ARAMA SAYFASI

Kamusal Alan Dindarları Aşındırdı!

Kamusal Alan Dindarları Aşındırdı!

Satır Arkası

 

Yeni Şafak gazetesinden Emeti Saruhan’la yaptığı röportajda sosyolog Abdurrahman Arslan, herkesin üzerinde düşünmesi gereken bir dizi tespitte bulunmuş:

“Müslümanlar uzun zamandan beri iktidarın baskısı nedeniyle sıkıntıya giren insanlar. İktidarın yumuşaması ya da bu baskıcı uygulamalarından çıkmasının Müslümanların daha rahat Müslümanca bir hayatı yaşayacaklarına dair bir kabul vardı. Bu pek olmadı gibi geliyor bana. Müslümanlar bunda bir bedel ödemek zorunda kaldılar. Dindar insanlar iktidara gittiğinde bu kitle ile onları temsil edenler arasındaki karşılıklı etkileşimle birlikte, o dindar insanları destekleyen Müslüman kitle de dönüşmeye başladı. Sadece kitle kendi isteğini iktidara taşımadı aynı zamanda da kendi seçtiği liderlerin de öncülüğünde isteyerek ya da istemeyerek bir dönüşüme uğradı.”

“Müslümanlar kamusal alana alınmayı sahici bir hedef olarak gördüler. Ama bence en büyük yanılgı buydu. Oraya katılmak sahici bir hedef olmamalıydı.”

“Müslümanların zihin dünyasında bir sapma yaşanıyor. Şu anda toplumumuza yeni iktisadi ilişkiler yeni bir kültür hâkim. Müslüman doğal olarak ekonomik faaliyette bulunuyor, televizyon seyrediyor, gazete okuyor, sosyal kültürel faaliyetlerde bulunuyor ya da bu kültürü en azından eğitim olarak içselleştiriyor. Müslümanların bu karmaşık süreçlerde elde etmekte olduğu yeni zihin dünyasının İslam’ın kurmak istediği zihin dünyasından ciddi şekilde bir ayrılma, dönüşüm ve kopuşa giden bir süreç yaşadığını düşünüyorum. Biz Müslümanlar dünyaya çok Müslümanca bakamıyoruz. Çünkü Müslüman olmakla dünyaya Müslümanca bakmak arasında fark vardır. Bu bilinç halinin tamir edilmesi gerekir.”

“Özgürlüğü de iyi tahlil etmeli. Günümüzde özgürlük nefsin özgürlüğü olarak algılanmakta, bu da Müslümanların anlam dünyalarının içini boşaltmaktadır.”