67 Yazı Doç. Dr. Rasim Soylu
Doç. Dr. Rasim Soylu

Yazar Profili »

Sanatta Biriciklik: Parmak İzi

Temmuz 2012, 427 319 Görüntülenme Eklenme Tarih: 03 Haziran 2020 19:31 Doç. Dr. Rasim Soylu

 

Kâinat ilahi bir sanat galerisine benzer. Olağanüstü güzellikteki bitkiler, çok acayip hayvanlar ve her biri bir Mona Lisa tablosuna eşdeğer bir esere konu olacak kadar birbirinden güzel insanlar bu sanat galerisinde sergilenen sanat eserleridir.

Bir şeyin sanat eseri olarak tanımlanabilmesi için bazı önemli kriterler vardır. Estetik kaygı, estetik haz ve estetik tavır bir şeyi sanat eseri yapan en önemli tanımlardan olduğu gibi; bir eserdeki biriciklik ve benzersizlik, orijinallik ve özgünlük de bir şeyi sanat eseri yapar.

 

Sanatça biriciklik

İşte biricikliğin tarifi: Biriciklik; bir benzeri daha olmayan, tek olarak yapılmış veya yaratılmış olmayı ifade eden yeni bir kelimedir. Bu kelime sanat ve sanat eseri için kullanıldığı gibi, doğada var olan olağanüstü yaratılış için de kullanılabilir. Örneğin; insanın yüzü, parmak izi, retina izi, kar kristalleri, DNA bunların en bilinenleridir. Aslında doğada var olan herşey bir biriciklik eseridir. Bu kavram kulağa hoş ve mistik geliyor. İlahi çağrışımlar yapıyor. Bu dünyada sizin tıpatıp bir benzeriniz olmaması ne kadar ilginç değil mi? Bu ne demek bir düşünün. İlk insandan kıyamete kadar gelecek bütün insanların kayıtlı olduğu ilahi bir kayıt olmalı.

Sadece insanlar mı belki de bütün hayvanlar ve bitkiler de benzersiz ve biriciklik özelliği ile yaratılıyor, fakat biz bunu inceleyemekten dahi aciz kalıyoruz. Trilyonlarca kar tanesinin her birisinin benzersiz bir tasarımla yaratıldığı gerçeği, bütün dünyanın hayretini uyandırmaya devam ediyor.

Yeni doğan bir insan, benzeri olmayan yüzü, sesi, parmak izi, retina izi ve DNA’sı ile çok özel donanıma sahip bir mucizevî tasarımı ile kâinatın sanatkârının varlığına ve birliğine şahit ve ilancı olarak bu dünyaya gönderiliyor.

 

Size özel kimlik

Dünyanın en eski kimlik kartı parmak izimiz olsa gerek. Her ne kadar bugün DNA programı, retina izi, ses izi vs. gibi yeni yeni kartlar açılsa da, parmak izimiz yine de bizim en önemli kimliğimiz olmaya devam ediyor. 

Çok yakın bir gelecekte hepimizin parmak izi; kapı kilidimiz, anahtarımız, banka kartımız, kimlik kartımız, karnemiz her türlü kişisel tanıtım ve işlem kartımız olacak. Şimdiden parmak izi ile açılan bilgisayarlar üretildi. Bazı bankalar parmak izi ve retina izi ile çalışan bankamatik makinelerini pilot bölgelerde denemeye başladılar.

Parmak izimiz, kimseye benzemeyen yüzümüz gibi sanatkârane çizgi çizgi işlenmiş bir birlik mührüdür. Nasıl bir tasarım ki, sadece iki santimetrekare içinde yan yana eğriler şeklinde dizilen basit çizgilerden emsalsiz bir mucize ortaya çıkarılıyor. Böyle bir mucizane işin tesadüfen veya kendi kendine olabileceğini zannedecek kadar akıllarından zoru olanları bir kenara bırakıp, bu kadar küçük bir alanda sayısız parmak izi tasarımlarını ilmine ve hikmetine şahit yapan Âlemlerin Rabbinin sanatına hayran olalım. Böyle bir Rabbin muhatabı olarak yaratımamıza sonsuz hamd edelim.

 

Parmak izinin sanat analizi

Parmak izi, parmakların son eklemi ve uç kısmındaki kıvrımların meydana getirdiği izdir. İnsan vücudunun dış derisinde bulunan her kıvrımda ter gözenekleri vardır. Bunların her biri iç deriye kadar uzanır. Bu sebeple dış deri hasara uğrasa, hatta tamamıyla dökülse bile, iç deriye kadar uzanan ‘papillalar’ yine de parmak izinin tespiti için yeterlidirler. Yeni yaratılan derideki izler de eskisinin aynısı olarak yapılırlar.

Parmak izini plastik olarak incelersek çizgilerden oluşan bir doku olduğunu görebiliriz. Çizgi ise, bir noktanın verilen doğrultudaki uzantısıdır. Genişlik ve uzunluğu ne olursa olsun, eğer biçimi bir çizgi şekli göteriyorsa, ona çizgi diyebiliriz.

