ARAMA SAYFASI

Kar Yağar Çiçek Çiçek

Kar Yağar Çiçek Çiçek

Bir bahar sabahı uyanmışlardı. Aylarca gülümsediler. Bazen yağmur okşadı yüzlerini. Bazen güneş öpücükler kondurdu yanaklarına.

 

BİR BAHAR SABAHI uyanmışlardı. Aylarca gülümsediler. Bazen yağmur okşadı yüzlerini. Bazen güneş öpücükler kondurdu yanaklarına. Kucaklarında nice konuklar ağırladılar. Bir yaz böylece geçti. Yorgun düştü çiçekler. Uyumak istediler.

Bu defa gökte çiçekler açtı. Bulutlarda nakışlar işlendi. Her biri ayrı bir desenle süslenmiş beyaz çiçekler usulca inmeye başladı yeryüzüne. Ve yerde uyuyan çiçeklerin üzerini örttü incitmeden. Donmasınlar diye, onları toprağın sıcaklığıyla baş başa bıraktı.

Bembeyaz bir yorgan, dağlardan ovalara doğru serildi. Renkler de çiçekler gibi gözlerden kayboldu. Sadece beyaz kaldı ortada. Bir de güneşin kızıllığı zaman zaman. Yorganın altında mışıl mışıl uyudu çiçekler. Yukarıda olup bitenlerden haberleri bile olmadı.

Gün geldi, bir diriliş müjdesi ulaştı uyuyanlara. Bir tebessüm yukarıdan, bir tebessüm aşağıdan, deliverdi karları. Önce güneş gülümsedi semada. Ona çiçekler cevap verdi. İkisinin arasında dağlar eridi, gitti.

Toprak, suyu yanı başında hazır buldu. Kana kana içti. İçtikçe coştu. Coştukça güldü. Dinlenmiş yüzlerle güldü. Çiçekleri özleyenler, o gülen yüzde bir haşir müjdesi buldu. Ve ölümü de, tıpkı kar gibi, kış gibi, bir diriliş habercisi bildi. “Şimdi bak Allah’ın rahmet eserlerine: Ölümünün ardından yeryüzünü nasıl diriltiyor. İşte bu, ölüleri dirilten Allah’tır. Onun gücü her şeye yeter.” (Rum Suresi, 30:50)