ki... Evde suskunum. Odama ya da içime kapanıyorum. Anneme, babama, kardeşime de yeteri kadar ilgi gösteremiyorum, sevgimi veremiyorum. Onlar da paylarını alıyorlar benim bu bulanık ruh hâlimden... Dinç olmak istiyorum, dingin olmak. Dışarıya çıkıyorum bazen. Kafeler, barlar, arkadaşlar, sinemalar, sergiler... Eğlenemiyorum bir türlü. Ruhum yorgun dönüyorum eve…”

 

Bir gece vakti dışarıya çık. Kaldır başını da yukarıya bak. Yıldızlarla süslü gökyüzünü dünya sarayına tavan yapanı düşün.

Sonra bir deniz kıyısına git. Dalgalarla coşan büyük sulardaki görkemli güzellikleri gör. Bir orman kıyısında rüzgârın sesini dinle.

Gökyüzü yıldız gözlerle dolu... Yeryüzü türlü ezgilerle bezeli... Lafızları farklı da olsa manaları bir... Her şey onu terennüm ediyor. 

Bu seslerin, bu görüntülerin, bu kokuların arkasındaki rahmet elini başında hisset. 

Ruhunu saran karanlıklar silinir o zaman. Kasvetli bedenler nura dönüşür. 

Ayrılıklar ayrılır gider aleminden. Yoklar onunla yok olur. Varlar onunla ışıklanır. 

Biliyorum, nefsin direniyor. Bahaneler ileri sürüyor. Teslim olmamak için her yolu deniyor. Kuruntular, kuşkular var zihninde. 

Peki, nereye kadar? Onsuz nasıl dinecek bu acılar? Ona yönelmedikçe dinmez ki bu ıstırap. Bitmez ki bu bunaltı. 

Sana hayatı veren seni istiyor. Derdinin devası seni bekliyor. Canına can verecek olandır o.

Direnen nefsini öldür de diril artık! Kurtul şu nefis zindanından, imanla özgür ol. Dön Rabbine! Uzat ellerini. Ve de ki:

Hakkımda bildiklerini sana itiraf ediyorum, Rabbim! Kararan yüzümü sana döndürdüm. Kirli ellerimi sana uzattım. Sana layık olamadıysam da.

Fakat sen, benim gibi günahkârların da ilahısın. Kapına geldim, dileniyorum.

Kusurumdan gayri sermayem yok. Aczimden başka vesilem yok. Biz insancıklar için güzellikler istiyorum.

Huzursuz ruhlara huzur, sevgisiz gönüllere sevgi, karanlıkta kalanlara nur, yolunu yitirenlere şuur, sensizlere seni ver!

 

 


Haziran 2014, 450 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Keşke!

Keşke her şey güzel olsaydı! Kötülük hiç olmasaydı! Şeytan geberseydi. Hayat ne güzel olurdu! Madem yaratıcının bütün isimleri güzel, eserlerinin de tamamen güzel olması gerekmez mi?

Devamı »

Alzaymır

Bir Almanya dönüşü yolda tanışmış, sohbet etmiş, samimi olmuştuk. Yaşı yetmişin üzerindeydi. Bir ömür Almanya’da çalışmış. Karısı ‘alzaymır’ hastasıymış. Hafızasını kaybetmiş. “Ne zaman başladı?” diye sordum.

Devamı »

Tesettür Farz Mı?

Her Müslüman kadın bilmeli ki, başı ve bedeni örtmek farzdır.

Devamı »

Birer Kukla mıyız?

Hiç kuşkusuz varlıkları birer oyuncak, insanı da bir kukla olarak yaratmadı. Bunu diyenler saçmalıyor. Bak, ayet bu iftirayı nasıl reddediyor: “Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyuncak olsunlar diye yaratmadık. Eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik.”

Devamı »