Parmak izini oluşturan çizgiler, eğri ve kavisler çizen birçok noktanın çizgisel bir dokuya dönüşmesinden meydana gelmiştir. Bu doku büyütülerek incelendiğinde rölyef etkisi oluşturur. Parmak izini bir mühüre dönüştüren bu rölyef etkisidir. Düzensiz, spontane eğri ve dairelerin iç içe dizilmesi ile oluşan ritim ve hareket, parmak izinin en önemli plastik özelliklerini meydana getirir. Kompozisyon olarak parmağın iç yüzeyini tamamen kaplayan parmak izi, parmağa bir barkod gibi oturmuştur.

Parmak izinin biricikliği, kimlik, kriminal analiz ve mühür olarak önemli bir ayırıcı özellik oluşturur. Birbirinden ayırt edilemeyecek kadar birbirine tıpatıp benzeyen insanların bile parmak izlerinin birbirine hiç benzememesi ve insanların kimliklerinin parmak izleri ile kolayca tanımlanması parmak izinin biricikliğini her zaman önemli kılmıştır. İlerlemiş teknolojiler, parmak izinin biricikliğini, tasarımlarında güvenlik ve kimlik tespiti için vazgeçilmez olarak kullanmaktadırlar.

 

Bir kimlik olarak parmak izi

Parmak izi sisteminin bulunuşu çok eski tarihlere dayanır, fakat bu izden istifade etmek oldukça yenidir. İlk olarak Nehemiah Grew (1684), Marcello Malpighi (1686) ve J. E. Purkinje (1823) gibi anatomistler insanların parmaklarındaki kıvrımların bazı özellikleri bulunduğuna dikkat çekmiş, bu izlerden faydalanma metotlarını belirtmemişlerdir. Modern manada parmak izi tespiti ve faydalanma konusunda ilk adım 1880′de atılmıştır.
Bu tarihte İngiliz bilgini olan Henry Faulds ve Wiliam James Herschel adlı iki kişi, Nature adlı dergide parmak izi hakkında makale yazmışlardır. Bu bilginler önceleri pişmiş çömleklerdeki parmak izleriyle ve matbaa mürekkebiyle parmak izi alma metoduyla uğraştılar. Bugün kullanılan parmak izi metodu da aynı esasa dayanır. Parmak izi konusunda daha sonra çalışan Galton da, kalıtım yolu ile geçen parmak izi olmadığını açıkladı. Her insanın parmak izinin birbirinden farklı olduğunu tespit etti.

Parmak izi yüz yılı aşkın süredir kullanılan bir kimlik belirleme tekniğidir. Tek yumurta ikizleri de dâhil olmak üzere; her insanın parmak izinin farklı oluşu, yılların geçmesiyle değişmemesi, kolay kullanımı ve gelişen yeni teknolojiler, parmak izinin yaygın kullanımını sağlamıştır. Günümüzde parmak izi polisiye uygulamaların yanı sıra, kapı giriş kontrolleri, bilgisayar giriş şifrelemesi, bilgisayar donanım şifrelemesi, elektronik imza, silahlar, araba kapıları, kimlik kartları gibi pek çok alandaki uygulamalarda kullanılmaktadır. 

 

 


Temmuz 2012, 427 Sayısı Tüm Yazıları


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Tek Başına Bir Okul Hattat Hamid

Hat sanatının Kuran’ı en güzel bir şekilde yazma kaygısıyla geliştiği söylenebilir. Ancak hat sanatının Araplarda değil de Türkler içerisinde mükemmel bir hale gelmesi Türklerin İslam sanatına ve ilimlerine verdikleri önem ve değerden de kaynaklanmaktadır. “Kur’an, Mekke’de indi; Mısır’da okundu; İstanbul’da yazıldı” vecizesi meşhur olmuştur. Gerçekten de dünyanın en büyük hattatları İstanbul’da yaşamıştır. Hat sanatının tarihinde pek çok büyük hattat bu topraklarda yetişmiştir.

Devamı »

Sanat-ı Hayaliye

İnsan bu dünyayı görmek, işitmek, koklamak, tatmak ve dokunmak gibi zahiri beş duyusuyla algılar ve tanımlar. Ancak insan, gördüklerini yorumlamak için akıl ve düşündüklerini tasavvur etmek için hayal gibi bâtıni duyu ve hislerle de donatılmıştır.

Devamı »

En Pahalı Muz

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Miami şehrinde düzenlenen Art Basel Sanat Festivali kapsamında sergilenen ve sadece “duvara bantlanmış bir muzdan” oluşan ve “Komedi” adını alan sanat eseri 120 bin dolara satıldı.

Devamı »

Sanatın Sonu

Sanat, estetik haz ve kaygı olarak tanımlanır. İlk insanlardan itibaren sanatın temelleri güzellik, estetik ve mükemmellik gibi kavramlar üzerine bina edilir. İnsanın iç dünyası, ruhunun güzelliği, inançları ve ilhamları sanat eserlerine yansır.

Devamı »