80 Yazı Ömer Sevinçgül

Yazar Profili »

Doğa Diye Diye Ölenler

Ekim 2014, 454 76 Görüntülenme Eklenme Tarih: 14 Nisan 2020 20:05 Ömer Sevinçgül

 

“Eskiden okuduğum kitaplara bir göz attım da şaşıp kaldım. Ne çok ‘doğa yaptı, doğa yarattı’ lafı geçiyormuş meğer. Farkına bile varmamışım. Ben de kullanırdım eskiden. Bakalım sen ne diyeceksin…”

 

Ne diyeyim, Allah ıslah etsin! Allah dememek için doğa diyorlar.

Bir yazı okuduğumuzda “Bu harfler mürekkeple yazılmış. Mürekkebin doğasında yazı olma özelliği var” diyerek, yazarı inkâr edebilir miyiz?  

Tablodaki resme hayran olup “Resim olmak boyaların doğasındandır. Bu eserin ressamı yok” diyebilir miyiz?  

“Bina kumun, çakılın, demirin, tahtanın doğası gereği var olmuştur. Mimarı yoktur” diyen birine kim inanır? Ya da, o binanın planını görüp “İşte mimar budur!” diyerek kimi kandırabiliriz?

Binanın yapılması için, plan yapan, yapı kuran bir mimar gerek. Evrendeki eserlerin de ölçülü, düzenli, uyumlu yaratılması için bir usta olmalı. Bilen, seçen, gücü yeten bir usta.

Dünya sergisindeki her varlık da sanatlı birer eser. İnsan gücünü aşan bir bilim, sanat, estetikle yapılmış, yaratılmış. Ölçü, düzen, güzellik dilleriyle sanatkârını tanıtıyor. Bu sesi kim susturabilir!

Kâinat, yaratılanların bütünü... Demek kendisi de yaratılmış. Doğa ise evrendekilerin toplamı. Daha net bir anlatımla, bir bakıma evrenin ikinci adıdır doğa. Öyle olunca “Evreni de, içindekileri de doğa yarattı” demekle “Evren kendi kendini yarattı” demenin ne farkı var! 

Bir mühendis düşün. Mükemmel bir plan hazırladı, sonra onu uygulayıp uzaktan kumandayla çalışan bir fabrika yaptı. O harika fabrikaya bilimden, teknikten, sanattan nasip almamış vahşi bir adam girdi. Baktı ki, makineler büyük bir düzenle çalışıyor.

Çevresini araştırdı, mühendisi göremedi. “Bu makineler kendi kendine kurulmuş. Çalıştıranı da yok” diye düşündü. Sonra duvarda asılı bir pano gördü. Oraya fabrikanın yapısı ve çalışmasıyla ilgili karmaşık bazı rakamlar yazılmış, karışık çizgiler çizilmişti. “İşte fabrikayı kuran, makineleri çalıştıran bunlardır” dedi. 

Doğacı da tıpkı o adam gibi düşünüyor ya da düşünemiyor. Evren de mükemmel bir fabrika. Şaşırtıcı bir düzenle çalışıyor. Her şey birbiriyle uyumlu. Her iş, belli bir yasaya, ilkeye, kurala göre yapılıyor. Bu ilkeleri, yasaları, kuralları yaratıcı sanmak büyük gaflet!

 

 


Ekim 2014, 454 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Keşke!

Keşke her şey güzel olsaydı! Kötülük hiç olmasaydı! Şeytan geberseydi. Hayat ne güzel olurdu! Madem yaratıcının bütün isimleri güzel, eserlerinin de tamamen güzel olması gerekmez mi?

Devamı »

Alzaymır

Bir Almanya dönüşü yolda tanışmış, sohbet etmiş, samimi olmuştuk. Yaşı yetmişin üzerindeydi. Bir ömür Almanya’da çalışmış. Karısı ‘alzaymır’ hastasıymış. Hafızasını kaybetmiş. “Ne zaman başladı?” diye sordum.

Devamı »

Tesettür Farz Mı?

Her Müslüman kadın bilmeli ki, başı ve bedeni örtmek farzdır.

Devamı »

Birer Kukla mıyız?

Hiç kuşkusuz varlıkları birer oyuncak, insanı da bir kukla olarak yaratmadı. Bunu diyenler saçmalıyor. Bak, ayet bu iftirayı nasıl reddediyor: “Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri oyuncak olsunlar diye yaratmadık. Eğlence edinmek isteseydik onu kendi katımızdan edinirdik.”

Devamı »