9 Yazı Dr. Şahin Bey

Yazar Profili »

Küçücük, Fıçıcık; İçi Dolu Turşucuk: Limon

Kasım 2014, 455 175 Görüntülenme Eklenme Tarih: 16 Nisan 2020 20:06 Dr. Şahin Bey

 

Geçenlerde bir yerde şu hikâyeyi okumuştum: Bir gün Lokman Hekim, oğlunu da yanına alarak seyahate çıkar. Bir köye gelirler. Lokman Hekim, limon ağaçlarını görür. Oğluna: “Burada bize iş yok, fazla limon yiyen insanlar hasta olmaz; geri dönelim” der. Dönerken başka bir köyde ağaçların altında çürümüş limonları görür. Oğluna: “Dur” der. “Bu köyde bize iş var.” Oğlu: “Nereden anladın baba?” diye sorar. Lokman Hekim: “Bu insanlar limonları yememişler ağaçların altında çürüyorlar. Eğer limonları yeselerdi bu köyde hiç hasta olmazdı. Yemediklerine göre burada çok hasta var. Yani bize de iş var.” diye cevap verir.

 

Yazın serinleten, kışın da hastalıkları önleyici mucizevi meyve

Limon, şifa veren Rabbimizin lütfuyla mucizevi etkilere sahip, evlerimizde sıklıkla kullandığımız, rahmet hazinesinden gelen mükemmel meyvelerden birisidir.

C vitamini içeriği yüksek olan limonun en önemli özelliği antioksidan etkiye sahip olmasıdır. İçeriğindeki asit sayesinde enfeksiyonlara karşı koruyucu bir etkisi vardır. Yoğun C vitamini deposu olan limon soğuk algınlıklarında da sık kullanılan bir meyvedir.

Kış aylarında grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklarda artış olur. Ancak C vitamini, bu hastalıklara karşı bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Bu noktada durup düşünmek lazım: Elbette aklı ve şuuru olmayan bu meyveler bizi bilmez ki ihtiyacımız olan mevsimde gelip gerekli vitaminleri bize sunsun. Demek ki ihtiyaçlarımızı bilen birisi var… Sonsuz ilim ve merhamet sahibi Rabbimiz, hazine-i Rahmet’inden, kış aylarında bize limon, mandalina, portakal, greyfurt ve kivi gibi C vitamini kaynaklarını sunar.

Konuyla ilgili olarak, Risale-i Nur’da fıtri ihtiyaçlarımızın diliyle yapılan duayı tanımlarken: “…bütün zîhayatların iktidar ve ihtiyarları dahilinde olmayan hâcetlerini (ihtiyaçlarını) ve matlaplarını (taleplerini) ummadıkları yerden, vakt-i münasipte onlara vermek için, Hâlık-ı Rahîmden bir nevi duadır. Çünkü iktidar ve ihtiyarları haricinde, bilmedikleri yerden, vakt-i münasipte onlara bir Hakîm-i Rahîm gönderiyor.” denilmektedir.

 

İnsana, dalında zevk, sofrasında lezzet veren limon

Son yıllarda yapılan çalışmalarla, bu bitkinin, kanser hücresini iyileştirici etkisi kanıtlanmıştır. Bu nedenle Kemoterapi ve Radyoterapi sonrası radyasyonun etkilerini azaltmak amacıyla bol limon tüketilmesi tavsiye edilir.

Günlük yaşantımızda karşılaştığımız stres, sigara, yanlış pişirme teknikleri ile hazırlanmış yemekleri tüketmek, vücuttaki serbest radikal seviyesinin yükselmesine neden oluyor. Antioksidan özellikli C vitamini kaynağı olan limon, bu seviyenin yükselmesini engelleyen ve vücuttan serbest radikalleri uzaklaştıran başlıca besinlerden biridir.

Limonun, bakteri enfeksiyonları ve mantarlara karşı antimikrobial etkisi olduğu, kurt ve parazitlere karşı etkili olduğu da kabul ediliyor. Ayrıca yüksek tansiyonu dengeleyen bu meyvenin, strese, sinir bozukluklarına iyi gelen antidepresan etkisi olduğunu da unutmamak lazım..

 

Limonun kendisi kadar kabuğu da oldukça faydalı

Limon kabuğunun en önemli özelliği, cilde iyi gelmesidir. Yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde; limon kabuklarında bulunan ‘dlimonene’ adlı maddenin çok güçlü bir cilt dostu olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle, cilt kanseri riskini azaltmak için limon kabuğunun günlük beslenme programımızda bulunması önemlidir. Limon ile birlikte gliserinin, el ve yüz yumuşatıcısı olarak eski zamanlardan beri kullanıldığı, sivilcelere uygulandığı takdirde iltihabı yok ettiği bilinmektedir.

Ancak, limonun çok sık yenmesi, içerdiği asitli bileşiklerden dolayı midede ülser, gastrit gibi hastalıkların çıkmasına sebep olabileceği de unutmamalıdır.

 

Çaya çorbaya limon

Yapılan araştırmalar, çayda bulunan bir takım maddelerin vücudun demir emilimini engellediğini gösteriyor. Bu da kansızlık nedenlerinin başında gelmektedir. Çayın bu olumsuz etkisini önlemek için açık ya da limonlu çay içilmesi öneriliyor. Özellikle yemeklerden sonra içilen çayları limonlu içmek daha doğru olacaktır. Çaya damlatılan limon, çayın sertliğini kırar ve bu keyifli içeceği bir nevi şifâlı serum mahiyetine çevir.

Üstad Bediüzzaman’ın limonu çok sevdiğini ve bilhassa içtiği çaylara limon suyu kattığını pek çok kimse bilir. Öyle ki, limon bulunmadığı zamanlarda, yanında taşıdığı limon tuzundan içtiği çaylara minik birer parça atarak, bu âdetini devam ettirdiği de hatıralarda vardır.

 

 

Kaynaklar

1. Karabayır N. ve Gökçay G. Vitamin C. Türkiye Klinikleri J Pediatr Sci 2: 37-41, 2006.

2. Antiproliferative Activities of Citrus Flavonoids against Six Human Cancer Cell Lines. J. Agric. Food Chem. 50: 5837–5843, 2002.

3. http://www.hekimce.com/?kiid=1999.

 

 


Kasım 2014, 455 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

“Sosyal Mesafe Kuralı”nı Arı ve Karıncalardan Öğrenelim

Toplumsal sınıflar halinde yaşayan, ortaklaşa çalışan ve aralarında kesin bir iş bölümü bulunan tek canlı türü sadece insan değildir. Karıncalar ve arılar âlemi de sosyal sınıflar halinde yaratılmışlardır. Hatta öyle ki bu karınca ve arılar âleminde şaşılacak derecede enteresan ve biz insanlara örnek olabilecek davranışlar sergilenmektedir. İşte bu davranışlardan biri de “sosyal izolasyon”dur.

Devamı »

Kalp Dostu Çilek

Dünyada çekirdeklerinin meyvenin içinde değil de dışında yaratılan tek meyvedir çilek.

Devamı »

Yılan Kabağının Dantelli Çiçekleri

Yılan kabağı, yeryüzü galerisinin Güneydoğu Asya ülkelerinde, ayrıca kuzey Avustralya ve Florida, Afrika, Hint Okyanusu, Pasifik Okyanusu adalarında sergilenen ilginç özellikleri olan bir bitkidir.

Devamı »

Onu Kim Güdüyor?

Canlıları yaratıp programlayan, elbette ki onları başıboş bırakmaz.

Devamı »